60 stories
İTİBAR PALASI by Elif_Kiriscii
Elif_Kiriscii
  • WpView
    Reads 608,723
  • WpVote
    Votes 27,211
  • WpPart
    Parts 47
Yatağın baş ucundaki küçük bir kağıt parçasına yazılan iki cümlenin içerisinde kalem delikleri vardı; harfleri bir araya getirirken kâğıdı parçalamaktan son anda vazgeçen bir saldırganlıkla yazılmıştı. Saldırganlığı yazdığı sekiz dokuz kelimeyle veda eder gibi değil, Alara'nın kalbini nefretin kollarına bırakır gibiydi. ❝Hesaplaşmamız gerekenleri şimdi hesaplaşmayacağız Alara. Geceyi de yaşanmamış say.❞ Yiğit Uygar Palaslı'nın satırlarında ihtirasa karışan bir öfke ve Alara'nın ihanetine duyduğu inanç vardı. Ve Yiğit kadar kimse, ihanetle körüklenerek yakıp yıkamazdı. Büyük bir kumpas. Palaslı'ların sergisinden çalınan değerli antikalar. Ve suçlanan Alara Yücesoy. Onların tehlikeli, 'itibar palası' oyununa ortak ol.
Girdap by Ineffable3107
Ineffable3107
  • WpView
    Reads 177,894
  • WpVote
    Votes 7,532
  • WpPart
    Parts 69
"Arkadaş arkadaş gezebiliriz niye ki?'' Maksadım onu kızdırmaktı. Buna sinir olduğunu biliyordum. ''Demek arkadaş.'' Kafamı salladım. ''Hıhı.'' Parmakları ona dolanmış ince kollarımda gezdi. ''Arkadaşlarına böyle mi yaparsın?'' Çok fırsatçı bir adamdı. ''Ya da kilitli bir odada dudak dudağa mı gelirsin?'' Bu iyice yutkunmama sebep oldu. ''Yatağına gelir misin, aynı yastığa sığacak kadar yakın uyur musun?'' ''Düşünülür.'' Dedim ince sesimle. İyice eğildiğinde bacaklarımın aralanması onu bana daha çok yaklaştırdı. ''Hiçbir arkadaşın sana bunu yapamaz, anladın mı?'' Keskindi. Sertti. ''Seni düşünemezler.'' Bu nereye bağlanacaktı çok merak ediyordum. ''Öyle mi?'' ''Öyle.'' Deyişi bile kendinden emindi. İnce parmaklarım ensesinde gezindiğinde hoşuna gittiğini anlıyordum. Birbirimizin üstünde çok etkimiz vardı. Hoşlanıyorduk belli ki. ''Peki,'' gözlerinin içine baktım ''arkadaş, arkadaşı öper mi?'' Hiç düşünmedi. Beni sertçe öptüğünde dudaklarım alev aldı. 04.08.2024✨
Mavzer Çığlığı (Kitap Oldu) by mammamia132
mammamia132
  • WpView
    Reads 5,667,917
  • WpVote
    Votes 234,843
  • WpPart
    Parts 55
+18 cinsellik ve şiddet içerir! • Bir avcı ve av hikayesi değil.. Bir avcının, av olmak pahasına başka bir avcıyı avlamasının hikayesi. Bir adamın ellerine düşen bir kadın... O adamın ellerine düşmek için her şeyi yapan bir kadın... Takıntı mı aşk mı? Turuncudan nefret eden bir kadının gökkuşağının ikinci katmanına hapsolma hikâyesi... Turuncudan nefret eden bir kadını, gökkuşağının ikinci katmanına hapseden bir adamın hikayesi... Kadın o katmana girebilmek için ölümü bile göze almıştı. • Gerçek kişi ve kurumlarla alakâsı yoktur. Tamamiyle hâyâl ürünüdür! Yetişkin okurlara uygun, psikolojik öğeler barındıran, romantik bir kurgudur.
