Okuyacaklarım🤏🏻
3 stories
BEYAZ LEKE by asliaarslan
asliaarslan
  • WpView
    Reads 38,564,394
  • WpVote
    Votes 2,078,113
  • WpPart
    Parts 39
Yaşıyorduk, işkence çekiyorduk, idam ediliyorduk, köle gibi çalıştırılıyorduk, susuyorduk, çığlık atıyorduk ama hepsinin sonunda sesli ya da sessiz bir savaş veriyorduk çünkü seviyorduk. Şaşırtıcıydı, sevgi bazen bir savaş meydanının ortasında size uğruyordu. O an iki yolum vardı. Ya sevecektim, ya ölecektim. Sevmeyi seçtim. Onu sevmek de ölümü daima nefes gibi ensende hissetmekti. "En büyük savaşların ortasında kurak topraklardan bile bazen çiçek açar, bombalar etki etmez, kökleri sımsıkı tutunur. Bir bakarsın renkler canlanır, güzel kokar her yer. Sen bu çiçeksin diyemem, biz bu çiçeği temsil ediyoruz diyebilirim. Özgürlüğümüze." Bu kitapta geçen kişiler ve kurumlar tamamen hayal ürünü olup her ayrıntısıyla kurgudan ibarettir.
Dört Yüzlü kader by melodii930
melodii930
  • WpView
    Reads 147
  • WpVote
    Votes 15
  • WpPart
    Parts 11
Kader tek bir yoldan ilerlemez; dört yüze bölünür. Aynı dünyada doğmuş dört kişi, farklı güçler ve kayıplarla kaderin sınavına sürüklenir. Her yüz bir maske, her maske saklanan bir gerçektir. Efsanelere göre kader; merhametli, zalim, umut dolu ve yıkıcıdır. Bu dünyada güç bedelsiz değildir; büyüler fedakârlık ister, kehanetler can yakar. Dört yüzlü kader; kahramanları değil, hayatta kalabilenleri seçer. Maskeler düştüğünde geriye tek soru kalır: İnsan mı kaderi seçer, yoksa kader mi insanı?
KELEBEĞİN KÜLLERİNDEN by vaelisdes
vaelisdes
  • WpView
    Reads 29,037
  • WpVote
    Votes 1,731
  • WpPart
    Parts 11
𐚁. ㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤ ❛❛Kelebeğin ruhu yara aldığında, kanatları kesilip geriye onu o yapan hiçbir şey kalmadığında; intihar ipinde sallanmak o kadar acı verici olamaz aslında. Kanatlarını kül gibi yakan ateşe atıldığında, bir günlük ömrünün olduğunu bilmiyor muydun aslında? Biliyordun. Masallara inanmayı tercih ettiğinde, sonuçlarından ⎯geriye elinde kalan boşluğun içini neyle doldurursan doldur. İşe yaramaz. Çünkü Pamuk Prenses, bir yabancının elmas elmasına kanacak kadar yalnız bırakılmasaydı, ölümle uyku arasındaki farkı zehirli bir ısırıkta öğrenmezdi. Ariel, sesini kaybetmenin bedelini bilseydi, ait olmadığı bir dünya uğruna kendinden vazgeçmezdi. Çünkü Malefiz, kanatları kesilmeseydi kötülüğü bir kimlik gibi taşımak zorunda kalmazdı. Sevdiği tarafından ihanete uğramasaydı, acıyı lanet sanacak kadar sertleşmezdi. Gücün, korunmak için örülen bir diken çiti olduğunu öğrenmeseydi, sevgiyi uykuya mahkûm etmezdi. Ve kimse, yarasından bir taht kurmak zorunda bırakılmasaydı, karanlığı seçtiği için değil, karanlığa itildiği için hatırlanırdı. Çünkü masallar, yaralı ruhlara merhem diye anlatılır. Oysa çoğu zaman yarayı saklamaktan başka bir işe yaramaz. Kelebek, kozasını yırtarak doğduğunu unutur; uçmanın bir mucize değil, bir bedel olduğunu bilmezden gelir. O bedel ödenirken alkış tutanlar, kanatların neden titrediğini hiç sormaz. Ve insan, kendini eksilten her fedakârlığa ⎯kader dediğinde; acı, kutsal bir sabra, yalnızlık, seçilmişliğe, tahammül ise sevgiye benzetildiğinde geriye kalan şey, yaşamaktan çok hayatta kalmaktır. Oysa kül olan kanatlar yeniden çıkmaz. Masal bittiğinde, prensler gider, büyüler bozulur, ve ip hâlâ oradadır⎯sadece bu kez boyna değil, göğüs kafesine dolanmıştır.❜❜ Kalbi katran serisi I.