Hayal_okur1218
- Reads 2,370
- Votes 102
- Parts 16
En küçük çocuklarını bir trafik kazasında kaybettiklerini sanan bir aile çocuklarına kavuşup onlarla tekrardan aile olabilirler mi? Ayrı geçirdikleri yılları telafi edebilirler mi?
Mardin'in dışındaki o ıssız virajda, Kenan'ın dünyası başına yıkıldı. Yol kenarında yanan araç, bir araba değil, Atamanların geleceğiydi. İtfaiye sirenleri ve ambulans ışıkları geceyi kan kırmızısına boyuyordu.
Kenan: Polis barikatını yarmaya çalışırken kükrüyordu. "Bırakın beni! Dördüzlerim orada! Evlatlarım o arabanın içinde!"
Bir memur onu arkadan tutup durdurmaya çalıştığında Kenan'ın feryadı göğü yardı. O an, aracın içinde kimsenin sağ kalamayacağı o korkunç patlama gerçekleşti. Kenan, dizlerinin üzerine çöktü. Elleriyle toprağı sıktı. On iki yıl sürecek olan o dilsizliği tam o saniye başladı.
Ezgi : Şok içindeydi. Sadece yanan araca bakıyor ve fısıldıyordu: "Yağmur'un battaniyesi... En sevdiği battaniyesi yanıyor. Çıkarın onları, üşürler... Kenan, çıkar onları!" Ezgi o gece zihnini bir süreliğine o yangının içinde bıraktı.
Hastane Koridoru
"Sağ Çıkan Yok"
Hastanenin o steril, keskin ilaç kokulu koridorunda Kenan ve Ezgi değil, koca bir aile can çekişiyordu. Karan, duvarın dibine çökmüş, ellerini başına kenetlemişti. Polat ise kardeşleri Poyraz ve Aral 'ın elini tutuyordu ama parmakları buz kesmişti.
Doktor, üzerinde duman kokusu sinmiş önlüğüyle dışarı çıktığında, Kenan'ın gözlerindeki o son umut ışığına bakamadı.
Doktor: "Sayın Ataman... Başınız sağ olsun. Araçtan sağ çıkan olmadı. Kimlik tespiti için..."
Karan: "Hayır!" diye bağırdı Karan, oturduğu yerden fırlayarak. Doktorun yakasına yapıştı. "Daha dün akşam birlikteydik! Onlar dördüz, onlar birbirini bırakmaz! Birini bile mi kurtaramadınız? Birini bile mi?!"
O an, aslında bir kurguydu. Evlatları o araçtan çoktan çıkarılmış,