En en en sevdiklerim ♡
48 cerita
UNUTULMAZ oleh BetlEldoan
BetlEldoan
  • WpView
    Membaca 498,254
  • WpVote
    Vote 33,425
  • WpPart
    Bab 50
Mahallenin başında ki duvarda yazılıydı o yazı ve yıllar geçse de silinmemişti hiç. Ne yağmurlar yağmıştı o duvarın üzerine kaç kış geçmişti kaç bahar ve Mahir dikilip de karşısına her okuduğunda yanan yüreğine öfkeliydi. "Derya'sına kavuşamadı Mahir." ** "Sevmeseydin beni! Bütün mahalle senin yüzünden bana düşman oldu zaten. Kendi ailem bile senin yüzünden kapıya dışarı etti beni-" Kız konuştukça Mahir'in içinde bir şeyler kopuyordu. Hırsla tuttu kızın bileğinden kendine doğru çekerken bir anda mahallenin ortasında olduklarını bile unutmuştu. Sesi zehir gibi acı ve sessizdi. "Unutmak için kaç gece o sokak lambasında sabahladım bilmiyorsun sen. Ben söyleyeyim Derya, sokak lambasının ışıkları 7:04 de sönüyor ama sen sönmedin içimde."
HASAT "KATİL DOĞAN"(KİTAP OLDU) oleh bonitasinatra
bonitasinatra
  • WpView
    Membaca 134,387
  • WpVote
    Vote 17,834
  • WpPart
    Bab 31
Haber spikeri sunacağı haberden ötürü oldukça gergin ve öfkeliydi. Bu ruh halinin de yüzüne yansımasına engel olamadı. -Korkulan olay yine gerçekleşti. Dün sabah saatlerinde İstanbul, Esenyurt semti civarlarında bulunan siyah çöp poşetinin içinden çıkan parçalanmış insan bedeninin, kaçırılan gelin Gülşe Dağdelen'e ait olduğu tespit edildi. Bu vahşice işlenen beşinci kayıp gelin cinayeti. Yetkililerden hala yeterli açıklama gelmese de işlenen cinayetlerin tek bir kişi tarafından işlenildiği düşünülüyor. Genç kadın spikerin aldığı derin nefesle göğsü havalandı. Sırada ki habere geçtikten sonra bu zavallı kadınlar unutulacaktı. Son cümlesini de söylemek istedi. - Çevremizde ki herkese dikkat edeceğimiz bir zamana giriyoruz. *** Özge, o güne dönebilseydi, gözlerini kör eder, öyle beklerdi. Ferit, o güne dönebilseydi, kadına inanmak isterdi. Özge ile Ferit'in yolları, katil zanlısıyla, cinayet büronun komiser amiri olarak kesişecekti. Ve kadın uyandığı her gün için pişman edilecekti. Yayınlanma Tarihi:17.12.2019 Yetişkin İçerik
KAHVE FALIMDA CİNAYET VAR! oleh qsawe-AsumanBrklce
qsawe-AsumanBrklce
  • WpView
    Membaca 752,400
  • WpVote
    Vote 60,836
  • WpPart
    Bab 44
Cinayet Masasının çevik polisi Hakan Çevik... İşinde taviz vermeyen, kurallara bağlı bu polisin bile 'hayır' diyemeyeceği güçler var. Nil Aydıner, eczacılık yaparken bir de Yosun Güzellik Merkezinin sahibi oldu. Kahve fincanını bahane ediyor ve bir şekilde insanlara yardımcı oluyor. Bir tarafta Cinayet Masasının polisleri, diğer tarafta kuafördeki personeli... Bir tarafın sessiz, katilleri hakkında bile konuşmayan müşterilerine karşılık, diğer tarafın hemen her konuda konuşan müşterileri... Galiba cinayetleri okumak ve çözmek beklendiği kadar germeyecek bizleri. Keyifli okumalar herkese
PİLLİ BEBEK  oleh -Kirilmisbirkalp
-Kirilmisbirkalp
  • WpView
    Membaca 69,177
  • WpVote
    Vote 4,299
  • WpPart
    Bab 33
Dünyanın sonunu getirebilecek güçte bir çipi taşıyan genç Profesör, onu korumakla görevlendirilen askerle hiç tatmadığı amansız duygulara yelken açar. Kadını tüm dünyadan koruması beklenen asker, görevini en kanlı haliyle yerine getirirken aynı zamanda imkânsız hisleriyle boğuşmaktadır. Genellikle aksıyonun ve aşkın ön planda olacağı bu serüvende bizi bekleyen ters köşelere ve maceraya hazır mısınız? Gözlerime baktığında dudaklarında bir tebessüm belirdi, ardından saçlarımı tutup kulağımın arkasına iterken "Bazen her şeyi siktir edesim geliyor," dedi dürüstçe ve parmakları saçlarımı okşamaya başladığında içten bakışları da saçlarımdaydı. "Vatan söz konusu olduğunda benim gibi binlercesi var ama sen söz konusu olduğunda şu saçının tek telini dahi kimseye emanet edemem gibi geliyor. Öyle bir mevzusun bende." ⚠️ Yetişkin okurlar içindir.
