Kitapmı aşk bahçelerimm
106 stories
KÜLDEN ADAM by iremtopan
iremtopan
  • WpView
    Reads 338,908
  • WpVote
    Votes 17,688
  • WpPart
    Parts 28
Sezen Aslanoğlu'nun zarif boynu canından çok sevdiği abisi ailesinin saadeti için husumetli ailenin oğluyla evlenmesi gerektiğini söylediğinde ilk kez eğilmişti. Ailesi için üzerine düşen sorumluluğu kabullenmişti ta ki evlenmek zorunda olduğu adamın onu mahveden eski sevgilisi olduğunu öğrenene kadar. Ne yapacağına dair hiçbir fikri olmasa da ne yapmayacağını adı kadar iyi biliyordu. O adamla evlenmeyecekti. Sezen bu evlilikten kendi iradesiyle kurtulamayacağını ve tek çıkar yolunun kendi kontrolü altında yapacağı bir anlaşmalı evlilik olduğunu fark ettiğinde, kartlar yeniden dağıtıldı. Aradığını buldu. Abilerinden borç alıp sırra kadem basan ve aylarca bulunamayan adamı. Kenan'ı. 🖇️ "İndir o silahı abi." Abim beni dinlemeden Kenan'a kilitlenmişken sesimi yükselttim. "Abi indir dedim!" Metin abim kaşlarını çatıp öfkeyle konuştu. "Sana ne oluyor Sezen, geç içeri." Aldırmadım, ona bakmadım bile. "O silahı beline sok ve namluyu indir Oktay, sevgilimi öldürmeyeceksin." "Ne?!" "Ne?!" Omuzlarımı silktim. "Sizi ben tanıştırmak istiyordum fakat siz elinizi çabuk tutmuşsunuz." Abilerimin bakışları üzerime dönmüşken gelen o şaşkın "Ne?!" sesiyle birlikte sinirle gözlerimi yumdum ve üçümüz de ona baktık. O ise bana bakıyordu. Tebessüm ettim. "Sorun değil aşkım," Dedim ölmemesi için beni anlayıp ayak uydurmasını umarak. Hayatlarımızı kurtarmaya çalışıyordum fakat yardımcı olmuyordu. "Bugünün geleceğini biliyorduk artık numara yapmana gerek yok. Buraya kadarmış." Abilerimin şaşkın bakışları karşısında gerçekten zevkle sırıttım, bu kez şaşırtma sırası bendeydi. Son kozumu oynuyordum ve bu kez, elim her zamankinden güçlüydü. Kenan'ı bulmuştum. "Şimdi sevgilimi mezarından çıkarın. Konuşmamız gereken şeyler var."
DİLHUN by Helinmavi1
Helinmavi1
  • WpView
    Reads 10,384,341
  • WpVote
    Votes 404,107
  • WpPart
    Parts 56
"Ulan bari Polat de." dedi. Sesi yalvarır gibi çıkmış gözleri beklentiyle doluydu. "Mirza demiyorsan deme ama en azından Polat de." "Sen yengeye Elif diyor musun?" dedim alayla bir dizinin repliğine gönderme yaparak. "Sen Polat de. Gerekirse dünyadaki tüm kadınlara Elif diye seslenirim." dedi. Yayınlama tarihi: 01.05.2023
KELEBEKLER BİR GÜN YAŞAR by Helinmavi1
Helinmavi1
  • WpView
    Reads 1,886,318
  • WpVote
    Votes 90,004
  • WpPart
    Parts 39
Dilhun kitabında geçen Karan ve Mavi'nin hikayesidir. Bu kitabı anlamak için diğerini okumanıza gerek yoktur. Kırdığın kalbin vebaliyle yaşar, Seni bir daha kalbine almayacağı gerçeğiyle ölürsün. Unutma; Gitmek, ihanet etmektir. Gitmek, seni aslında sevmedim demektir. Gitmek, sana adanmış bir kalbin içine acımasızca tükürmektir. Ve gitmek, En çok sen demektir. Yayınlama tarihi: 14.02.2024
KÖPRÜ KRALI by MRVAKYZ7
MRVAKYZ7
  • WpView
    Reads 190,835
  • WpVote
    Votes 10,440
  • WpPart
    Parts 23
