seacimmm
Bazı dönüşler bir ülkeye değil, yarım kalmış bir hikâyeye yapılır; kimi zaman da her şeyin düzelmesini beklemeden, aynı yere bakabilme ihtimaline.
Bu kez hikâye, kırık yerlerinden sızan bir umutla devam eder. Bir çocuk, suskunlukların ortasında en yüksek sesi olur; yetişkinlere unuttukları bir şeyi hatırlatır. Yanlış anlaşılmalar çözülmez belki, ama yerini anlamaya bırakır. Çünkü bazen yeniden başlamak için geçmişin tamamen onarılması gerekmez.
🌍
"Eğer bir gün bir kızımız olursa," dedi Kerem , "adını Ceylan koyalım."
Kız şaşkınlıkla baktı. "Neden Ceylan?"
"Ceylan zerafettir çünkü. Hem senin anlamınada uygun Ahu'm," dedi oğlan usulca. "Ahu da ceylan demek."
Kız bu kez gülümsedi. "O zaman erkek olursa da Ege olsun."
"Niye Ege?"
"Ceylan nasıl zarafetse," dedi kız, gözlerini ondan ayırmadan, "Ege de sakin bir güç. Hem... sen de biraz Ege gibisin. Sessiz ama derin."