berosss
SEN VE BEN
"Bir şehir terk edilir, bir aşk unutulur ama bir 'Keskin' asla arkasına bakmazdı... Ta ki o topraklara geri dönene dek."
Pera Keskin; İstanbul'un parıltılı adliye koridorlarında adaleti kalemiyle yazan, zekasıyla diz çöktüren bir avukat. Yıllar önce terk ettiği Ankara'ya, çocukluğunun ve yarım kalmışlıklarının şehrine bir tayinle geri döndüğünde, sadece evini değil, ruhunun susturulmuş yanlarını da özlediğini fark eder.
Ancak Ankara bıraktığı gibi değildir. Sokakları daha soğuk, anıları daha pusludur.
Abisi, Yüzbaşı Barlas Keskin'i bulmak için girdiği o yüksek güvenlikli karargahta, hayatını altüst edecek o çelik bakışlarla çarpışır.
Pusat Tulparak Anka Timi'nin en tehlikeli, en gözü pek askeri. O artık Pera'nın hatıralarındaki o çocuk değildir. Dağların ayazı kalbini dondurmuş, barut kokusu genzine işlemiştir. Karşısındaki bu vakur kadına bakarken, onun geçmişinden gelen o küçük kız çocuğu olduğunu anlayamayacak kadar yabancılaşmıştır kendi geçmişine.
Biri kanunların gücüne inanır, diğeri namlunun ucundaki adalete.
Biri İstanbul'un zarafeti, diğeri Ankara'nın sert ayazı.
Anka Timi'nin gölgesinde, sırlar ve operasyonlar arasında filizlenen bu hikayede; bir abi, bir kardeş ve birbirini tanıyamayacak kadar değişmiş iki eski ruhun savaşı başlıyor.
"Seni tanıyamadım," dedi adam, sesi bir uçurum kadar derindi.
Kadın gülümsedi, gözlerinde yılların yorgunluğu vardı: "Zaten artık tanıdığın o kız değilim, Pusat. Ben artık senin karşında durmaya cesareti olan tek kişiyim."