flos1e
O gün Aida için hayat başladı.
On yaşında, rüzgârda tek başına kalmış bir fidan gibi... Gölgesine sığındığı koca çınarın devrilişini izleyerek.
Annesinin son nefesiyle kardeşinin ilk nefesi aynı odada çarpıştığında, çocukluğu sessizce can verdi.
Hayat artık bir yol değildi.Her adımı uçurum kenarında atılan, düşmemek için öğrenilen bir dengede kalma sanatıydı.
Annesinin yokluğu bir boşluk değil, evin her köşesinde yankılanan sağır edici bir sessizlikti.Ve o sessizliği, sadece kendi küçük kalbiyle doldurmaya çalışıyordu.