KVote yaptıklarım
33 stories
KARASİNEK by minkaizmm
minkaizmm
  • WpView
    Reads 343
  • WpVote
    Votes 145
  • WpPart
    Parts 6
AŞK. SIRLAR. AKSİYON. Ve gerçek sandığın her şeyin yalan olma ihtimali... Bu hikâye aklı başındaki deliler içindir. Lavin Kamer... Kişilik bölünmesini reddeden bir avukat. Ama gerçeklik onu reddediyor. Kimliğini ispatlamaya çalışırken kendini mafyaların, çetelerin ve yozlaşmış polislerin ortasında bulur. Üstelik hayatına giren o gizemli adam... Onu kurtarmaya mı geldi? Yoksa gerçeği yok etmeye mi? Kime güvenebilirsin? Öte yanda Aldo Lorenzo... Kanla kurulan bir suç imparatorluğunun efendisi. Güç, para ve korku onun silahları. Ta ki geçmişi geri dönene kadar... Ve kimliği kendi düşmanına dönüşene kadar. Kötü barışlar daha büyük savaşlar doğurur. Ve bu savaşta kimse masum değildir. Ama asıl soru şu: Sen kimsin? Gerçekten bildiğin kişi misin... Yoksa sana söylenen mi?
KARANLIĞIN SAHİBİ  by vesperawrite
vesperawrite
  • WpView
    Reads 680
  • WpVote
    Votes 278
  • WpPart
    Parts 9
Bazı karşılaşmalar tesadüf değildir. Bazı isimler ise yalnızca doğru kişi tarafından söylenir.Asıl anlamları o zaman ortaya çıkar. Gece, sessizliğiyle yaşamayı öğrenmişti. Uygar ise herkesin tanıdığını sandığı ama kimsenin gerçekten bilmediği bir adamdı. Yolları kesiştiğinde, maskeler yerinde durdu.Birbirlerinden habersiz yıkıma yürüyorlardı.Ya da asıl yıkım belki de onlardı... Sorular cevapsız kaldı. Ve her cevap, bir bedel taşımaya başladı. Bu hikâye; kaçışların, söylenmeyen isimlerin ve sınırların hikâyesi. Bazen bir isim, bir insanı ortaya çıkarır. Bazen de geri dönüşü olmayan bir kapıyı aralar. Bazı hikâyeler gece başlar. Bazıları ise geceyi hiç terk etmez. Sen karanlığı iyi sanarken o sana tüm gerçekleriyle gelir. Hikâye sana şunu sorar: İnsan karanlıktan mı korkar, yoksa karanlıkta kendini bulmaktan mı?
küllerinden yeniden Doğuş. ( Gerçek Ailem) by berosss
berosss
  • WpView
    Reads 1,267
  • WpVote
    Votes 70
  • WpPart
    Parts 35
Yirmi yıl boyunca kendini sıradan bir ailenin sıradan kızı sanan Işıl, bir DNA testiyle hayatının en acı gerçeğini öğrenir: Ailesi sandığı insanlar onu para karşılığında satın almış ve yıllarca bir hizmetçi gibi kullanmıştır. Test sonucu Işıl'ın aslında ülkenin en güçlü ve en tehlikeli ailelerinden Arslanlar'ın kayıp kızı olduğunu ortaya çıkarır. Doğduğu gün "öldü" denilen Işıl, aslında babasının düşmanları tarafından kaçırılmış; gerçek ailesi onu yıllarca yas tutarak aramıştır. Bir anda karşısında bambaşka bir dünya belirir: Güçlü bir baba, acıyla yıpranmış bir anne ve onu korumak için nefes alan üç uzun boylu abi... Ve bir de Karan. Ailenin en tehlikeli koruması. Soğuk, karanlık ve sadece emirlere itaat eden bir adam. Ta ki Işıl'ın gözlerine bakana kadar. Işıl artık hem geçmişinin karanlığıyla yüzleşmek zorunda... Hem de ailesini yıkmaya çalışan gölgelerin hedefi hâline gelecektir. Bir kızın geri dönüşü, bir ailenin yeniden ayağa kalkışı, ve yıllardır saklanan kanlı bir gerçeğin ortaya çıkışı... Bu hikâyede hiç kimse göründüğü gibi değil. Ve Işıl, kendi küllerinden doğmaya hazır.
