🎀Bilinen kitaplar🎀
28 histórias
ATEŞPARE (+18) de cerennmelek
cerennmelek
  • WpView
    Leituras 51,519,056
  • WpVote
    Votos 2,316,302
  • WpPart
    Capítulos 97
Korkmuyordum, ne karanlıktan, ne gürleyen gök gürültüsünden, ne de bana zarar verebilecek bir insandan. Çünkü ben karanlıktım, ben gürleyen göktüm, ben zarar görmezdim, ben zarar verirdim. Ben bir katildim. Bu bir sıfat değildi, bu benim mesleğimdi. 🔥 Yayınlanma Tarihi: 12.04.2020 Bu kurguda geçen kişi, kurum ve olaylar tamamen hayal ürünüdür. Uyarı: Eğer kurguyu spoi almadan okumak istiyorsanız, yorumları okumamanızı tavsiye ediyorum.
TOZLU PEMBE de Loresimaa__
Loresimaa__
  • WpView
    Leituras 2,401,244
  • WpVote
    Votos 160,359
  • WpPart
    Capítulos 29
Kesilen daldan yeşerir yeni çiçekler, umudu kalbinize çiçek gibi iliştirin diye... 🌿🌸
ÖTANAZİ OKULU(Kitap Oldu) de Maral_Atmc6
Maral_Atmc6
  • WpView
    Leituras 7,884,572
  • WpVote
    Votos 194,424
  • WpPart
    Capítulos 18
Dilsiz bir kızın kalbi tüm kötülükleri kendisine çekiyordu. Hiçbir kalp bu kadar değerli olmamıştır. Yeşil, Ötanazi Okulu'na sürgün edildiğinde o yıllarda henüz bir çocuktu. Öz babasının onu nasıl bir yere mahkûm ettiğini bile bilmiyordu. Ötanazi Okulu, Amerika Birleşik Devletleri'ne bağlı olan Alaska'da açılmış karanlık bir okuldu. Bildiğiniz tüm o okulları unutun çünkü Ötanazi Okulunda öğretmenler ders vermiyordu. Her biri kendi dalında uzman bilimcilerdi ve oradaki amaçları bir okul dolusu öğrencinin üzerinde deneyler yapmaktı. Öğrenciler ise sıradan öğrenciler değildi çünkü her biri idam cezası almış mahkûmlardı. Okul onları satın alarak kendi deneylerinde kullanan karanlık bir girdaptan farklı değildi. Bir kez içine girince çıkmak mümkün değildi. Yeşil tüm o tehlikeli mahkûmların içinde göğsünde değerli bir kalple yaşamak zorundaydı. Herkes onun kalbini isterken kurtların içine atılmış bir kuzudan farklı değildi. Kalbini isteyenlerden biri de öz babasıydı. Babasının onun kalbi için okula tehlikeli bir suikastçı göndermesiyle, belki de tüm ezberler bozulmaya başlamıştı. Avcı'da her zaman bu kadar acımasız değildi. Özellikle ateşten kızıl saçları olan ve bir katile gülümseyen hasta bir kadını tanıyana kadar. Şimdi karar verme sırası ondaydı. Avını öldürmeli mi, yoksa korumalı mı? Sayfalar üzerinde konuştuğu bu dilsiz kadınla tam olarak ne yapmalıydı? "Kadın kandan korkuyordu, adam ise kan kokuyordu. Şimdi sen söyle; böyle bir durumda kadın özleyebilir mi ölüm kokan bir adamı?" dedim. "Kadın aptaldı adam ise kadına kör. Şimdi sen cevap ver; her şeye, herkese ve özellikle küçük bir kadına kör olan bir adam bekleyebilir mi kadın tarafından özlenmeyi?" diyerek bana cevap verdi.
YARALASAR(Kitap Oldu) de Maral_Atmc6
Maral_Atmc6
  • WpView
    Leituras 17,644,348
  • WpVote
    Votos 701,962
  • WpPart
    Capítulos 56
"Soyun!" "Ne?" Yaşlı adam oturduğu masada kaşlarını çatmıştı ki yanındaki kadın tebessüm ederek bana döndü. "Sadece hırkanı çıkar ve bize sol kolunu göster." Tedirginlik içinde onlara baktığımda uzun bir masada oturan toplam on kişi görmüştüm. Ben kapıya yakın bir yerde duruyordum ve yanımda benimle aynı yaşta olan altı çocuk daha vardı. Sağımdaki kızın sol kolundaki yarasa damgasını gördüğümde sertçe yutkundum. Aynı damgadan benimde kolumda vardı. "Neyi bekliyorsun?" Bu soğuk ses yaşlı adamın sağ tarafında oturan kişiden gelmişti. Başını önündeki dosyadan hiç kaldırmadığı için yüzünü iyi göremiyorum. Hırkamı çıkardığımda benimle aynı hizada duran çocuklar koluma baktı. "Sende Yarasalardan birisin." Yaşlı adamın sesi huzursuz çıkmıştı. "Nasıl damgalandığını hatırlıyor musun?" Yine o adam konuşmuştu ve hâlâ başı önündeki dosyadaydı. İyi hatırlıyordum. "Hayır." Onlara güvenmiyorum. Cevabım ile kalem tutan eli hareketsiz kalmış fakat başını kaldırmamıştı. "Artık bizi neden buraya getirdiğinizi açıklayacak mısınız?" Yanımdaki çocuklardan biri konuşmuştu. Yaşlı adam sıkıntıyla bir nefes alarak bizlere baktı. "Aslında hepiniz aynı çocuk yurdunda bir zamanlar kaldınız. Peşinde olduğumuz biri var ve o yurttaki otuz çocuğu damgaladı. Şimdi yeniden ortaya çıktı ve Yarasaları bulup hepsini öldürüyor." Sanırım Yarasalar biz oluyorduk. "Bizimle işbirliği yapmak zorundasınız, tabii yaşamak istiyorsanız?" Masadakilere döndü. "Herkes kendi eğiteceği çocuğu seçsin. Unutmayın seçeceğiniz çaylaktan siz sorumlusunuz." Burada neler olduğunu anlamıyorum. Masadakiler bizi incelerken o başını hiç kaldırmayan adamın sesini duydum. "Gözlüklü kızı ben eğiteceğim." Burada gözlük takan sadece bendim.
