gecenin_isigi
- Reads 2,100
- Votes 2,033
- Parts 30
Eskiden hayalini kurduğu şeylerin birgün gerçek olabileceğini nereden bilebilirsin ki...
Ev topuzu ve tavşanlı pijama takımımla çok mu kötüydüm acaba?
-Kız böyle gitmeyi planlamıyorsun herhalde?
Evet, buyurun; düşman iç sesim Şehnaz! Ne yapayım yani? Hem bu benim karşı komşum, illa ki pijamalarımla görecekler beni, niye değiştireyim ki?
-Ne halin varsa gör ama düşünsene, taş gibi bir çocuk çıkıyormuş kapıya... Rezil olmak istemezsin, değil mi?
Aynen aynen... İzmir'in ara sokaklarına, yakışıklı oğulları olan bir aile taşınacak. Kulağa bile tuhaf geliyor ve benim buna inanmamı istiyorsun.Bir git Allah aşkına ya!
-Ay aman, fikir verende suç zaten!
Nefes al, nefes ver... Evet, iyisin iyi. "Haydi Bismillah," diyerek kapıyı açıp bina koridoruna çıktım ve karşı komşunun kapısını çaldım. İlk çalışta açan olmayınca tekrar çaldım. Yok yani, küçücük evin koridoruna ulaşmak bu kadar mı zor? Zaten bileklerim kopacak, annem ne koyduysa bu tabaklara artık... Kendi kendime söylenirken kapı açıldı. Tepsiyi incelemeyi bırakıp kafamı kaldırdım.
Hayır hayır!
Olmamış ol,
Olmamış ol... Şu an kapıda, Şehnaz'ın dediği kadar yakışıklı bir çocuk var!
"Hey, sana diyorum?"
Ulan, bölmek zorunda mısın ya? Ben şu an seninle olan üçüncü çocuğumun adını ne koysak diye düşünüyorum, senin yaptığına bak!
"Ha, efendim?" diyerek mallık da yaptım tabii.
"Siz geldiniz hanımefendi, buyurun?"
Tamam dur, toparlıyorum... Annem, yemek, tepsi... Evet, evet tepsi! Tepsiyi uzatıp, kısık çıkan sesimle: "Annem gönderdi, afiyet olsun," dedim.
"Ahahaha! Ver ver, şu ağzını da kapat istersen, sinek kaçacak."
Ha? Yuh ama ya, yuh! "Ne ağzı, ne sineği be? Sana öyle gelmiş. Al şu tepsiyi artık, bak bileklerim kopacak az kaldı."
Salaksın kızım sen salak! Far görmüş tavşan gibi kaldın, sanki hiç yakışıklı görmedin.
"Evet, evet; kesinlikle öyle