KALP SANA ÇOCUK (KİTAP OLDU) by authsevvy
authsevvy
  • WpView
    Reads 512,244
  • WpVote
    Votes 43,518
  • WpPart
    Parts 23
❛Bir adımdan bir şey olmaz, Tan.❜ ❛Ben o adımı sana hep atarım, Eflatun. Benim bütün adımlarım senin. İlk adımdan son adıma kadar.❜ ⚖♛
Joker'i Kandırmak Gerek by sanemsozel
sanemsozel
  • WpView
    Reads 19,472
  • WpVote
    Votes 1,304
  • WpPart
    Parts 8
instagram: sanemozell 🃏 Hiç işkence izlediniz mi? Alev alan bir tenin kokusunu içinize çektiniz mi? Ben izlemedim. Çünkü kızgın demirler derime bastırılırken gözlerimi sımsıkı yummuştum. Nihayetinde, on sene sonra hayattaydım. Şimdiyse başıma gelenlerin sebebine bakıyordum, nişanlıma. Avucumda iki fotoğraf vardı. İlkinde ben vardım. Yanımdaki de o'ydu. Joker'le birlikteydim. Objektife gülümseyen kadın bendim; gözlerimdeki saflık hâlâ ölmemişti. Yanımdaki adamın bakışları karanlıktı, sahiplenici ve soğuktu. Joker sadece adını fısıldadığı insanlara Saltuk olurdu. Bana hiçbir zaman o adı vermediği gibi yanındaki kadına öyle bir bakıyordu ki ona her şeyini vermişti sanki. Ben bir adama değil, bir örgüte tutulmuştum. Bir güce. Bir felakete. İkinci karede başka bir kadın duruyordu. Saçları sarı, yüzü ışığa dönüktü. Onun yanında duran adam da fazlasıyla tanıdıktı. Saltuk Temer Örs ile birlikteydi. Bu fotoğrafta Joker yoktu. Omuzları gevşek, dudakları yumuşak bir adam vardı. Sevmenin yükünü taşımayan, sevilen biri vardı. Bana bakarken aşık olduğunu düşünürdüm, öyle bir bakardı ki içim cız ederdi. Şimdi, bu kadına olan bakışlarını görünce kalbimin yandığını hissettim. Bana aşık olmadığını, bu kadını nasıl sevdiğini gördüğümde fark ediyordum. Ben, öteki kadındım. Ve yaşadıklarımın bin mislini bu adama yaşatmak için elimden geleni yapacaktım.
ÖYLE BİR UĞRADIM (Kitap Oldu) by Maral_Atmc6
Maral_Atmc6
  • WpView
    Reads 403,066
  • WpVote
    Votes 21,799
  • WpPart
    Parts 8
"Ondan hoşlanıyor musun?" Kıskanç çıkan sesine ne tepki vereceğimi bilemiyordum. "Ona sarıldın." Kaşları çatıldı. "Hoşlanmasaydın sarılmazdın. Hoşlanıyorsun ki sarıldın." Burnundan nefesini sertçe verdi. "Bana bile sarılmadın." Ters ters baktı. "Bana niye sarılmıyorsun?" Kıskandığı kişi en yakın arkadaşıydı. Ve onun arkadaşı benim babamdı. Hiçbir şeyden haberi yoktu. Eflah kim olduğumu bilmeden beni seviyordu ama ben, onun kim olduğunu bile bile ona âşık olmuştum. Benim günahım daha büyüktü. Bir insanın başına en kötü ne gelebilirdi? Babam gözlerimin önünde öldürüldüğünde ve onu öldüren annem olduğunda en kötüsünü yaşadığıma çok emindim. Artık annem cezaevinde, babam ise mezardaydı. Bundan daha kötü ne olabilirdi ki? 25 yıl geçmişe gitmek? Bu kötünün de kötüsü olabilir miydi? Ölümcül bir kaza sonucu kendimi 1998 yılında bulduğumda o an için bunun bir felaket olduğunu düşündüm. Felaket bir durumdu çünkü bu zaman diliminde anne ve babamla aynı yaşlardaydım. Onların hayatına bir yabancı gibi girmek zorundaydım. Ama aslında felaket sandığım şey mucize de olabilirdi. Mucizevi bir durumdu çünkü bu zaman diliminde annem cezaevinde, babam da mezarda değildi. Onların evlenmesinin nedeni annemin bana hamile kalmasıydı. Ana rahmine düşmeme sadece üç ay kaldığını anladığımda ise kendi doğumumu engellemenin nasıl olacağını düşünmeye başladım. Annemi cezaevinden, babamı da ölümden kurtarmanın tek yolu bu olabilir miydi? Belki de olabilirdi. Planını uygulamak için babamın arkadaşı Eflah'ın evine bir dadı olarak işe girmekse hayatımda verdiğim en kötü karardı. Bunu ona anlatmanın bir yolu var mıydı? Buraya ait olmadığımı, öyle bir uğradığımı anlatmanın bir yolu olmalıydı. Doğru insanı yanlış zamanda bulmak birine verilen en büyük ceza olmalı.