SARKAÇ(Kitap Oldu) de Maral_Atmc6
Maral_Atmc6
  • WpView
    Leituras 17,085,701
  • WpVote
    Votos 629,763
  • WpPart
    Capítulos 31
"Delilerin sevdası hoyrat bir fırtına gibidir. Günün başında seni sarsan fırtına, gecenin şafağında ılık bir esintiye dönüşüp kaburgalarının arasına sokulur." Saka ve Sanrı'da tanıdığımız Gurur ve Farah'ın hikayesi. SVS'den bağımsız bir kurgu olduğu için Sarkaç'a başlamak için önce Saka ve Sanrı'yı okumanıza gerek yoktur.
SAKA VE SANRI(Kitap Oldu) de Maral_Atmc6
Maral_Atmc6
  • WpView
    Leituras 38,007,369
  • WpVote
    Votos 1,659,503
  • WpPart
    Capítulos 67
"Karımı artık yanımda, odamda ve yatağımda görmek istiyorum!" diye bağırınca donup kaldım. Ne söylediğinin farkında mıydı? Bir başkasının kimliğiyle evlenmek mümkün müydü? Gerçekten nikâhta bile sahtekârlık yapılabilir miydi? Başına gelene kadar Bige Saka bunun mümkün olduğunu sanmıyordu. İlk görüşte aşktı onunkisi, bu yüzden âşık olması ve duygularına yenik düşüp evlenmesi çok hızlı olmuştu. Evlendiği gün sevgilisinin bir dolandırıcı olduğunu öğrenmişti. Üstelik zaten evliydi ve başka bir adamın adını, soyadını, kimliğini hatta gerçeğinden ayırt edilemeyecek imzasını kullanarak Bige'yi evlendiklerine inandırmaya çalışmıştı. Son ana kadar Bige bu gerçeği görememişti. Peki, nikâh cüzdanında adı geçen gerçek Karun Kalender kimdi? Evlendiğinden haberi var mıydı? Böyle bir durumda nikâh geçersiz sayılırdı değil mi? "Ne demek nikâh geçerli?" Şaşkına dönmüş bir halde avukata bakıyordum. Benden haberi bile olmayan bir adamın karısı olduğumu mu savunuyordu? "Üzgünüm Bige Hanım," dediğinde olağan bir şeyden bahseder gibi sakindi. "Nikâh memuruna kadar her şey gerçek. Eski sevgiliniz Serhat Bey ile o masaya oturduğunuzu doğrulayacak hiç görgü tanığınız yok. Bu nikâhın başka bir adamın kimliğini kullanarak kıyıldığına dair hiçbir kanıtınız yok. Böyle bir durumda yapılacak en mantıklı şey Karun Bey'i bulmak ve ona olanları anlatıp boşanma evraklarını imzalatmak." Bu adam ne dediğinin farkında mı? Bahsi geçen adamın benden haberi bile yoktu. Karşısına geçip ona ne diyeceğim? Senin ruhun bile duymadan evlendik hadi şimdi de boşanalım mı? Bu koskoca bir saçmalıktı!
KAYIP YÜZYIL de kizilyakamoz22
kizilyakamoz22
  • WpView
    Leituras 12,860
  • WpVote
    Votos 1,310
  • WpPart
    Capítulos 5
Burada zamanı yalnızca bir geçiş değil, bir sınavdır. Geçmişten gelen bir insanın, gelecekte "insan" sayılmadığı bir dünyaya uyanışını anlatır. Arkeolojiyle başlayan hikâye; kimlik, güç ve insanlığın tanımı üzerine rahatsız edici sorular sorar: İnsan olmak genetik midir, yoksa hafıza mı? Değer, doğuştan mı gelir yoksa sonradan mı verilir? Yüz yıl sonra geçirilen mutasyonlar, insan bedenini değiştirirken; iktidar, farklı olanı tanımlamaya ve kontrol etmeye çalışır. İki metreyi aşan bir imparatorun karşısında duran genç bir kadın, artık bir buluntu değil; bir istisnadır. Ve istisnalar, her çağda korku yaratır.
