7loraa
- Reads 1,248
- Votes 156
- Parts 8
Travma, insan ruhunu ikiye böler:
Ya dünyayı suçlarsın... ya da kendini.
Dünyayı suçlayanlar öfkelerini kuşanır, hayata karşı dimdik durur. Ama her kırılmanın, her kaybın suçunu kendi omuzlarına yükleyenler... işte onlar en sessiz savaşın esirleridir. Çünkü onların düşmanı dışarıda değil, kendi içlerindedir.
Ve insan, kendinden kaçamaz.
Lee Felix, bu kaçışsızlığın içinde sıkışıp kalmış biriydi.
Henüz yirmilerine bile ulaşmamış, herkesin "yuva" dediği yetimhanede büyümüş, ama hiçbir zaman gerçekten ait olamamış bir Omega... Zihni, yıllardır yeme bozukluğunun karanlığında yavaş yavaş erirken, kalbi, taşıyamadığı kadar ağır bir suçluluğun altında eziliyordu.
Sonra bir gün, işlemediği bir suçla damgalandı.
Bir iftira...
Ve ardından gelen acımasız bir karar.
Yetimhaneden kovulduğu o an, Felix için dünya sadece soğuk bir yer değil, aynı zamanda anlamsız bir boşluk hâline geldi. Artık ne sığınacak bir kapısı vardı, ne de kendini savunacak gücü.
Felix'in hikâyesi, o günden sonra başlamak üzereydi.
Ya yeniden doğacak.
Ya da sessizce sonsuza dek yok olacak...