Kendineyazar_00
Lisede 7 kişilik bir arkadaş grubuna dahil olduğunuzu düşünün. Bu arkadaş grubu ile kafa dağıtmak için ormanda kamp yapmaya karar verdiğinizi. Sonra gece yarısı arkadaşınızın bedenini kanlar içinde yerde gördüğünüzü düşünün. Ertesi sabah ise onun capcanlı hayatta olduğunu. Geceden size kalan tek şey kırmızı bir göz bandı. Hayal mi gerçek mi? Ceset gerçekti. Ama ölen kimdi?
Kırmızı bir göz bandı düşünün. Kör olanın ebe değil kurbanlar olduğu bir ebelemece.
Tek hak, tek can. Ebelenen için dönüş yok.
Gördükleriniz gerçek miydi, bir rüyadan mı ibaretti?
Peki ya o ormanda kapana kısılıp kalsaydınız? Siz, katil ve kurbanlar.
Kasabada bir polis memuru arkadaşınızın abisini katil olarak görseydi?
Arkadaşınızın abisi sadece size eşlik eden bir koruyucudan fazlası olsaydı sizin için?
O polis memuruna mecbur kalsaydınız, bir bir avlansaydınız...?
O küçük kasabada katili ararken herkes şüpheli olsaydı?
Cesette parmak izleriniz bulunsaydı...? Siz cesede dokunmamışken hem de?
Siyah gözler, eski belgeler, söylenen sözler, saklanan sırlar, geçmişten hatalar.
Hiç biri tesadüf olmasaydı?
Ne yapardınız?
***
"Unutma, belki de katil bir nefes kadar yakındır sana."
"Onu zehirledin!"
"Sen yaptın!"
"Ben yapmadım!"
"Gidersen sende ölürsün!"
"Bunu istemediğimi söylemem." Son bir bakışma.
"Katil burada! Gözlerimle görüyorum! Onu öldürecek!"
"Katil kim!?"
"Kör olan ebe değil kurbanlardı. Kör olan bendim."
"Lütfen sende Ölme."
Kaçınılmaz tek son, çözümü olmayan tek problem Ölümdü.
Bu yaşamak isteyen 7 gencin hikayesi olmuştu.