Carpe diem•○°
12 stories
BEYAZ IŞIK KIRINTISI | YEŞİL by mehriial
mehriial
  • WpView
    Reads 1,133
  • WpVote
    Votes 221
  • WpPart
    Parts 7
"Kuraklık olan kalbimde, sen kalbimde çiçekler açtırdın." Sera Pınar, ailesinin çiçekçisinde çalışan üniversite öğrencisidir. Bir gün öğrencilerin düzenlediği bir yaz kampına katıldığında âşık olduğu çocuğun da bu kampa katılacağından habersizdir. • Beyaz Işık Kırıntısı serisi yedi kitaptan oluşuyor, her bir kitabın alt başlığı gökkuşağı renkleri. Beyaz ışık kırılınca ortaya yedi rengin çıkmasını simgeliyor. Turuncu, serinin ikinci kitabıdır. Her kitap birbirinden bağımsızdır; yedi ayrı kurgu, yedi ayrı evren, yedi ayrı çift. Keyifli okumalar dilerim! 11.05.2026.
ALEVEZİRİ by sentier_rose
sentier_rose
  • WpView
    Reads 3,013
  • WpVote
    Votes 531
  • WpPart
    Parts 10
Şeytanları seni parçalayacak. 🕸️ Kız kardeşi Feyza'nın kendisini gelip kurtarması için ağladığı bir çağrıyı yanıtlaması üzerine Lidya Zeren, ailesinin bütçesini hayli aşan bir otelde kardeşini son nefesini vermiş bir adamın bedeni başında, elleri kanlı şekilde bulur. Ölümünün sebebi meçhul olan adam, Kavas Kadir Karan'ın kuzeni Dizdar Karan'dır. Elbette Kavas'ın böylesi bir cinayette tüm gücünü kullanarak yargılayacağı isim Feyza Zeren olur ancak Lidya kardeşinin suçsuz olduğundan emindir. Kan dökülmüş, bir can hayata veda etmiştir. Karan ailesi ise en şiddetli şekilde diyetin ödenmesini beklemektedir. Ancak Rize'nin köklü bir ailesi için böylesi bir kayıp, oldukça sarıcı sonuçları da beraberinde getirecektir.
SESSİZLİĞİN ARDINDAN by incompatiblewriter
incompatiblewriter
  • WpView
    Reads 1,284,407
  • WpVote
    Votes 81,198
  • WpPart
    Parts 53
Kader, saatin ibresini hayatımın ortasına sapladı. Zaman durdu, zaman aktı, zaman kayboldu. Sustum, konuşturdular. Konuştum, susturmaya çalıştılar. Dilime vurulan paslı prangaları kırılan tırnaklarımla açtım, parçaladım. Parçaladığım her prangayı, beni susturmaya çalışanların dudaklarına taktım. Ortada bir ateş vardı; yakan bendim, yanan bendim. Ortada bir deniz vardı; sönen bendim, ölen bendim. Ortada bir oyun vardı; şah bendim, piyon bendim. Ortada bir sevda vardı; yıkan bendim, döken bendim. Yüzüme baktı; dudaklarıma, elmacık kemiklerime, burnuma, gözlerime. En çok gözlerime baktı, öyle derin baktı ki; cenneti gördüğünü düşündüm. "Kadere çok kızgınım," dedi gözlerimdeki bakışlarını çekmeden. "Seni bana üç yıl önce verip, üç dakika sonra aldığı için çok kızgınım." Not: Sessizliğin Ardından isimli ilk hikâyedir. Bölümler her çarşamba günü yayımlanmaktadır. 19.01.2023
BİR KURŞUN İKİ VURGUN by simaara
simaara
  • WpView
    Reads 49,189
  • WpVote
    Votes 3,815
  • WpPart
    Parts 26
❝Sanrılardan ibaretti sanki bütün yaşananlar... Boğazıma oturan o koca yumru, elimden kayıp giden, bir daha da sahip olamayacağım hayallerim, hayatımdı sanki... Ağlayamadım. Bağıramadım. Durduramadım. 26 yıllık yaşamımın, 7 yılında adım atmadığım şehirde, onun tarafından bir başıma bırakılmıştım. Son umudumda da dalından acımasızca koparılıp alınmış gibi hissediyordum... Varlığımdan nefret eden insanlarla doluydu etrafım. Kaçmak isteyip, kaçamadığım bir labirentin içimdeydim sadece. Karanlık yolumu aydınlatan tek bir mumum vardı. Cılız ateşi bir sağa, bir sola savrulurken, koşmam için umut olmuştu bana... Yoktu. Artık o da yoktu. Karanlığın ortasında bir başımaydım. "Sözler hiçbir zaman tutulmaz anne... tutulmaz. Dedim sana. Ben ne sevmeyi hak ediyorum, ne de sevilmeyi. O gün... o gün ölmesi gereken bendim. Bendim." Ucunda oturduğum kayalara içindeki nefreti döküyormuş gibi çarpan o hırçın dalgalar, sanki sesim olmaya çalışıyordu. Gök gürledi. Bulutlar ağladı... Göğsüme ince bir sızı yayıldı. "Beni sevdiğine inanmamıştım zaten..." Titreyen dudaklarımı zapt etmeye çalışırken, gözlerimi karşımdaki hırçın denize çevirdim. "...