We've updated our Content Guidelines.
Review the latest guidelines to keep sharing stories safely.
birokuyucu_iste adlı kullanıcının Okuma Listesi
13 stories
SERÇEYİ ÖLDÜRMEK by bosverdilan
bosverdilan
  • WpView
    Reads 11,008,299
  • WpVote
    Votes 591,748
  • WpPart
    Parts 83
Efsun Zorlu; atandığı Urfa'da mecburi hizmetini yapan tıp fakültesinden yeni mezun, çiçeği burnunda bir hekimdir. Daha mesleğinin ilk günlerinde, henüz on sekizine yeni girmiş bir hastanın intihar vakasıyla karşı karşıya kalır. Hastasının vücuduna bırakılan izler onu adım adım kendi geçmişine götürürken, geleceğini aniden tanımadığı insanların dudakları arasında bulur. Asla geçmemiş geçmiş, verilmiş sözler, kurtarılan hayatlar, doğrultulan namlular, yalanlar, fermanlar ve aşk. Devrim gibi bir kadın, Urfa'nın göbeğinde destan gibi bir sevdanın koynunda bulur kendini. Koca düzene baş kaldırıp o düzenin minnet ettiğine yenilmekse ne aklının ne de kalbinin kabulüdür. *** "Ağlarsam ölürüm." derken sesim düz, çoktan kabullendiğim bu gerçeği ilk defa dile getirişime rağmen sakindi. Çoktan. Saatlere dökülürdü ama bana şehirler aştıracak kadar çok gelen o vakit. Vücudumun ağrısı ruhumun sancısının çok altındaydı. Onun gözleri bende olsa da ben boşluğa odaklanmıştım. Üzerimde olan bakışlarının ağırlaştığını hissettim. Fetih bana çok ağır bakıyordu. Sırtıma yüklenen çuvallar biraz daha bel bükmeme sebep oldu. "Neden," dediğinde ne dediğimi çok iyi anlamış da yersiz bir sorgulayışa bürünmüş gibiydi. "serçe misin sen?" Kaşlarım hafifçe havalandı, başımın ağrısı belirginleşti. Uzun süreden sonra ona bakan ben oldum. Söylediği şeyin altındaki anlamı yakalamaya çalışıyordum ama buna çok uzaktım. Bunu anladı ve dudakları kıvrılacak sandım. Halbuki gülümsemeye çok uzaktık. "Serçeler," yüzünü hafifçe yüzüme yaklaştırdı. "Ağlayınca ölürlermiş. Bu yüzden mi bunca zamandır gözlerinin kuruluğu?" Bu konuşmadan sonra onun serçesi olacağımı, hatta olduğumu bilemezdim. Tıpkı bu topraklarda serçeyi öldürmenin kadını ağlatmak olduğunu bilmediğim gibi.
VEBA (+18) by mrsviia
mrsviia
  • WpView
    Reads 247,483
  • WpVote
    Votes 11,132
  • WpPart
    Parts 27
"Sen bana veda ettin." "Hayır. Kendimi sana feda ettim... İkimize de geçmeyecek bir veba bulaştırarak." -🖇️ "Canavarı uyandırdıysan eğer uysallaştırmayı da öğreteceksin. İnine girdin bir kere, yanmayı da yakmayı da göze almak zorundasın, Vera." "Benden ne istiyorsun?" Gözleri kanayan alt dudağımda gezinirken başparmağını dudaklarımın üzerinde gezdirdi ve akan kanı gri gözleriyle gözlerimin içine baka baka dudaklarına götürerek zevkle yaladı. "Ne istediğimi hala daha anlayamadın mı?" Çarpık bir gülümsemeyle bana bakarken, "Bunu kaç kere söyledim, bir asır geçsin yine söylerim." Dedi ve büyük elleri ince belimi kavradığı gibi beni kendisine yaslarken sertliğini net bir şekilde hissetmemi sağlayarak yüzünü yüzüme doğru eğip burun buruna gelmemizi sağladı. "Benim olmanı istiyorum, külkedisi." Şehvet dolu sesi yüzümü okşarken belimdeki elleri usulca okşuyor ve tüylerimin diken diken olmasını sağlıyordu. "Seni ilk gördüğüm andan beri, tek istediğim sensin. Sen benim olmalısın." O bana ağır derecede saplantılıydı, bu bir aşk hikayesi değildi. Beni taparcasına seviyordu, bu bambaşka bir seviyeydi. "Ya olmazsam?" Gri gözleri karardı. "Ya senin olmazsam Kutay, o zaman ne olur?" Dudakları kan akan dudaklarımı öpmeden hemen önce tüylerimi ürpertecek bir ses tonuyla fısıldadı. "Ya benim olursun ya da benim olursun, Doktor. Sana seçim yapma hakkı sunmadım."