Not: Kitap artı on sekiz unsurlar barındırmaktadır. "Seni bekliyor muşum!" Boynundaki sert çıkıklık inip kalktı. Yüzümü kaldırıp gecenin karanlığını varlığına giymiş gözlerine baktım, dipsiz bir kuyuya düşmüşcesine bedenimin üzerindeki hükmünü kaybetmiştim o gözlere bakmakla. Sıcak nefesi yüzümü yakarken başımın arkasına uzanan ellerinin baş parmakları yanaklarımda geziyordu. Tutuşu sıkılaştı, gözlerimi gözlerinden ayırmamı istemiyordu. "Aslında hep seni bekliyormuşum." Sesi ılık ve sessiz bir rüzgar gibi dudaklarımda gezdiğinde iç çektim. Kokusu yeniden zihnime işledi kalbimde derinlerdeki bir yeri yaktı ve o acı gözlerimden yaş olup süzüldü. Başparmaklarının ıslanmasıyla kavisli sert kaşları çatıldı. "Şimdi seni buldum ve adıma yemin olsun ben Pars Tuna, son nefesimi bile dudaklarına vereceğim." Ve dudakları o sahiplenici talepkarlığı ile benimkilere kapandığında tüm evrende sadece ikimiz vardık. '''Pars karanlık bir dünyanın sözü geçen lideridir. Namı diğer köprü kralıyken hayattan aşka dair bir beklentisi yoktur. Yakın zamanda sevdiği kadın tarafından terk edildiğinde yalnızlığa yemin etmişken şifalı bir çift elin ruhundaki tüm yaraları sarıp onun tüm hayatı olacağından habersizdir... '''
YEDİNCİ OĞUL (kitap oldu) by MRVAKYZ7
MRVAKYZ7
  • WpView
    Reads 574,816
  • WpVote
    Votes 21,335
  • WpPart
    Parts 56
Revize edilip KİTAP OLDU... NOT: Kitapta artı on sekiz unsurlar mevcuttur. Gece ve ayın birbirlerine ait olduklarını düşünürdüm. Ta ki gecenin amacının ayı yutmak olduğunu fark edene dek! Kim derdi ki gece aslında ona ışık veren aya düşman! Birimiz karanlığın diğerimiz de aydınlığın varisiydik. Onun görevinin beni yok etmek olduğunu öğrenene kadar hayatımı çoktan ellerine teslim etmiştim, asıl amacını öğrendiğimdeyse, artık sadece hayatım değil ruhum da onun ellerinin arasındaydı. Ben bir arafta değildim. Araf demek cenneti de bir ihtimal kılmak demekti çünkü. Ben cehennemdeydim ve cehennemin en görkemli gardiyanı ile bir kumar oynuyorduk ve ikimizde biliyorduk! İkimizden birinin bu oyunu kazanması imkansız! Öyleyse bahisler açılsın, kalpler ortaya silahlar hemen yanına konulsun... Şimdi şeytanlarla dans zamanı...
ACININ BÜYÜTTÜĞÜ KADIN by incompatiblewriter
incompatiblewriter
  • WpView
    Reads 494,312
  • WpVote
    Votes 23,255
  • WpPart
    Parts 50
3 yıl önce âşık olduğum adamın bir anda hayatımın ortasına düşmesini mucize olarak adlandırdım, yanıldım. Uğruna sayısız cümleler kurduğum adamın büyük bir yalandan ibaret olduğunu gördüm, yıkıldım. Şefkatinin ruhumdan sızıp kalbime mürekkep gibi damlasını sevgi sandım, mahvoldum. İhaneti mucize, şefkati sevgi, cellâdımı cümleler sandım. İşte ben o zaman bir sandalyenin tepesine çıkıp, parmak uçlarımın üzerinde durdum. Urganımı boynumda, celladımı yanımda, aşkımı karşımda buldum. O okyanus mavisi gözlerde bir kez daha boğuldum. [Okyanus ve Bataklığın hikâyesi] *** Not: Acının Büyüttüğü Kadın isimli ilk hikâyedir. 12.02.2016
CANAVARIN DA KALBİ VARMIŞ by thekabal
thekabal
  • WpView
    Reads 3,179,397
  • WpVote
    Votes 258,511
  • WpPart
    Parts 31
"Hoşuma gidiyorsun ama seni öldürürüm."