şayet sen bile sevmekten vazgeçtin." Karadeniz acımasızdı. Aldığını vermez, verdiğini de acımadan ellerinin arasından alırdı... sonra elinde avucunda bir şey kalmazdı. Almıştı. Hepsini ellerimin arasından çekip almıştı. Ben Güneş. Kolu kanadı acımadan koparılan, omuzlarına tonlarca yük konulan kadın.❞ 🌑 0 4 /0 3 /2 0 2 4 ALINMASI, KOPYALANMASI VE ÇALINMASI DURUMUNDA YASAL İŞLEM BAŞLATILACAKTIR 🖇 Written by: simaara 🪶 #Yargı 1. 📌 23/12/2025 #Yargı 1. 📌 10/01/2026 #Adalet 1. 📌 18/05/2026
PİNOKYO PARADOKSU by cetinhusna
cetinhusna
  • WpView
    Reads 4,588
  • WpVote
    Votes 452
  • WpPart
    Parts 12
❝Dünya insanlığı yok ediyordu.❞ Uzak bir gelecekte, dünyada yaşanan nükleer savaş, tüm ülkeleri soğutmaya başlar ve zamanla dünyaya sadece kar yağar. Bazı ülkeler bu dondurucu soğuktan korunmak için şehirler inşa ederken, diğerleri yok olur. İstanbul ise, hem Avrupa hem de Anadolu yakasında şehirler kurmuştur. Ancak o zamana kadar dünyadaki çoğu kişi ölmüştür ve yaşayan insan sayısı azdır. İstanbul'un Avrupa yakasında kurulan şehir fazlasıyla büyük ve güvenilirdir fakat bu güvenli şehir bir süre sonra baskıcı bir rejimle karşı karşıya kaldığında şehirdeki çoğu asker diğer yakada olan askeri üsse taşınır fakat Avrupa yakasındaki baskıcı rejim asla son bulmadığı gibi, hükümete karşı gelenler dışarıya atılmakla tehdit edilir. Çünkü dışarıda sadece soğuk değil, mutasyona uğramış hayvanlar da vardır ve bu şehirde dışarıya atılmak resmen kendini ölümün kollarına atmakla eş değerdir. Ancak bir gün bir kadın intikam için dışarıya atılıp Kuzgunlar'a gönderildiğinde şehirde hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktır.
Onun Çatısının Altında (Tamamlandı)  by beyzademirkubuzzz
beyzademirkubuzzz
  • WpView
    Reads 607,218
  • WpVote
    Votes 39,959
  • WpPart
    Parts 40
İstanbul'un işlek caddelerinin birinde küçük, şirin bir kahve dükkanı işleten Mayıs, kendi ekonomik özgürlüğünü kazanmak için mücadele ederken dükkanına kahve almak için gelen Şafak Milas ile yolları hiç beklemediği bir anda tekrar kesişir. İstanbul'da geride bıraktığı hayatın izlerini silmek için mücadele eden Mayıs, geçmişinde yakasına yapışmış her insana hak ettiğini yaşatmak için bir yemin etmişken Şafak Milas'ın kırık şemsiyesinin altına sığındı; tüm varlığını afetlerden koruyan o şemsiyeyi, yuvasının çatısı bildi. Kimisinin şemsiyesi oldu kimsesizin çatısı. ☂ "Bu ikimizin savaşı, dördümüzün zaferi olacak." dedi. Gülümsedi, gülmemi bekler gibi baktı gözlerime. Güldüm. "Bu ikimizin savaşı, dördümüzün zaferi olacak." dedim.
Sessiz İhtilal & Gerçek Ailem  by Zenn_bdrr
Zenn_bdrr
  • WpView
    Reads 89,544
  • WpVote
    Votes 6,344
  • WpPart
    Parts 17
Derler ki gözler kalbin aynasıdır. Kalbindeki saf gerçekliği gözlerine vurarak binlerce duyguyu barındırarak gösterirdi o gözler. Ama zihnin bir noktası olurdu. Kalbine dur diyecek kadar öne geçmesini sağlayan buzdan bir zihin. Benim zihnim, kalbimin üzerine inşa edilmiş devasa bir buz kütlesiydi; ne duygu sızdırırdı, ne de dışarıdan bir sıcaklık kabul ederdi.​ Damarlarımda akan kanın bana ait olmadığını, ismimin bir mezar taşına çoktan kazındığını bilmeden yaşamıştım. Şimdi, küllerinden doğan bir hayalet gibi, o büyük Sancaktar Hanedanı'nın kapısındayım. Elimde bir sevgi buketi değil, Ferhat Ivan Mironov'un zihnime yerleştirdiği o zehirli hançer vardı. İhtilal sessizce başlar; bir yabancıya sarıldığında onun aslında kendi kanın olduğunu fark ettiğin o sarsıcı anda gizlidir her şey. Ve en büyük ihtilal, celladın kendi kalbine yenildiği andır...