SOKAK NÖBETÇİLERİ de asliaarslan
asliaarslan
  • WpView
    Leituras 58,725,766
  • WpVote
    Votos 2,260,035
  • WpPart
    Capítulos 63
16 Mayıs 2021 güncellemesi: Bölüm yorumlarında fazlasıyla spoiler olabilir, eğer hoşlanmıyor ve keyif alarak okumak istiyorsanız yorumlara bakmayın. Bütün Sokak Nöbetçileri'nin gözleri benim üzerimdeydi, benim gözlerim ise onun turkuaz rengi gözlerinden ayrılmıyordu. Hepimiz yine bir amaç uğruna toplanmıştık. "Sokak çocuklarını her gördüğünüzde saçlarını okşayın," dediğimde gözlerim onun kumral saçlarına kaydı, alnına bir tutam saç düşmüştü ve her zamanki gibi dağınık, özensizdi. "Onları sevin, gülümseyin. Bir gün o çocukların büyüyeceğini ve karşınıza çıkacağını unutmayın." Hafifçe tebessüm ettiğimde canım hiç olmadığı kadar fazla yanıyordu. "Büyüdüm, büyüdün, büyüdük." Ona doğru bir adım attım ve başımı kaldırıp "Keşke hiç büyümeseydik," diye fısıldadım. "Keşke büyümeseydin. Keşke o sokaklara ait kalsaydık." Öfkeli değil, bıkkındı. Ruhsuz değil, tepkisizdi. Yalnız değil, kimsesizdi. "İçimi sokaklara çevirmenin bir yolu var mı?" diye sorduğunda sesinde ilk defa başkaldırı yoktu, vazgeçiş vardı. "Kendimi değil ama seni o sokaklarda yaşatıp gizlemek istiyorum."
Okyanus'un Kül'ü de Canss_lily
Canss_lily
  • WpView
    Leituras 353,464
  • WpVote
    Votos 20,722
  • WpPart
    Capítulos 40
Gerçek Ailem ve Asker Kurgusudur. . Ben Okyanus, büyük bir Yangın'dan çıkmayı başarmış ama Kül'e dönmüş bir İstihbarat Ajanı. Karanlık ve fırtınalı bir Okyanus, Kıdemli Üsteğmen Okyanus Kaya... Okyanus, içine çektiği herşeyi hırçın dalgaları ile boğardı. Mahvolurdu ama kendini kaybetmezdi. Ben Okyanus'tum, öyleyse neden kendi kendimi boğuyordum? Okyanus'un, yıllar boyunca kendini korumak için zorlukla inşa ettiği duvarları onu yeni bulan gerçek ailesi yıkmayı başarabilecek miydi? Okyanus'ta boğulacak mıdır? Yangın'da Kül'e mi dönüşecektir? Yoksa komutanının orman gözlerinde kaybolacak mıdır? Nefret ettiği gökyüzünü tekrar sevmeye başladığında her şeyin üstesinden gelmeyi öğrenebilecek miydi? Peki ya, Kızıl ailesi? Aile sırları, Okyanus'un bilinmeyen geçmişi... Alabora Timi ve Kızıl Timi neden birlikte görev almaya başladı? Çözülmesi gereken askeri bir sır vardı ama herşey de küçük bir kızda saklıydı... Okyanus mu? Kül mü? Yoksa her ihtimalde de Okyanus'un Kül'ü müydü? "Kıdemli Üsteğmen Okyanus Kaya, Şanlıurfa. Emret, komutanım!" "Yüzbaşı Deniz Akif Alabora, Şanlıurfa. Emret, komutanım!"
KAÇIŞ ve KÖRDÜĞÜM (FİNAL)  de varolmamiskitaplar
varolmamiskitaplar
  • WpView
    Leituras 157,475
  • WpVote
    Votos 7,855
  • WpPart
    Capítulos 41
Karadeniz'in fırtınalı kıyılarında, genç bir kadın özgürlüğü için hayatını riske atar. İnci, ailesinin zoru ile adım attığı düğünden kaçarken, yıllar önce hayatını kurtardığı Yusuf ile karşılaşır. Yusuf, geçmişteki bir borcun ağırlığıyla ona yardım eder. Ancak her şey, kaçınılmaz bir yalanın etrafında şekillenir: Bu yardım İnci'nin peşine düşen tehlikeleri savuştururken, iki yabancı arasında beklenmedik duyguların filizlenmesine neden olur. Fakat Karadeniz'in dalgaları gibi, hiçbir sır sonsuza kadar saklı kalamaz. İnci ve Yusuf, sahte bir oyunun içinde gerçekleriyle yüzleşmek zorunda kalırken, aşk, güven ve cesaretin sınavını verirler. Ama bu oyun, iki kırık kalbi bir araya getirebilecek kadar güçlü müdür? #1Karadeniz #1Anlaşma #1İnci #1Kader #1Yusuf #1imkansız