lesyeuxde_gece
Lale, sessiz ve kendi dünyasında yaşayan genç bir veterinerlik öğrencisidir. Hayatını dersleri, hayvanlar ve küçük rutinleri arasında geçirirken, şehrin kenar mahallelerinden birinde yaşayan arkadaşına gittiği bir akşam, hayatı geri dönülmez bir şekilde değişir.
Sokakta yürürken bir adam tarafından sıkıştırılır. Tam her şey kontrolden çıkmak üzereyken, o mahallenin tanınan gençlerinden Doğan ortaya çıkar ve Lale'yi kurtarır.
Doğan, kendisini sanayide çalışan, kendi halinde bir tamirci olarak tanıtır. Aralarındaki mesafe, Doğan'ın tesadüfî bir şekilde sürekli Lale'nin karşısına çıkmasıyla yavaş yavaş kaybolur. Lale, onun sert görünüşünün aksine oldukça sıcak olan davranışları ve konuşmalarından zaman geçtikçe etkilenir. Doğan ise daha Lale mahalleye adımını attığı o ilk an onu görmüş ve ondan etkilenmiştir. Kendi deyimiyle sevdaya düşmüştür. Bu tesadüfî karşılaşmalar, yerini tutkulu bir ilişkiye bırakır.
Ancak arka planda her şey çok başkadır. Doğan, kendi hayatından çok farklı bir hayatı ve değerleri olan Lale'nin kalbine girebilmek için her türlü yalanı söylemiş ve oyunu oynamıştır. Aslında ne Doğan'ın hayatı, anlattığı kadar sade ve masum; ne de davranışları ve konuşmaları Lale'ye sunduğu gibi sıcak değildir. Ve aslında hiçbir şey tesadüfî değildir. Göründüğünün aksine o, şehrin karanlık yüzünde söz sahibi olan tehlikeli bir çetenin lideridir.
Lale, bir gün Doğan'ın gerçek kimliğini ve içinde bulunduğu karanlık dünyayı öğrenir. Bu gerçekle sarsılır. Sevdiği adam ile inandığı değerler arasında sıkışıp kalır. Lale için sevgi, bir yalanın üzerine inşa edilemez. Hayal kırıklığı ve korku, sevgisinin önüne geçer ve Doğan'dan ayrılır.
Doğan içinse Lale'den vazgeçmek, ölmekten beterdir. Ve bu ayrılık kararı onun için kabul edilebilir bir son değildir.