carpediem666666
Babası'nın ölümüyle paramparça olan Eleni, Papaz'ın ona verdiği mektupla ikinci kez yıkılır.
Yirmi yıldır bir yalanın içinde yaşadığını öğrenir.
Kendi sandığı hayat, aslında ona ait değildir.
Bir isim, bir geçmiş, bir "anne"...
Hepsi bir anda yabancılaşır.
Gerçek köklerini bulmak için ardına bile bakmadan yola çıkar.
Hiç bilmediği bir şehre, hiç tanımadığı insanlara...
İçinde tek bir umut vardır:
Belki bu kez ait olduğu yeri bulur.
Ama bazı yollar insanı eve değil, daha büyük bir boşluğa götürür.
Trabzon'a vardığında, hayalini kurduğu sıcak yuva yerine
soğuk bakışlarla, yarım kalmış cümlelerle ve saklanan gerçeklerle karşılaşır.
Aradığı şey bir aile değil,
onu hiç beklememiş bir geçmiştir.
Ve Eleni ilk kez şunu anlar:
Bazen gerçeği bulmak,
yalanın içinde yaşamaktan daha çok acıtır.
Çünkü bazı hikâyelerde,
insan geç kaldığı bir hayata değil...
hiç var olmamış bir yere yetişmeye çalışır.