GÖLGELERİN KAÇIŞI by Neravale
Neravale
  • WpView
    Reads 2,139,683
  • WpVote
    Votes 92,145
  • WpPart
    Parts 45
Son yirmi yedi saniye. Zaman gelmişti, kulaklıktaki ses son kez konuşacaktı. "Sonuna geldik, küçük hanım," Alacağı canları düşündükce duyduğu memnuniyet, gözlerini daha da büyütüyor, gülüşü dudaklarını aşmaya çalışıyordu. "Cana can!" Sesi sert, ancak bir o kadar da memnundu. "Kadına kadın!" Keskin nişancının parmağı yavaşça tetiğe baskı yapmaya başladı. "Kıza kız, Anıl!" Beş saniye... "İşini bitir!" "Onun gözleri, özgürlük bulduğum gökyüzü değil, boğulacağım denizdi. Ama artık boğulmaktan korkmuyordum, çünkü ben de onun yanmaktan korktuğu ateşe dönüşmüştüm." Bu kitapta bahsedilen kişiler ve kurumlar tamamen hayal ürünüdür; her ayrıntısı, sadece kurgusal bir dünya oluşturma amacını taşımaktadır.
EZBER BOZAN by Limaei
Limaei
  • WpView
    Reads 1,013,596
  • WpVote
    Votes 62,437
  • WpPart
    Parts 45
❝Sınıftan biriyle sevgili olmak istemiyorum.❞ ❝Sınıf değiştiririm.❞ Ya birincisindir ya da bir hiç. Derin Doğu mükemmel bir örnek öğrenciydi. Ortaokuldan beri ezeli rakibi olan Batuhan İlge Tan'ı geride bırakıp dönem birincisi olmayı başarmış, Türkiye geneli denemelerde derece yapmaya başlamış ve tatil boyunca ders çalışmıştı. Tek bir sorun vardı. Kimliği belirsiz bir suç dehası sınav sorularını çalıp suçu Derin'in üzerine yıkmıştı. Derin'in ise tek bir şansı vardı: Ona iftira atan bu psikopatı bulup ona dünyanın kaç bucak olduğunu gösterecek ve kariyerini lekeleyen disiplin cezasından kurtulacaktı. Hırsızı araştırırken ise Batuhan'ın ona yardım etmesi ise beklediği son şeydi. ••• "Benden nefret etmiyor musun?" diye sorarken sesimde hissettiğim duygu karmaşasından eser yoktu. "Birinciliği elinden aldım, seni suçladım, senden kaçtım. Ben-" Ne diyeceğimi bilemeden duraksadım. Herkese karşı övündüğüm şeyi ona karşı söylemek birden gözüme zor gelmeye başlamıştı. "Ben... Hep bir adım önündeyim." Tam karşımda durdu ve ifadesiz bir yüzle bana baktı. "Senden hiçbir zaman nefret etmedim Derin." Biz buyduk. Her zaman karşı karşıya kalırdık ama bu sefer... Birbirimizi boğazlamak istemiyorduk. EZBER BOZAN | BİR ADIM ÖNDE-1 Tüm hakları saklıdır! Herhangi bir kopyalama, çalıntı durumunda yasal işlem başlatılacaktır!