YABANİ oleh sickmundfreud
sickmundfreud
  • WpView
    Membaca 71,595
  • WpVote
    Vote 5,970
  • WpPart
    Bab 25
1940'lı yıllarda, kasabaya atanan genç bir Belediye Başkanı ile kasabanın ağasının güzeller güzeli kızı arasında geçen bir aşk öyküsü. (...) "Şimdi sen öğrendiğin bütün harflerle bir cümle kurmanı istesem yapabilir misin?" Nevbahar kalemi eline alıp yazmaya başladı. Daha sonra kağıdı Yavuz'a gösterip gülümsedi. Üzerinde seni seviyorum yazıyordu. "Ben de seni seviyorum." dedi Yavuz kıvrılan dudaklarıyla, uzanıp alnına bir öpücük kondurdu. Genç kızdan aldığı ilk ve alabileceği şüphesiz en güzel mesajdı. Yanağını okşayıp yeşil gözlerine sevgiyle baktı. "Lâkin 'y' harfini öğretmedim henüz." Buna binaen oturduğu yerden masada duran çantasına uzandı, içinden işlemeli bir mendil çıkarıp adama uzattı. "Bunu yapabilmek için öğrenmiştim." Mendilin üzerine adamın isminin ilk harfi işlenmişti. (...) Kitapta geçen kurum ve kuruluşlar, yaşanan olaylar ve ismi geçen şahıslar tamamıyla hayal ürünüdür. Yetişkin içerik bulundurmaktadır.
Romanın Kötü Kadını (Tamamlandı) oleh bilinmeyen1351
bilinmeyen1351
  • WpView
    Membaca 229,924
  • WpVote
    Vote 17,181
  • WpPart
    Bab 35
Su, son zamanlarda çok popüler olmuş kitabını severek okumaktaydı. Kitaba karşı büyük hayranlık geliştiren kadın adeta kitapla yatıp kitapla kalkıyordu. Yine heyecanla kitabı okuduğu bir gece uykusu geldiği için uyur ve uyandığında kendini çok başka zamanda, başka bedende bulur. Su, okuduğu kitabın kötü karakteri Maria'nın bedenine hapsolmuştur. Hayatının şokunu yaşayan kadın ne olduğunu anlayamaz. Kitaptan çıkmanın yolunu bulamadan kendi hayatına dönemeyecektir. Tüm bu arayış sürecinde Maria'nın bedeninde misafir olarak kalmak zorundadır. Maria'nın bedeninde bulunmak hiç de kolay olmayacaktı. Çünkü Maria hırsı için her şeyi yapan bir kadındı. Baş karakter Mehmet'i önce sarhoş etmiş, daha sonra da onunla geceyi geçirmiş, o gecenin ardından da hamile kalmış bir kadındı. Maria hem zorla evlendiği kocası hem de çevresi tarafından büyük bir nefretle karşılanmaktaydı ve Su tüm bunlarla baş etmek durumundadır.
El gibi (Tamamlandı) Korunun Çocukları 3 oleh kahinkedi
kahinkedi
  • WpView
    Membaca 37,584
  • WpVote
    Vote 3,220
  • WpPart
    Bab 24
İçinde bulunduğu bu kusursuz dakikayı hava gibi soludu genç kız. Berrak mavi-yeşil gözlerini süsleyen kara kirpikleri usulca kapandı. Göz alabildiğine uzanan yabani çiçeklerle bezeli alanda bir kameriye kurulmuştu onun için. Beyaz cibinliklerle bezeli bir gizli yuva. Mis gibi kekik kokusu. Yanındaki sepette her çeşit meyve, yemiş, bir termos çay, buz gibi su. Canı çekerse içsin diye soğutulmuş beyaz şarap. En sevdiği yazarın son çıkan kitabı. Kesinlikle kendisine ait bir cennetteydi. Mutlulukla gülümsedi. Hayattan isteyebileceği her şeye sahip insanların kaygısız gülüşüyle... ... Adam bıkkınlıkla cevap verdi. "Benim karım, benim karım olmak zorunda kalmadığı sürece hayatından son derece memnundur sen merak etme." dedi. "O ne demek öyle?" "Yani beni görmek zorunda olmadığı sürece demek istedim. Sesimi duymak, kokumu duymak, bana dokunmak, beni sevmek zorunda olmadığı sürece benim karım, karım olmayı çok sever." Sonra sıkıntıyla ekledi. "Burada durup metresimle karımı tartışacak değilim. Sen de hududunu iyi çiz bence Simge." dedi sertçe. Odadan çıkarken çalan telefonuna baktı. "Ekim?" "Selam Karabey. Rahatsız etmedim inşallah." "Yok etmedin." Avuçları niye terliyordu ki. "Diyorum ki eğer işlerini ayarlayabilirsen arifeden mi gelsen?" "Niye?" "Konuşmamız lazım Karabey." İşte o söz. On senedir duymayı her an beklediği söz. "Konu nedir?" Aslında bildiği halde soruyordu. Artık zamanı gelmişti demek. Ekimi tutan bağlar tek tek çözülmüştü. Karısının bir süre sesi çıkmadı. Şu an kesin alt dudağını kemiriyordu. Bir ayağının ucunu yeri oymak ister gibi sağa sola çeviriyordu kesin. "Şeyyy yani telefonda konuşulacak mevzu değil." Adam şaşırdı. Altı üstü "boşanalım" diyecekti. Niye bu kadar kasıyordu ki. İçinin üşüdüğünü hissetti. "Tamam gelirim" dedi. Sözleri son nefes gibi çıktı ağzından. Not:Lütfen okuyan tüm arkada
