lupayal adlı kullanıcının Okuma Listesi
18 stories
EN BÜYÜK HAYRANIN (+18) by melisspnc
melisspnc
  • WpView
    Reads 36,565
  • WpVote
    Votes 1,553
  • WpPart
    Parts 9
UYARILAR: DARK ROMANCE - PSİKOLOJİK GERİLİM - CİNSELLİK - TAKINTILI KARAKTER Norma Jean Turner, yazdığı karanlık aşk romanlarıyla tanınan genç ve başarılı bir yazardır. Okurları onun yarattığı tehlikeli erkek karakterlere hayrandır; bazıları onlara âşık olur, bazılarıysa onları gerçek hayatta bulmayı hayal eder. Norma Jean için bu sadece kurgudan ibarettir. Ta ki bir gün, hayranlarından biri ona ulaşana kadar. İlk başta sıradan görünen mesajlar zamanla daha kişisel, daha rahatsız edici bir hâl alır. Çünkü bu okur yalnızca kitaplarını okumamıştır; satır aralarına sakladığı her düşünceyi, her korkuyu ve her arzuyu da ezberlemiştir.
VEYL | KİTAP OLDU by fatmasamataa
fatmasamataa
  • WpView
    Reads 877,443
  • WpVote
    Votes 40,960
  • WpPart
    Parts 24
Veyl, üç kitaptan oluşan bir seridir ve ilk kitabı basılmıştır. İkinci ve üçüncü kitabı 2025-2026 yılları içerisinde basılacak ve seri tamamlanacaktır. Burada yalnızca tanıtım amaçlı bölümler bulunmaktadır. Cehennemin kapısı açıldı: Kötülerin Şehri'ne. Yekta Akay, suçluların gönderildiği Kötülerin Şehri isimli adaya düştüğünde suçlu olup olmadığını bilmiyordur. Tek bildiği, suçlu olamayacak kadar iyi bir kalbinin olduğudur. Kötülerin Şehri'nden çıkmanın iki yolu vardır: Ya adaletin biçtiği cezayı çekmek ya da ölmektir. Adadaki herkes kendi gibi kötülerle cezalandırılıyordur ve bu cezaların bir sınırı yoktur. Kötülüğün bir sınırının olmadığı bu şehirde Yekta'nın sekiz yıl, altı ay, on bir günü vardır. Kötülerin Şehri, öncüler ve yancılar tarafından yönetilir. Siyah Bölge Öncüsü Kunter, Yekta'yı yancısı yapmayı kafaya koymuştur çünkü Yekta, bir Gri'dir. Grilerin ne bir bölgesi ne bir öncüsü ne de yancısı vardır. Onlar hem her bölgeye ait hem de hiçbir yere ait değildirler ve Kötülerin Şehri halkının oyuncağı olmak için şehre düşerler. Bir Gri olarak Yekta Akay, Kötülerin Şehri'nde hayatta kalabilecek midir?
HÜKÜMRAN  by sumeyyelkoc
sumeyyelkoc
  • WpView
    Reads 7,360,793
  • WpVote
    Votes 454,285
  • WpPart
    Parts 77
"Gitmek mi istiyorsun?" diye sordu. "Evet," dedim. "Gözlerime bak," dedi. Baktım. Ve saatler sonra bakışlarında ilk kez, ufacık bir ihtimalle cebelleşen şüpheyi gördüm. "Ben sana her şeyimsin dedim. Ama sen hiçbir şeyimmişsin." Artık yapabilecek hiçbir şey kalmamıştı. Yolun sonu burasıydı ve o ne yaparsa yapsın, gidişime engel olamayacaktı. Saatler içinde çökmüştü güzel yüzü. Bomboştu karanlık gözleri. Bana öyle bir bakıyordu ki, sanki bıçağı kalbine saplamışım da geri çekmek bilmemişim gibi. "Bu bir son değil," dedi sadece benim duyabileceğim bir sesle. "Gideceksin ve ne yazık ki ben seni bırakmayacağım. Daha önce de söylediğim gibi, istersen dünyanın öbür ucuna git, yine de bulurum seni. Ama eğer seni bulduğumda, bir şeylere mecbur kalmadığını anlarsam, ikimize de geçmiş olsun. Eğer ki gerçekten benden intikam almışsan..." Gözlerine uzun uzun bakmak, dakikalarca nefes tutmakla eş değerdi. "Dua et ki Allah seni karşıma çıkarmasın."