SALGININ ACI YÜZÜ  by Silaesma1
Silaesma1
  • WpView
    Reads 861
  • WpVote
    Votes 369
  • WpPart
    Parts 14
İnsan bir şeyin kıymetini niye hep o şeyi kaybettiğinde anlar.Niye elindeyken, ona aitken kıymet bilmez,görmez,duymaz hissetmez de kaybettiğinde ona ihtiyaç duyacak hale gelir mesela. Özgürlük ,özgür olma durumu,dışarı çıkmak,gezmek,dolaşmak belki alışveriş yapmak, işe gitmek,arkadaşlarınla bir kafede oturup bir şeyler içmek hemen hemen hepimizin günlük hayatımızda yaşadığımız şeyler değil midir.Hatta çoğu zaman bize sıkıcı gelir ,bazen hiç evden çıkasımız gelmez,yatağımızdan çıkmak istemeyiz mesela.Sabah uyanmak,dışarı çıkmadan hazırlanmak zor gelir insana değil mi. Ne giyineceğini düşünmek,ulaşımını düşünmek,harcayacağın parayı düşünmek insanı hesap yapmaya iter, sonra tıkış pıkış bir otobüste giderken bu insan karmaşasından nefret edersin,stres seviyen artar,anksiyeten de cabası.Birisi sana bir şey sorsa cevap vermeye çekinirsin.... Bunların hepsi olabilir.... Daha doğrusu olabilirdi ama artık pekte mümkün gözükmüyor. Neden mi? Çünkü artık özgür değilsin. Ülkende ve hatta bütün dünyada bir salgın hastalık mevcut ve henüz bir tedavisi mevcut değil.Her gün yüzbinden fazla insanın öldüğü ülkende artık bu sıradan şeyleri de yapamayacaksın.Dışarı çıkamayacak,işe gidemeyecek ,arkadaşlarınla buluşamayacaksın .Bunların hepsi artık çok büyük bir tehlike.... Sonu ölüm ... Ve sen şimdi ne demek istediğimi anlıyor musun??? İnsan bir şeyin kıymetini ,değerini niye hep o şeyi kaybettiğinde anlar... ... Öyle bir curcuna hakimdi ki her şey birbirine karışmıştı. Bir kadın çığlık attı. Bir adam cam kapıya yumruk attı. Bir çocuk, annesinin arkasına saklandı.Ve ben elimdeki steteskopu var gücümle sıkmaktan başka hiçbir şey yapamadım. Sonra bir telefon geldi.Ve bu telefon bizim felaketimizn başlangıcı oldu.İşte asıl hikaye de burada başladı.
KEKEME(TAMAMLANDI) by FatmaKzltepe2
FatmaKzltepe2
  • WpView
    Reads 9,262
  • WpVote
    Votes 1,827
  • WpPart
    Parts 27
Rengin, çocukluğundan beri kekemeliği yüzünden içine kapanmış, kelimelerini hep içinde saklamış bir kızdır. En büyük yaralarını ise okul yıllarında yaşadığı zorbalıklar açmıştır. Bu zorbalığın başında Bade vardır. Bade'nin sözleri, bakışları ve küçümsemesi Rengin'in suskunluğunun en büyük sebebidir. Rengin'in ağabeyi ise o yıllarda Bade'nin yanında yer almış, kardeşini korumak yerine görmezden gelmiştir. Bu ikisinin arasında yıllarca konuşulamayan derin bir kırgınlık birikmiştir. Rengin büyüdüğünde sadece kendi sesini değil, abisiyle yarım kalmış bağları da bulmak zorunda kalır. Tam da bu kargaşanın içinde Batuhan ortaya çıkar. Onun Rengin'e yaklaşması, sadece bir yakınlaşma değil; herkesin birbirinden sakladığı sırları ortaya çıkaracak zinciri başlatır. Batuhan yüzünden yaşanan yanlış anlaşılmalar, Rengin'i hem kardeşiyle hem Onurla hem de kendi geçmişinin gölgesiyle yüzleşmeye zorlar. Ve Onur... Rengin'in çocukluğundan beri sustuklarında bile onu anlayan, kelimeler çıkmasa da duyan kişi. Onur yıllarca yalnızca sabırla sevmiştir. Rengin dünyasını kapattığında kapıyı zorlamak yerine önünde oturup bekleyen kişidir. Rengin bütün acıların içinden geçerken Bade'yle yüzleşir, abisiyle hesaplaşır, Batuhan ile ilgili gerçekleri öğrenir. Fırtına devam ederken, iki aşık artık kavuşmuştur. " Gökyüzü gecesine kavuştu Gökyüzün ben, gecem sen." "Gece gökyüzüne kavuştu Gökyüzüm sen, gecen ben." ama bilmedikleri bir şey vardı her masal mutlu bitmezdi her kavuşmanın bir bedeli olacaktı. kavuşmak bazen de ayrılmak demekti...