bir yerlerde unutulduk by berosss
berosss
  • WpView
    Reads 1,961
  • WpVote
    Votes 191
  • WpPart
    Parts 19
On dokuz yaşındayız. Ve hayatımız boyunca bize ait olmayan bir hayatta yaşadığımızdan haberimiz yoktu. Bir gün, sıradan görünen bir hastane mektubu geliyor. Resmî, soğuk ve kısa. İki aile arasında yapılması gereken bir DNA testinden söz ediyor. Bir "karışıklık". Sonuçlar açıklandığında ise tek bir gerçek yüzümüze çarpıyor: Biz, sandığımız ailenin kızı değiliz. Doğduğumuz gün karıştırılmışız. Yıllar boyunca "aile" dediğimiz insanların yanında büyürken, sevgi değil ceza gördük. Aç bırakıldık, hastayken görmezden gelindik, kışın soğuğunda yalnız bırakıldık. Şiddeti disiplin sandık, yokluğu kader. Çok zayıfız. Çok yorgunuz. Ve hayatta kalmayı öğrenmişiz. Gerçek ise çok daha sarsıcı. Biz, yıllar önce öldü sanılan bir ailenin kızıyız. Son derece zengin, son derece güçlü... ve karanlık bir dünyaya hükmeden bir mafya ailesinin. Dört abimiz ve bir ikiz kardeşimiz var. Bizi yıllarca mezarda bildiler. Şimdi, hiç tanımadığımız bir ailenin ortasındayız. Onlar bizi kaybettikleri kız olarak görüyor, biz ise yabancı yüzler arasında nefes almaya çalışıyoruz. Sevgiye nasıl karşılık verilir bilmiyoruz. Korunmaya alışık değiliz. Güvenmek bizim için bir refleks değil, bir mücadele. Geçmiş peşimizi bırakmıyor. Kanımız kim olduğumuzu fısıldıyor. Ve artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak.
Sen Ve Ben by berosss
berosss
  • WpView
    Reads 132
  • WpVote
    Votes 43
  • WpPart
    Parts 18
SEN VE BEN Bir şehir terk edilir. Bir aşk unutulur. Ama bazı geçmişler... silinmez. Pera Keskin, İstanbul'un sert ama düzenli adliye koridorlarında adaleti savunurken, yıllar önce arkasında bıraktığını sandığı Ankara'ya bir tayinle geri döner. Bu dönüş sadece bir görev değildir; çocukluğun, suskunlukların ve yarım kalmış cümlelerin geri çağrısıdır. Ankara artık eskisi gibi değildir. Sokakları daha soğuk, yüzleri daha ketumdur. Ve bu şehrin kalbinde, Anka Timi vardır. Karşısında ise Pusat Tulparak durur. Dağların sertliğini omuzlarında taşıyan, adaleti namlunun ucunda arayan bir tim komutanı. Bir zamanlar aynı gökyüzüne bakan iki çocukken, şimdi birbirlerine yabancı iki yetişkindirler. Biri hukukun çizgilerine inanır. Diğeri savaşın gerçeklerine. Uluç dosyası açıldığında, sadece suç örgütleri değil; geçmiş, sadakat ve bastırılmış duygular da ortaya saçılır. Pera kendini bir anda askerî disiplinin, gizli operasyonların ve suskun bakışların ortasında bulur. Bu dünyada güven kazanmak kolay değildir. Özellikle de bir Keskin isen... Sen ve Ben, bir kadının kendi gücüyle yüzleşmesini, bir adamın bastırdığı geçmişini, ve aynı cephede ama farklı inançlarla yürüyen insanların hikâyesini anlatıyor. Aşk ile görev, adalet ile emir, geçmiş ile şimdi arasında sıkışmış iki ruh... Bu bir kavuşma hikâyesi değil. Bu, uyanışın hikâyesi.
kan yemini  by berosss
berosss
  • WpView
    Reads 125
  • WpVote
    Votes 30
  • WpPart
    Parts 14
Gaziantep'in en köklü aşiretlerinden birinin en büyük kızıydı o. Lalin taşkıran Soyadı, şehirde kapıları açar; adı, sofralarda saygıyla fısıldanırdı. Ama o, kaderini mirasla değil emekle yazmayı seçmişti. Beyaz önlüğü, aşiret soyadından daha ağırdı onun için. Yıllar süren uykusuz gecelerin, bastırılmış gözyaşlarının sonunda doktor olmuştu. Gaziantep artık ona dar geliyordu. Geçmişi fazla sesli, hatıraları fazla kanlıydı. Ve bir gün, tayini çıktı. Trabzon. Karadeniz'in sert rüzgârı, Gaziantep'in yakıcı sıcağından çok farklıydı. Ama bilmediği bir şey vardı: Bazı şehirler insanı çağırmaz... Kaderini çeker. Trabzon'da herkesin fısıltıyla konuştuğu tek bir isim vardı. Kuzey Demirkan. Şehrin görünmeyen hükümdarı. Kan dökmeden korku salan, Bağırmadan itaat ettiren bir adam. Mafyaydı. Ama sıradan bir mafya değil... Trabzon'un en korkulu rüyasıydı. Onların yolları bir gecede, tesadüf sandığı bir anda kesişti. Beyaz önlük ile karanlık ceket. Şifa veren eller ile kan kokan geçmiş. Kadın, adamın kim olduğunu bilmiyordu. Adam ise kadının kimden geldiğini çok iyi biliyordu. Ve ikisinin de bilmediği tek bir şey vardı: Bu karşılaşma bir tesadüf değildi. Bu, yıllar önce yazılmış bir kan bağıydı. Onları birbirine bağlayan şey aşk değil, önce kaderdi.