SİREN by matmazelhayalleri
matmazelhayalleri
  • WpView
    Reads 1,924,496
  • WpVote
    Votes 148,884
  • WpPart
    Parts 65
Gardiyan beni ters kelepçe yapmak üzereyken bir daha ileriye fırladım ve kafam Deren'in göğsüne denk geldiğinde, onu omuzlarından sertçe arkaya ittim. Yumruklarımı göğsüne doğru vurup tekmelerken saçlarım sürekli yüzüme düşüp duruyordu. Deren hâlâ aynı kayıtsızlıkla beni izlerken, "Yalvaracaksın!" Diye bağırdım tekrardan. Gardiyanlar sert bir uyarıyla beni ikinci kez yakalayıp ters kelepçe yapmak için yere düşürdüğünde, Deren sanki yere uzanabilmem için bir adım geriye çıktı. Aşağıdan ona, alev alev gözlerle bakarak başımı salladım. "Benden bir çocuğun olması için yalvartacağım seni." Hikâyede +18 unsurlar yer almaktadır!
BÜLBÜL KAPANI by Loresimaa__
Loresimaa__
  • WpView
    Reads 23,257,790
  • WpVote
    Votes 1,379,901
  • WpPart
    Parts 46
"Bela yağmur gibi gökten yağarsa Başını ona tutmaktır, adı aşk..." . . . 🪶❤️‍🔥 Kapak tasarım; @Publiisherr
DİRENİTAT +18 by lyrdaas
lyrdaas
  • WpView
    Reads 9,295
  • WpVote
    Votes 323
  • WpPart
    Parts 33
Mihra'nın bir soyadı yok. Çünkü ona bir kimlik değil, bir görev verildi. Yetimlerden kurulan, devlet dışı ve illegal bir örgütün içinde büyütüldü.Emir almayı, iz bırakmamayı, gerekirse öldürmeyi öğrendi. Hayatta kalmanın bedelinin duygular olduğunu çok erken yaşta anladı. Onun yeni görevi, yeraltı dünyasının en güçlü mafya liderlerinden biri olan Uras Tolga Karaçay'dı. Yaklaş. Sız. Çökert. Ama bazı hedefler yalnızca düşman değildir. Bazıları kalbin en savunmasız yerine kurulur. Uras, gücüyle korku salan bir adamdı.Güvene inanmayan, zaafa yer bırakmayan, karanlıkla barışık biri. Mihra ise onu yok etmek için gönderilen ateşti.İkisi de gerçeği bilmiyordu:Bu savaşta kazanan olmayacaktı. Emirler kan ister. Kalp itaat etmez. DİRENİTAT, düşmanlıktan aşka, itaatten isyana, karanlıktan ateşe uzanan bir hikâye. Ve bu hikâyede asıl soru şudur: Bir insan, kendisini yok etmekle görevli birine âşık olabilir mi? Kesit "Günahım sensin," dedi. Kelimeler dudaklarından dökülürken, içimdeki parmağı hareketini hızlandırdı, beni bir uçurumun kenarına doğru sürüklerken ruhumu da bedensel bir zevkle yaraladı. "Bütün günahlarımın toplamı, senin o su yeşili gözlerinde saklı." ​Bedenim kontrolümden çıkıyordu. Sırtımı mermer duvara daha sert dayadım, tırnaklarımı onun ıslak omuzlarına geçirdim. "Ben senin hiçbir şeyin değilim," dedim, inleyerek. "Duyuyor musun? Hiçbir şeyin!"​Uras başını hafifçe yana eğdi, dudakları dudaklarıma o kadar yakındı ki her kelimesi ağzımın içine dökülüyordu. "Öyle mi?" dedi, sesi bir vaat kadar karanlıktı. "Peki, bu bir tek parmağımın yanına yenilerini eklesem... Seni tamamen ele geçirip, bu soğuk mermerlerin üzerinde sana çığlık attıracak kadar zevk versem... O zaman ne olur? Yine hiçbir şeyin değilim diyebilir misin?" ​Gözlerinin içine baktım. Ölüm ve tutku aynı masada oturuyordu. "Öl
KODEX | RAFLARDA by RGAYEONEL
RGAYEONEL
  • WpView
    Reads 3,640,578
  • WpVote
    Votes 122,990
  • WpPart
    Parts 55
HAFIZANI KAYBEDERSEN DÜŞMANINA AŞIK OLABİLİR MİSİN? Kazadan sonra teyzemin yanına taşınırken planım; üniversiteye devam etmek, ressam olmak ve ailemin anısını onurlandırmaktı. Yani en azından her şey mahvolana kadarki plan buydu. Ta ki 'o' gelene kadar. Geçmişimden gelen gizemli bir yabancı işleri karıştırana dek. Şimdi, her şey değişti. Müthiş güzel bir hayattan koparılıp zift kokan diyarlara sürüldüm sanki. Sırlarla dolu Aram Alevhan, gerçekleri fısıldarken kendi karanlığına çekti beni. Benim anılarım o karanlığın dibinde zincirlere vurulmuş, kilitli. Artık ne arkadaşlarıma ne de teyzeme güvenebilirim. Aynadaki aksime bile güvenemiyorum çünkü gördüğüm kişiyi tanımıyorum. Bu gözler bir yabancının gözleri sanki. Ben gerçekten sandığım kişi miyim? Sahi en eski anım ne benim? Peki Aram, o benim neyim? Düşmanım mı? Peki neden düşman olduğunu hatırlamıyorsam ona aşık olabilir miyim?