TEDH +18 by melisunkrman
melisunkrman
  • WpView
    Reads 2,694,300
  • WpVote
    Votes 64,343
  • WpPart
    Parts 26
YETIŞKIN IÇERIK +18 Parmakları eteğim altından ince çamaşırıma dokunduğunda başını boynuma yaslayıp hırıltılı nefesini kulağıma üfledi. "Ne renk?" bedenimi ele geçiren arzuyla diğerlerinin duymasından korkarak "Beyaz" dedim. Son nefesimi veriyormuşçasına... Parmakları ince çamaşırımı geçip sıcak dereye ulaştığında orta parmağı boydan boya ıslak vadiyi keşfe çıktı. Bacaklarımı birbirine bastırıp ellerini cehennemimde hapsettim. Dolgun dudakları yumuşak kulak mememi arasına alıp diliyle ıslaklığını yaydı. Parmakları zorlukla bacak aramda hareket edip sıcaklığımın kaynağına indiğinde onu içine almak için deliren deliğime yavaşça sokuldu. Öyle sesli bir nefes aldım ki yüksek sesli müzik olmasa inilti gibi çıkan ses tüm mekanda duyulabilirdi. "Gri, artık gri.." başım arkaya düştüğünde insanların varlığını çoktan unutan bedenim pelte kıvamına gelmişti. İçimdeki doluluğunun kaynağı orta parmağına işaret parmağı da dahil olduğunda baş parmağıyla klitorisime baskı uygulayarak okşuyordu. Sol elimin üzerindeki eline karşın sağ elimle eteğimin altındaki koluna tırnaklarımı geçirip içime itekledim. "Beni istiyor musun? İçine sertçe girmemi, döllerimi bırakmamı istiyor musun?" boynumdaki dudakları çeneme ilerlediğinde göz kapaklarımın ardından üzerime düşen gölgesi ve içimdeki baskısını arttıran arsız duyguların hissettirdiği şehvetle dolduğumu hissettim. * • Tutkunun Esaretinden Doğan Hata •
OYUNBAZ 7 TUTSAK 1 ÖLÜ by Limaei
Limaei
  • WpView
    Reads 6,114,587
  • WpVote
    Votes 451,036
  • WpPart
    Parts 96
KİTAP OLDU. 1. Kitap: Oyunbaz | 2. Kitap: Düzenbaz | 3. Kitap: Cambaz 4. Kitap: Oyunbozan 1 KIZ, 6 ERKEK, ÖLÜMCÜL BİR EV. Afra'nın diğer tutsaklardan dört farkı vardı: Birincisi, bir kız olmasıydı. İkincisi, tutsak alınan son kişi olmasıydı. Üçüncüsü, Ölüm'ün gözdesi ve favori oyuncağı olmasıydı. Dördüncüsü ise... Ölüm'ün telefon ve görevler verdiği tek kişi olmasıydı. Kameralar yerine, onları her an öldürebilecek silahların asıldığı bir ev. İçinde neden orada olduğunu bilmeyen altı erkek ve bir kız. Kendine 'Ölüm' diyen ve tutsaklarıyla haylaz bir çocuk gibi oynayan bir 'oyunbaz'. Gelecek ve şimdiki zaman arasında dokunmuş, sınırları zorlayan, sizi Ölüm'ün oyununu çözmeye davet eden bir ev burası. Ah, uyarmam gerekiyor. Oyunbaz'a yetişmek ve 'Bir Ölü' olmak istemiyorsanız... Sizin de tıpkı Ölüm gibi oyunbaz olmanız gerekli. Ölüm sizi bulmacayı andıran gizemli bir oyuna davet ediyor! Hazır mısın? ● յՅ ɴᴜᴍᴀʀᴀʟı ᴇᴠᴇ ᴋᴀᴛıʟᴍᴀʏı ᴋᴀʙᴜʟ ᴇᴅɪʏᴏʀᴜᴍ. ● ⚠️🔞 Bu kitap ağır, travma tetikleyici olaylar içeriyor olup psikolojisi hassas olanlara uygun değildir. Kurgu Oluşturulma Tarihi: 14.07.2019 İlk Yazılma Tarihi: 15.05.2020 Birinci Kitap Bitiş Tarihi: 20.08.2021 Tüm Hakları Saklıdır. ÇALINTI, ESİNLENME GİBİ DURUMLARDA UYARI OLMAKSIZIN YASAL İŞLEMLERE BAŞVURULACAKTIR.
