2026
122 stories
●SiRAYET●    (Bade Mahallesi) by gulistanhikayeleri
gulistanhikayeleri
  • WpView
    Reads 424,101
  • WpVote
    Votes 25,218
  • WpPart
    Parts 109
Akın, evine yürürken erik ağacına tünemiş bir karaltı fark etti. Karakteristik gür sesiyle, "Lan! S..." derken kollarına, hatta kucağına bir şey düştü. "Sen kimsin?" Bile diyemedi. Ellerine düşen meyve falan değildi. Bir kızdı! Polis Amiri Akın Avcı, gökten herkese üç elma düşecek olsa, kendi payına düşenin bir kız olacağını hiç tahmin etmezdi. Bu görsele şahit olan babaların ve mahalledeki dedikoducu kadınların tanık olduğu çok absürt, trajikomik bir andı. Mahalle sakinlerinin dünyasını adım adım keşfedeceğiniz yavaş ilerleyen (Slow Burn) yolculuğa en önlerden davetlisiniz. 》Akın ve Feyza'nın dünyasına davetlisiniz. Adım adım aşkı keşfedeceğiniz yavaş ilerleyen (Slow Burn) yolculuğa hepinizi beklerim. Gelin yazma yolumu aydınlatın. Bade Mahallesinin ışığı ve biricik gülleri olunuz.《
KONUK SEVMEZ DENİZ by zanegzo
zanegzo
  • WpView
    Reads 6,394,109
  • WpVote
    Votes 396,473
  • WpPart
    Parts 39
Bölümler yazdıkça gelmektedir. ❝Burası Karadeniz, burada hiçbir aşk mücadelesiz olmaz.❞ "Karadeniz'e eskiden Konuk Sevmez Deniz derlermiş," dedi. Sesindeki buz dağı yüreğimi titretti. Bunu daha önce hiç duymamıştım. Demek hırçın dalgaların sahibi olan Karadeniz'e Konuk Sevmez Deniz diyorlardı. İlk kez duyduğum için olsa gerek garibime gitmişti. Ben de buraya gelen bir konuktum. "Peki ya, öyle mi?" diye sorduğumda bakışlarımı usulca ona kaldırdım. "Burası gerçekten konuk sevmez mi?" "Sevmez," dedi Kuzey net bir dille. "Alır, götürür, öldürür seni. Sen de elbet gideceksin buralardan, ait olduğun yere döneceksin. Buralar hiç konuk sevmez." Bir düşman kapıyı çalar. Elinde ölümle bekler. İmkânsız bir aşk başlar.
ZAMANIN GÖLGESİ by ebyide
ebyide
  • WpView
    Reads 4,495,170
  • WpVote
    Votes 183,129
  • WpPart
    Parts 37
Üniversiteyi bitirdikten sonra özgür olmak ve hayallerini gerçekleştirmek isteyen Sidem, Milano'da kendi halinde günlerini geçirirken iş sözleşmesinin feshedilmesi üzerine vize sorunu ile karşı karşıya kalır. En az kendisi kadar zor durumda olan bir yabancıdan hiç beklenmedik bir teklif alır. Sidem, yabancının teklifini umursamazken bir yandan da ülkesine geri dönmemenin yollarını arar. Babası, durumu öğrenip müdahale etmeye çalıştığında Sidem için yolun sonu gelmiştir. Her yanılgısı bir aksilik, her aksilik onu kat ettiği yoldan başlangıç noktasına götürürken, bu sefer başlangıç noktasının da ötesine geldiğini hisseder. Belki de her şeye yeniden başlamak gerekir. Bir yabancıyla. O gece onlara yıldızlar şahit etti, kader yeniden yazıldı artık onlar birbirlerinin çıkarları için aynı masaya oturmuş iki yabancıydı. Belki de zaman onları aynı masaya oturan iki yabancıdan daha fazlası yapacaktı.
KURŞUN VE TEN by RBabacann
RBabacann
  • WpView
    Reads 481,547
  • WpVote
    Votes 27,531
  • WpPart
    Parts 32
Güç, kontrol ve takıntı... Bazı evlerde sevgi bile bir emir gibidir. Yade Sanem Yiğit babasını toprağa verdikten sonra hayatını yeniden kurmak ister ama Pulsar Averin, o gece Yade'yi yanında tutmaya karar verir. Malikânenin duvarları sessizdir... kuralları değil. Pulsar Averin'in dünyasında ise tek bir kural vardır: direnmek acıyı uzatır. Bu karanlık dünyanın içinde hiçbir yara ardında iz bırakmadan kapanmaz. Kurşun iz bırakır, ten hatırlar. "Seçeneklerin var gibi davranıyorsun ama sana daha önce de söyledim, bu evden içeri adımını attığın andan itibaren hiç olmadı, olmayacak da."
