iremmumcu_
Kaybettiklerimiz, bir yapbozun eksik parçaları gibidir-yerleri asla doldurulamaz, sonsuza dek kayıp kalırlar.
Kayboluşun hikâyesi...
Tüm imkânsızlıklara rağmen Liora, kendini Aidan'ın esareti altında bulur-benzeri olmayan bir aşkın, akıl sınırlarını aşan bir tutkunun içinde.
Birbirine böylesine sıkı bağlanmış iki ruh... Gerçekten özgür kalabilirler mi hiç?
Bir sarılış sığınaktı. Tek bir dokunuş, kelimelerin asla anlatamayacağı duyguları uyandırmaya yeterdi. Sadece bir kucaklanma, insanın yalnız olmadığını hatırlatırdı. Sözler yetersiz kaldığında, bir sarılış her şeyin ilacı olurdu. O bir armağandı, sessiz bir söz-Ben buradayım. Hep.
Bir sarılış aşktı. Sonsuza dek süren bir aşk...
Ya da belki bir hapishaneydi. Birbirine dolanmış kolların ördüğü, asla çözülmeyecek bir müebbet.
Ama esaret hiç bu kadar büyüleyici hissettirmiş miydi?
Bazen geriye kalan tek şey, kadere teslim olmaktır.
Ve eğer karanlıkla oynarsan, ona dönüşmen kaçınılmazdır.