DEMİR ZAMBAK by Loresimaa__
Loresimaa__
  • WpView
    Reads 4,107,191
  • WpVote
    Votes 213,167
  • WpPart
    Parts 21
"Zambaklar en ıssız yerlerde açar, Ve vardır her vahşi çiçekte gurur... ⚜️🦅 Kapak tasarım; publlisherr ❤️
+14 more
BRONZ SERİSİ by zanegzo
zanegzo
  • WpView
    Reads 16,171,170
  • WpVote
    Votes 1,018,760
  • WpPart
    Parts 138
Final oldu, tamamlandı. Seri altı kitapla raflarda yerini almıştır. ❝El bebek, gül bebek değil; el bebek, öl bebek.❞ Karanlık örgütün kurduğu düzen için doğmuş bir kız çocuğuyken ona verilen en büyük ceza sevgisizlikti. Kaderini kabullendi ve kartını oynadı. O kim miydi? Hisar Alatav. Hayır, sil. His Alatav. Karanlık düzenin kıyameti olmak üzere. O ise Bronz. Karanlık örgüte başkaldırıp kartları yeniden dağıtan adam. Ona Bronz derler. Onların tohumları el bebek gül bebek değildi; el bebek öl bebekti.
MEDUSANIN ÖLÜ KUMLARI (Kitap Oldu) by Maral_Atmc6
Maral_Atmc6
  • WpView
    Reads 9,860,803
  • WpVote
    Votes 743,474
  • WpPart
    Parts 72
Elzem Akay'ın sıradan ama güzel bir hayatı vardı. En iyi okullarda okumuş, en güzel oyuncaklara ve kıyafetlere sahip olmuştu. En değerli mücevherler daima onun boynunu süslemiştir. Lüks içinde yaşarken hayatta istediği her şeye kolayca sahip olmuştu. Üzerine titreyen iki abisi, onu hep güldüren kız kardeşi, iyi bir yengesi ve onu sürekli çıldırtan bir hizmetçisi varken hayat ona karşı fazlasıyla cömertti. Tüm bunları ne bozabilirdi ki? Bir gece korkunç bir ritüele kurban edildiğinde gözlerini bambaşka bir dünyada açar. Orta Çağın hiyerarşisinin içinde kalmışken eve dönmek hiç kolay değildi. Kendi dünyasında bir öğretmenken Ölümsüzlerin akademisinde bir hizmetçi olunca, sınıf farkının acımasız gerçekleriyle yüzleşir. Burası onun dünyası değildi, burası barbarların hüküm sürdüğü Araftı ve o, hayatta kalmak istiyorsa lüks alışkanlıklarından ödün vermeyi öğrenmeliydi. *** "Medeniyet yoksunu, vahşi barbar!" diye ona sesimi yükselttiğimde çatılan kaşları umurumda bile değildi. Tüm gün kuyudan su çeken o değildi. "Şu sivri dilin bir gün başına bela olacak." Sert bakışlarla beni uyardıktan sonra merdiveni işaret etti. "Kahyadan fırça yemek istemiyorsan işinin başına dön." "O kadın bir cadı." Ondan bahsederken bile tiksintiyle yüzümü buruşturdum. "Bence benden nefret ediyor." "Hayret." Kaşları alayla yukarı kalktı. "Oysaki çok sevilesi bir kadınsın." İğneleyici sesiyle ters ters ona baktım. "Sizde öyle Savcı Bey," dedim oyunbaz bir ifadeyle. "Sizi görenlerin yüzünde güller açıyor." "Bunu inanarak söylemiyorsun." "Tabii ki inanarak söylemiyorum." Gülerek bana ikinci kez merdiveni işaret etti. "İşinin başına dön aksi taktirde yarın seni sınıfıma almam. Bir hizmetçiye ders verdiğim için yeterince sorun yaşıyorum." Bu vahşiler kendi dünyamda ne kadar zengin ve asil olduğumu anlamak istemiyordu.