BİZİ HATIRLATAN HER ŞEY by sulisindunyasi
sulisindunyasi
  • WpView
    Reads 143,939
  • WpVote
    Votes 11,702
  • WpPart
    Parts 21
Henüz çocukken kalpleri birbirine dokunan iki genç, yıllar sonra aynı futbol kulübünün çatısı altında yeniden karşılaşırsa ne olur? Feza, henüz yirmili yaşlarının başında, mesleğine tutkuyla bağlı, disiplinli ve başarılı bir diyetisyendir. Hayatı; kurallar, mesafeler ve profesyonellik üzerine kuruludur. Ancak kulüp, uzun süren sakatlığının ardından Dağhan Ulukan'ı yeniden kadroya kattığında, Feza'nın düzenli dünyası bir anda altüst olur. Bir zamanlar sahaların parlayan yıldızı olan Dağhan, kariyerinin en kritik dönemindedir. Feza ise işinde kendini kanıtlamak için, onun yeniden ayağa kalkmasında en önemli rollerden birini üstlenmek zorundadır. Yıllar önce yarım kalan hikâyeleri, şimdi yeşil sahaların gölgesinde, her bakışta yeniden yazılmaktadır. Ama geçmişin yankısı Feza'nın kalbinde hâlâ aynı uyarıyı fısıldar: "Aynı hatayı iki kez yapma. Sakın, Dağhan Ulukan'a kapılma."
LEVAİC | ANKARA DENİZİ GÖZLERİN SERİSİ by vezirmahur
vezirmahur
  • WpView
    Reads 125,312
  • WpVote
    Votes 5,423
  • WpPart
    Parts 32
KİTAP: 13 MART 2020 tarihinde LEVAİC ADIYLA yayımlanmıştır. Çalınması söz konusu değildir. "Bir özür dilemenle yılların bedelini ödeyemezken, bir bakışınla bütün acılarımı nasıl unutturabildin?" "Onu içimde yaşatmak istiyorken ruhumu kaybettim. Bir tarafım kalbime gömdüğüm bu adamı hayal ediyorken, diğer yanım onun gerçek haliyle yüzleşmek istiyordu. İmkansızlığına inat bu yüzleşmeyi uzun bir süre beklettim. Hayal ettiğim halini, gönlümün gözüyle gördüğümü şiirlerimde anlattım. Onun gözünde bir hiç olduğumdan cümlelerimi gizli tuttum, insanlara gösteremedim. Benim geride bıraktığım on sekiz yaşında çocuktu. Şimdi olgunlaşmış, kendi ayakları üzerinde durmuş bir adam vardı karşımda. Ama onun gözlerine baktığımda o toy çocuğu görüyordum. Beni hiç sevmediğini söyleyen, yaptığım saygısızlıkta dilediğim özrü bile kabul etmeyen. Umut verişini bile bile bana karşı mağduru oynayan. Şimdi kendini açıklayıp, vicdan yapmıştı fikrimce. Yüzleşmemizi merhameti adına yapıyor sanıyordum. Ama değilmiş. Benden özür dilediğinde o pişman olmuş gözlerini gördüm. Bana resmen bir hataya karşı bu kadar bedel ödetilmez diyordular. Ona bana bunları yaşatmaması gerektiğini defalarca söylemiştim. Eğer gün gelir gözlerime bakarsa, kırgın olduğumu görürse gönlünün acıyla dolacağını biliyordum. En çıkmazda olduğum kısım da burasıydı işte; onun da en çok korktuğu tarafı. Bana zamanla aşık olacağını hissediyordum. Kalbimizin aşk ateşiyle yanacağını, levaic olacağımızı anlıyordum.
TENİMDE KAL by aleynanuryolcu
aleynanuryolcu
  • WpView
    Reads 321
  • WpVote
    Votes 12
  • WpPart
    Parts 3
DÜZENLEME İÇİN BÖLÜMLER KALDIRILDI. PAZAR GÜNLERİ YENİ BÖLÜMLER YÜKLENİYOR. prolog. Avuç içlerimdeki terlemeyle yutkunamayışımı gizleme çabamın boşa olduğunu hissediyordum. Poyraz beni tanırdı. Beni en iyi o tanırdı hatta. Her şeyimi bilirdi. Huyumu, suyumu, tenimi. "Köşeye sıkıştın, Alin. Dökül güzelim. Bu senin normal göbeğin değil. Sporunu aksatmayan, ne kadar hoşuma gitmese de fiziğine takık bir kadınsın. Mükemmeliyetçisin. Beni salak yerine koyma. Seni senden iyi biliyorum ben." dedi burnunu burnuma yaslayarak. Göğsünden ittirdim yavaşça. "Yapma, kadın. Esirgeme kendini benden. Yalvarırım yeter." dedi medet umarcasına. Yapamam, Poyraz. Başka bir cana değdin, bir başkasına hayat verdin. Tek ışığımı seninle paylaşamam şimdi. "Bitti mi?" dedim dolan gözlerine bakmamaya çalışarak. Ağlama, adam. Benim içim kan ağlasın, sen tek damla akıtma. Kıyametimi getirirsin, kıyamam ben sana. "Alin..." dedi gözünden akan yaşla. Bir an önce uzaklaşmam lazımdı burdan. Kaburgam sıkıştırıyordu ruhumu. "Senin değil," dedim elimi karnımın üzerine getirerek. "Senin değil, bir başkasının parçasını taşıyorum. Bir başkasına aidim artık ve bu hareketlerinden rahatsız oluyorum. Kendine çeki düzen versen iyi olur, Poyraz." dedim. Kendimi ağlamamak için o kadar sıkmıştım ki çenem seğiriyordu. Hızla odayı terk ettiğimde arkamda bıraktığım enkazı en iyi bilen bendim. Nolur, Allah'ım. O'na beni unuttur. Unuttur ki benim gibi yanmasın içi. POYRAZ AKTEPE & ALİN KARACA