kanlı Aşkın Tutsağı  by berosss
berosss
  • WpView
    Reads 89
  • WpVote
    Votes 36
  • WpPart
    Parts 14
Kanlı Aşkın Tutsağı Bazı aşklar kalbe değil, kaderin boğazına yazılır. Eylül Aydemir, sıradan bir hayatın kıyısında yürürken bir gecede her şeyini kaybeder. Bilmediği bir dünyanın içine çekilir; kuralları kanla yazılan, çıkışı olmayan bir labirent. O labirentin merkezinde ise tek bir isim vardır. Oğuz Karayel. Şehrin karanlık yüzünü yöneten, adını fısıltılarla duyuran bir mafya. Merhameti zayıflık sayan, güveni yalnızca silahının soğukluğunda bulan bir adam. Onun dünyasında ya itaat vardır ya da yok oluş. Eylül için Oğuz, önce bir korku... Sonra bir esaret... Ve zamanla, inkâr edilemeyen bir yangın olur. Kanla örülmüş sırlar, suskun geceler ve geri dönüşü olmayan seçimler arasında; aşk bir kurtuluş mu olacak, yoksa en ağır ceza mı? Kanlı Aşkın Tutsak, gücün aşkla çarpıştığı, kalbin hayatta kalmaya çalıştığı ve hiçbir masumiyetin bedelsiz olmadığı bir hikâye.
balerin mafyası  by berosss
berosss
  • WpView
    Reads 110
  • WpVote
    Votes 44
  • WpPart
    Parts 12
Balerin Mafyası Hümeyra Maldiver, sahnede zarafetin ve disiplinin vücut bulmuş hâlidir. Ayakları yerden kesildiğinde dünya susar, müzik konuşur. Küçük yaşta hayatın sert yüzüyle tanışmış, acıyı estetiğin içine saklamayı öğrenmiştir. Onun için bale yalnızca bir sanat değil, hayatta kalma biçimidir. Emirhan Aldinç ise karanlığın içinden gelen bir isimdir. Şehrin görünmeyen yüzünü yöneten, kuralları kendi yazan bir mafya lideri. Soğukkanlı, stratejik ve kontrolü asla elden bırakmayan biri. Onun dünyasında duygular zayıflıktır; sadakat ise tek geçerli para birimi. İki farklı evren... Biri ışıklar altında, diğeri gölgelerde. Hümeyra'nın geçmişi, Emirhan'ın hüküm sürdüğü yeraltı dünyasıyla kesiştiğinde, sahnedeki zarafet ile sokaktaki vahşet iç içe geçer. Bir balerinin sessiz gücü, bir mafya liderinin sert kurallarıyla çarpışır. Bu hikâyede adımlar yalnızca sahnede atılmaz; yanlış bir hamle ölüm, doğru bir duruş kader olabilir. Aşk, güç, sırlar ve ihanet... Ve hepsinin ortasında, kanla çizilmiş bir kader.
gecenin yıldızı  (Yarı Texting) by berosss
berosss
  • WpView
    Reads 99
  • WpVote
    Votes 68
  • WpPart
    Parts 19
...Gece ile Ay'ın aşkını herkes bilir. Peki ya yıldızlar? Hiç düşündünüz mü, bir yıldızın da bir aşkı var mıydı? Gece ile Ay, birbirine tutkuyla bağlanan kadim bir çifttir. Gece olmadan Ay var olamaz, Ay olmadan gece tamamlanmaz. Bu, birbirini var eden bir döngüdür. Ama gökyüzü yalnızca onlardan ibaret değil. Peki ya yıldızlar... Yıldızların bağlı olduğu bir şey var mı?