Söyle Bana Çamlıkaya oleh alraganinsahibesi
alraganinsahibesi
  • WpView
    Membaca 19,913
  • WpVote
    Vote 2,379
  • WpPart
    Bab 9
Alabildiğine havayla doldurdu ciğerini. Sonra önünde uzanan topraklara baktı, masal diyarlarından çıkmış gibi güzel topraklarına. "Söyle bana Çamlıkaya!" diye bağırdı. Sesi kayalığı, meşe ağacını, çayırlığı, küçük dereyi tuttu. Arkasındaki çalılıktan saksağanlar havalandı. Sert bir rüzgar esti. Saçındaki karahindiba tohumlarını aldı götürdü. Biraz gersinde duran kızlar kıkır kıkır gülüştü. Ne kadar da şenlerdi. Ne kadar da tasasız. Tek dertleri annelerinin onlara fazla ev işi yaptırıyor olmasıydı ya da derslerinin gitgide zorlaşması, veya gezip tozmaya vakit bulamayacakları kadar yorulacakları hasat zamanının yaklaşması. Bir zamanlar o da onlar gibiydi. Ve yaşı da öyle çok büyük değildi onlardan. Gözlerini yumdu. Yumruklarını sıktı. Sonra o uçurumun kenarında esen rüzgara geçmişte kalan tüm dertlerini bıraktı. Kendine ahdetti oracıkta. Bu, eller uğruna son ağlayışı olacaktı. Gözlerini tekrar açtı, bir kez daha baktı köyünün topraklarına. Ve Güldeniz savaşmaya işte o zaman başladı. "Bir kadının yüreğinden büyük müsün?" diyerek. "Söyle bana Çamlıkaya. Söyle! Bir Güldeniz'in yüreğinden büyük müsün sen?"
17 EYLÜL oleh esmatonguc
esmatonguc
  • WpView
    Membaca 566,985
  • WpVote
    Vote 37,175
  • WpPart
    Bab 52
Hukuk - Polisiye
GİRAY oleh servestizm
servestizm
  • WpView
    Membaca 1,930,394
  • WpVote
    Vote 125,892
  • WpPart
    Bab 54
"Saçların uzunmuş.." dedi ama tereddütü epey açıktı adamın. Ama bugün denilenden sonra yanlış anladı kız, adamın bundan rahatsız olduğunu düşündü nedense, daha yeni görüyordu Giray saçının hepsini. Tam olarak olmasa da düğünleri bile olmuşken saçını açmaktan çekinmemesi gerektiğini düşünmüştü, helaldi artık sonuçta... Aynadan onunla göz göze gelince sordu aynı tereddütle, "Keseyim mi yani?" Giray kaşlarını çattı kızın tavrıyla, ilk tanıştıklarında her lafıyla bir kasırga koparacak kadar kesin olan Dilrûba artık her daim kırılgandı.. Artık evli olduklarında, kocası sıfatı taşıdığından mıydı bu tavrı? Bazen düşünüyordu, ona yardım edeyim derken bastırmış, ya da ezmiş miydi hiç? Boyun eğmeye mahkum mu hissettirmişti? Düşündüğüyle kendine olan öfkesini atamadan sordu kıza, "Niye kesecekmişsin?" "Dökülür belki. Aynı odada olacağız ya.." yutkundu, boğazını tazeledi ama sözlerini tazeleyemedi, ne diyecekti ki? Bilemedi Dilrûba.. "Dağılır her yere." Giray rahatsız olurdu belki kendisinden parçaları her yerde görürse.. Onun konuyu açmamasını uzun bir süre aynı odada kalacaklarına yormuştu çünkü.. Gözlerini kızdan ayırmadan yaklaştı Giray. Bakışları onun uzun saçlarını okşasa da eli çekindi, mahrum kaldı bu tatlı zevkten, "Dökülsün.." dedi yumuşakça, Ben toplarım senin ardından.' dedi içinden, 'Bir de saklarım, kimseler göremez, benim mahremim olur..' 'Senin gibi...' Saçlarını tutarak hafifçe tebessüm etti Dilrûba, "Salık gezmem o zaman, fazla dökülmez.." dedi ama saç değildi tam olarak kastettiği. Hayatında bana dair pek bir iz bırakmam, rahatsız, olmazsın diyordu.. Şu akşamdan itibaren herkes biliyordu evli olduklarını... O yüzden sanki iki gün önce değil de şimdi kıyılmış gibiydi nikâhları.. Öyle hissediyordu. "İstediğin gibi gez, nasıl rahat eder, nasıl istersen.."