MOR SÜTYEN  (Yarı Texting) by swmsaw
swmsaw
  • WpView
    Reads 363,828
  • WpVote
    Votes 17,835
  • WpPart
    Parts 23
Bazı düşüşler yere çakılmakla değil, bir canavarın inine düşmekle son bulur." İz, hayatını viyolonselinin kalın tellerine ve siyah dantellerine saklayan, melankolik bir konservatuar öğrencisiydi. Tek istediği, notaların gürültüsüyle dünyayı susturmaktı. Pusat, hayatını kırdığı kemiklerin sesiyle kazanan, öfkesi bileğine takılan elektronik kelepçeyle eve hapsedilmiş bir yeraltı dövüşçüsüydü. Tek gerçeği, sınırları çizilmiş o dört duvardı. Biri yukarıda sanat yaratıyor, diğeri aşağıda vahşeti dizginlemeye çalışıyordu. Ta ki o geceye kadar. İz'in balkona astığı mor sütyen, rüzgarın ihanetiyle aşağı süzüldüğünde, sadece alt kata düşmedi. Pusat'ın yasaklı bölgesine, tam kucağına düştü. Pusat dışarı çıkamazdı. İz aşağı inmeye korkardı. Telefon titredi. Gönderen: Alt Kat Mesaj:"Eşyan kanlı ellerimin arasında. Ve biliyorsun viyolonselist, ben bu evden çıkamam. Eğer onu geri istiyorsan, benim kafesime girmek zorundasın." Sanat, şiddete teslim olduğunda notalar susar. Şimdi sahne sırası, kafesteki canavarda.
𝖢𝖠𝖭𝖧𝖨𝖱𝖠Ş •𝖣İ𝖫𝖣𝖠𝖱•(AŞİRET +18) DÜZENLENİYOR.... by Sevval_Alpar01
Sevval_Alpar01
  • WpView
    Reads 1,203,258
  • WpVote
    Votes 45,650
  • WpPart
    Parts 43
"O silahı elinden indir!" dediğimde, yan duran vücudunu ağır ağır bana doğru çevirdi ama o silah abimin alnına daha da bastırıldı. Yüzündeki sinsi tebessüm meydandaki herkesin yüreğini sıkıştırıyordu. "Yoksa?" diye soruşu, meydandaki bütün insanları endişelendirmeye yeterdi. Kalabalığın nefesi bir anlığına tutulmuş gibiydi. Çenemi herkesin inadına dikleştirip, gözlerimi onunkilere kilitledim. "Yoksa sana yemin olsun! Bu meydanı kanınla yıkarım!" diye bağırdım. Sözlerim gökyüzüne çarpıp geri indi, meydanda taş kesilmiş onlarca insanın üzerinde yankılandı. "Efsun!" diyen abime bakmadım. Gözlerim, kanla kaplanmış yüzüne kayacak olursa gardımın düşeceğini biliyordum. Onun bitap nefesi bile içimdeki öfkenin dengesini bozabilirdi. "Demek kanım ile yıkarsın ha!" dediğinde, fısıltısı bile meydanı inletti. Sanki rüzgar, sesi alıp bütün taş sokaklara taşıdı. Kalabalık tek bir ağızdan derin bir nefes aldı, kimse kıpırdamaya cesaret edemedi. "Azad ağa, yaparım bilirsin! Bu seni ilk vuruşum olmaz!" deyişimin ardından kaşları çatıldı. Çelik gibi bakan gözleri bir anlığına karardı. O an kalabalıktan birkaç kişi korkuyla geriye doğru koştu; ayak sesleri taş zeminde yankılandı. Koskoca Mardin! Her taşında kanın, her sokağında intikamın yankılandığı o şehir... En iyi o bilirdi; yıllar önce nasıl AZAD KARAASLAN'ı gözümü bile kırpmadan vurduğumu. O gün güneş batmamıştı sanki, Mardin yasa bürünürken Diyarbakır'da zılgıtlar eşliğinde birçok kapıda düğün yapılmıştı. Gözyaşı ile kahkaha aynı anda yükselmişti gökyüzüne. Ben, EFSUN ŞANLI... Yıllar önce babamın kanını akıtan adamın kanını bu meydanda dökmüştüm. Zerre korkmadan, zerre aşkımı aklıma getirmeden. O an kalbimde ne kadınlık ne merhamet kalmıştı; sadece intikamın soğuk ve keskin tadı vardı.