TUTKUNUN TANRISI by Limaei
Limaei
  • WpView
    Reads 1,800,945
  • WpVote
    Votes 134,703
  • WpPart
    Parts 81
KİTAP OLDU. "Yani sen bir tanrısın?" diye sordum alayla. Adamın kızıla çalan gözlerinden bir karaltı geçerken, "Gülmeye devam et küçük kız." diye fısıldadı. Aramızda bıraktığı mesafeyi iyice azalttığında nefes almam gittikçe güçleşiyordu. "Eline düşebileceğin en tehlikeli tanrının eline düştün." Tek kaşımı havaya kaldırıp çenemi havaya diktim. Ona meydan okuyabilirdim. Sonuçta şizofren olup aklımı kaçırmıştım. Karşımdaki muhteşem beden kaçık zihnimin uydurmalarından biriydi. Bir tanrı olamazdı. En fazla bir büyücü falandı. "Ya..." diye mırıldandım. "Kimin elinde olduğumu öğrenebilir miyim artık?" Adam beni ürpertecek bir şekilde gülerken bembeyaz, güzelce sıralanmış iri dişleri gözüktü. "Uslu kız," diye mırladı. "Kibar olmayı öğrenmişsin." Kafasını bana iyice yaklaştırdı. Gözlerinin içindeki kanla yıkanmış kızıl nehir fokurdadı. "Heves, ihtiras, tutku..." Dilini sivri köpek dişlerinin üzerinde dolaştırırken gözleri kısıldı. "Şehvetin tanrısı." ❝Alev alev yanmak normalde bizi öldürür. Bu kadar tutkuyla birlikte kazanan biziz.❞ • Tür: Genç Yetişkin- Fantastik • Kitapta geçen mitoloji kitaba özel oluşturulmuştur. Ayrıntılı tanıtım için Tanıtım bölümüne bakabilirsiniz! Başlangıç: 05.09.2018 Tüm Hakları Saklıdır. ÇALINTI, ESİNLENME GİBİ DURUMLARDA UYARI OLMAKSIZIN YASAL İŞLEMLERE BAŞVURULACAKTIR.
ÜZÜM BUĞUSU by bosverdilan
bosverdilan
  • WpView
    Reads 5,652,003
  • WpVote
    Votes 300,249
  • WpPart
    Parts 48
Sene 1992, ülke sağ ve sol çatışmasının izlerini hâlâ taşıyorken henüz yoluna girmiş bir düzen yoktur. Bu çatışmanın içerisinde aynı evde doğup büyümüş olan Firuze ve Ecevit birbirlerinin tek ve en sevdiği oyun arkadaşıdır. Yetişkinlerin kavgalarının ötesinde, boya kalemleri ve oyunlarıyla büyüyen iki çocuğun doğarken beraber yazılan hikayeleri; bir doğum gününde sert bir silgiyle silinir, hiç var olmamış gibi koparlar birbirlerinden. Silgi yazıyı siler, kağıdı hırpalar ve Ecevit bir ailenin avucunun içinde yok edilir. Suçlar ve cezalar. Cezaları yalnızca suçlular mı çeker? Silgi yazıyı siler, leke bırakır ve Firuze en sevdiği oyun arkadaşını kaybeder. Suçlananlar ve cezalandırılanlar. Suçlular sadece yetişkinlerden mi çıkar? Firuze Akın ellerinde fırçalar, karşısında tablolarla yıllardır oyun arkadaşını beklemektedir. Seneler sonra aynı sayfa açılır, silgi de kalem de tek kişinin eline düşer. Ali Ecevit Tarhan, yazıp silmek için yok edildiği o yere geri döner. *** "Firuze sen benim çocukluğumsun," Gözleri derin bir şefkatle bana bakıyordu. Konuşan Ecevit'ti. Onu evvelden tanıyordum. Gözlerindeki şefkat avucunun içine düştü, un ufak edildi. "Firuze sen benim çocukluğumun katilisin," dedi acıyla, nefesini keskin bir bıçak kesti, o bıçağı ben tuttum sandım. Konuşan Ali Ecevit Tarhan'dı. Onu yeni tanıyordum.