BAL ÇÖREĞİ MAHALLESİ by cnmryyyy
cnmryyyy
  • WpView
    Reads 128,498
  • WpVote
    Votes 7,824
  • WpPart
    Parts 26
"Bana öyle gülme. Aynaya bakıyormuşum gibi hissediyorum. " "Anlamadım. " "Gülümsemen gözlerine ulaşmıyor Ulaş Yekbatur." ..... Yıllardır ruhen ve bedenen bastırılan Akça zorla evlendirileceği gece evden kaçar. Gidecek hiçbir yeri yoktur. Karşısına çıkan yabancı bir adamın yönlendirmesiyle yıllar önce onu terk etmiş babasının evine sığınmak zorunda kalır. Amacı sadece orada üç gün saklanmak ve yurtdışına çıkmaktır. Fakat geçmişinde kaçan babasının çocuklarının onu bırakmaya niyeti yoktur. Uyarı: Bu eser; aile içi şiddet, istismar ve travma temalarını ele almaktadır. "BU HİKAYEDE YER ALAN KİŞİLER VE OLAYLAR TAMAMEN HAYAL ÜRÜNÜDÜR."
Düşten Farksız by dusklavande
dusklavande
  • WpView
    Reads 1,735,510
  • WpVote
    Votes 110,035
  • WpPart
    Parts 59
*Aile/aşk kurgusu *Yetişkin içerik barındırır --- "Bir ay boyunca burada olduğumu bile fark etmeyeceksin. Tek derdim o mektupta yazanı gerçekleştirip, altında kalabileceğim tüm vicdan yükünden kurtulmak." Boş bakışlar atabilen tek kişinin o olmadığını kanıtlamak istercesine gözlerimde hiçbir his belirtisi olmamasına dikkat ettim. "O mektupta bir ay boyunca evimde bir hayalet gibi yaşaman gerektiği mi yazıyordu?" Sırıttım. Gözlerimde yaratmaya çalıştığım hissizliğim sırıtışımda da yer bulduğundan emindim. "Hayır," dedim sakince. "Babamı bulmam, onunla en az bir ay vakit geçirmem ve kendisini tanıma fırsatı bulmam gerektiği yazıyordu." Bir şey söyleyecek gibi olduğunda elimi kaldırarak beklettim. "Ama bir babaya ihtiyacım yok, biz bu bir ay boyunca birbirinden kaçan iki ev arkadaşı olalım." Yalan söyleyebilme konusunda başarılı biri sayılır mıydım, bilmiyordum. Fakat beni o kadar tanımıyordu ki cümlelerimde neyin yalan neyin doğru olduğunu bulabilecek gücü yoktu. Karşımda babam vardı. Adını altı ay önce öğrendiğim, adımı biraz önce öğrenen babam... ••• "Güzel olan sensin." "Güzel miyim?" "Sana güzel olduğunu söyleme nedenim çok basit aslında." derken başını küçük bir hareketle hafifçe eğdi. "Sessiz kalınamayacak kadar güzelsin, Afrodit." --- '040823
AYNI DOĞANLARIN FISILTISI by ilaydataspinarr
ilaydataspinarr
  • WpView
    Reads 55,314
  • WpVote
    Votes 4,468
  • WpPart
    Parts 35
Bir sabah büyük bir heyecanla kilometrelerce yolu aşarak arkeoloji kazısına gittim. Meğerse o heyecanım, beni oraya çeken ruhum yüzündenmiş. Orada hiç bilmediğim o evrene açılan bir kapının aralanacağını bilseydim, yine de gider miydim? Eğer o kapının beni kaçırıldığım hayatıma götüreceğini, orada ailemi, ırkımı ve aynı doğanımı bulacağımı bilseydim, yine de gider miydim? Günlerce bunu düşündüm ama artık geri dönüş yoktu. Dünya ardımda kalmıştı. Burada yaşayacak, buraya ayak uyduracaktım çünkü ait olduğum yer burasıydı. Aslında büyük bir sorunum vardı. Buranın Yöneticileri, doğduğum anda beni öldürmek istemişti. Ve hâlâ istiyorlardı. Aynı doğanımla yan yana olduğumda daha da güçlenen büyüm, onların varlığını tehdit ediyordu.