ÖTANAZİ OKULU(Kitap Oldu) by Maral_Atmc6
Maral_Atmc6
  • WpView
    Reads 7,992,582
  • WpVote
    Votes 197,141
  • WpPart
    Parts 18
Dilsiz bir kızın kalbi tüm kötülükleri kendisine çekiyordu. Hiçbir kalp bu kadar değerli olmamıştır. Yeşil, Ötanazi Okulu'na sürgün edildiğinde o yıllarda henüz bir çocuktu. Öz babasının onu nasıl bir yere mahkûm ettiğini bile bilmiyordu. Ötanazi Okulu, Amerika Birleşik Devletleri'ne bağlı olan Alaska'da açılmış karanlık bir okuldu. Bildiğiniz tüm o okulları unutun çünkü Ötanazi Okulunda öğretmenler ders vermiyordu. Her biri kendi dalında uzman bilimcilerdi ve oradaki amaçları bir okul dolusu öğrencinin üzerinde deneyler yapmaktı. Öğrenciler ise sıradan öğrenciler değildi çünkü her biri idam cezası almış mahkûmlardı. Okul onları satın alarak kendi deneylerinde kullanan karanlık bir girdaptan farklı değildi. Bir kez içine girince çıkmak mümkün değildi. Yeşil tüm o tehlikeli mahkûmların içinde göğsünde değerli bir kalple yaşamak zorundaydı. Herkes onun kalbini isterken kurtların içine atılmış bir kuzudan farklı değildi. Kalbini isteyenlerden biri de öz babasıydı. Babasının onun kalbi için okula tehlikeli bir suikastçı göndermesiyle, belki de tüm ezberler bozulmaya başlamıştı. Avcı'da her zaman bu kadar acımasız değildi. Özellikle ateşten kızıl saçları olan ve bir katile gülümseyen hasta bir kadını tanıyana kadar. Şimdi karar verme sırası ondaydı. Avını öldürmeli mi, yoksa korumalı mı? Sayfalar üzerinde konuştuğu bu dilsiz kadınla tam olarak ne yapmalıydı? "Kadın kandan korkuyordu, adam ise kan kokuyordu. Şimdi sen söyle; böyle bir durumda kadın özleyebilir mi ölüm kokan bir adamı?" dedim. "Kadın aptaldı adam ise kadına kör. Şimdi sen cevap ver; her şeye, herkese ve özellikle küçük bir kadına kör olan bir adam bekleyebilir mi kadın tarafından özlenmeyi?" diyerek bana cevap verdi.
KALINTI by cerennmelek
cerennmelek
  • WpView
    Reads 2,756,580
  • WpVote
    Votes 114,696
  • WpPart
    Parts 27
Psikiyatrist, karanlık kadar çekici ve zeki bir adam... Şizofren, öldürücü güzellikte bir kadın... Her şey çok normaldi ta ki kadının aslında şizofren olmadığını öğrenene kadar. Her şey karanlıktı, kanlıydı, tutkuluydu, acı verici, büyüleyici ve gerçekti. Bu aslında masal kadar inanılmaz ancak kırmızı kadar kızıl, siyah kadar karaydı.
SONSUZ by cerennmelek
cerennmelek
  • WpView
    Reads 3,730,643
  • WpVote
    Votes 237,527
  • WpPart
    Parts 59
"ÇIĞIR AÇANLAR Kategorisi - The Wattys 2016 Ödülü Sahibi" Mutluluk yoktu, sevinç yoktu, heyecan yoktu, korku yoktu, üzüntü yoktu, acı yoktu, hiçbir şey yoktu. Sadece saatin her geçen saniye vücuduma bıçak gibi saplanan akrep ve yelkovanı vardı. Bu saat sonsuzdu, sonsuzluktu. Ben sonsuzdum, sonsuzluktum. Eğer bu bir infazsa; zaman cellâttı, bense mahkum. Yayın tarihi: 20.12.2014 Bitiş tarihi: 17.09.2016 Tüm telif hakları saklıdır. Hiçbir şekilde kopyalanamaz ya da paylaşılamaz aksi takdirde gerekli yasal işlemler başlatılacaktır.
NÖROSA by cerennmelek
cerennmelek
  • WpView
    Reads 916,299
  • WpVote
    Votes 81,354
  • WpPart
    Parts 25
Bilinmezliklerle dolu bu girdabın içinde neler bulacağımı bilmiyordum. Tek bir hedefim vardı, o da sevgilimi kurtarmaktı. Ancak karşımdaki adamın tehlikeyle parlayan koyu gözlerinin tüm hayatımı ne kadar değiştireceğini henüz bilmiyordum. Bana Nörosa'yı getiren bu yabancının benim için zamanla bir araç olmaktan çıkıp amaç olacağını bilsem buradan hızla uzaklaşırdım ancak bilmiyordum. Ve Nörosa benim başlangıcımdı, Nörosa benim sonumdu. Nörosa umutsuz ruhlarının, son damlasını akıtan umuttu.