BİR SERÇE'DEN GERİYE +18 MAFYA KURGUSU  by Moprhesuse
Moprhesuse
  • WpView
    Reads 48,042
  • WpVote
    Votes 2,669
  • WpPart
    Parts 18
Ölüm sevmezdi serçe , kan sevmezdi nefret sevmezdi , unutmayı veda etmeyi sevmezdi. Neyi sevmediyse serildi önüne bir bir , önce kendisi gitti bedeninden ardından annesi , sonra ruhu geçmişi çocukluğu ve belkide geleceği. Elinde bir tek o kaldı , zihninin içinde dolanan ses . " Demir kafa " diyen çocukluğunun sesi. Ormanda tanık olduğu cinayetten sonra herşeyin biteceğini sandı , belki satılacaktı belki de sahiden öldürülecek , fakat bunların ikisi de olmadı , Feride ; gözlerinde en korktuğu şeye sahip adamın esiri oldu , hem mecazi hem gerçek anlamda. Hep derdi " Ben senin Okyanuslarında boğulmayacağım , ama sen benim ormanlarımda kaybolacaksın" diye , oldu. Kaybolmaktan korkan adamı, ormanlarında yolunu kaybettirdi , peki sözü gerçekten yaşanacak mıydı? Adamın okyanuslarında hayatta kalabilecek miydi? Kader ipi onları nereye sürükleyecekti? Yazgı onlara ne yazacaktı? Feride , eski Ferideyi bulabilecek miydi? ༺═────────❦────────═༻ " Hmm , inanmalı mıyım?" yine aynı ses tonunu kullanmaya başladığında kaslarımın gerilediğini bütün bedenimin uyuştuğunu hissediyordum " inanmak istemiyorsan sana kalmış birşey bu beni il-" dudakları bir anda dudaklarıma indiğinde sözlerim yarıda kesilmişti , nefesi nefesime karışacak kadar yakınımdayken "inandır beni serçe " diyerek gözleri dudaklarıma inmişti, hemen ardından tekrar gözlerimle buluştuğunda " beni inandır ki o herif karşıma çıktığında öldürmeden durabileyim , beni inandır ki gördüğümde sana bakan gözlerini oymak zorunda kalmayayım ve yine beni inandır ki ...sana dokunmaya kalkan ellerinin parmaklarını tek tek kesip o herifin götüne sokmayayım " diyerek fısıldadığında ensemden aşağı inen soğuk teri hissediyordum, söyledikleri fazla saplantılı biri olduğunu gösteriyordu sanki , üstelik bunları benim yüzümden yapmak istemesi fazla geriyordu.
ÖZEL HAREKATÇIM | Texting by 1damlayas
1damlayas
  • WpView
    Reads 1,148,220
  • WpVote
    Votes 55,311
  • WpPart
    Parts 47
Perihan: Meğer yakınımda ne yakışıklı adam varmışta ben görememişim. Perihan: Mesude teyzenin rahmine sağlık. Sancak Abi: ? Sancak Abi: Perihan? Perihan: Buyrunuz özel harekatçım Sancak Abi: Tövbe estağfurullah ne diyorsun abicim sen? Perihan: Diyorum ki bir metre yakınımda aslan yatıyormuş
ATEŞ ÇİÇEĞİ  by Ssidelyaa1
Ssidelyaa1
  • WpView
    Reads 32,709
  • WpVote
    Votes 2,118
  • WpPart
    Parts 23
Tüm muhteşem hikayeler iki şekilde başlar. Ya bi' insan bir yolculuğa çıkar ya da şehire bir yabancı gelir. Öyle demişti değil mi yazar? Öyle değildi. En azından bizim hikayemiz öyle değildi. Bizim hikayemizde şehire gelen yabancı yok ya da yolculuğa çıkan biri de yok. İkimiz de aynı şehirdeydik. Ara ara birbirimizin isimlerini başkalarından duyuyorduk. Farkında olmadan ise aynı yerde oluyorduk ama gözlerimiz birbirine değmiyor, birbirimizle konuşmuyorduk. Kader ağlarını işte o zaman örmeye başlamıştı. Bizim hikayemiz mektuplarla başladı. Benim Demirhan'a yazdığım ve onu hayatta tutacak mektuplarla. Kim bilir, böyle başlayan bu hikayede ikimiz de mutlu olurduk. Belki mutlu bir hikayemiz olur... Ya da olmazdı...