n_nurkya
- LETTURE 4,568
- Voti 3,052
- Parti 13
"Alt kirpik çizgisi hafif belirgindi, uykusuzluktan değil çok düşünmekten gibiydi..."
Bu dünyada aşk; üzeri acılarla kapatılmış bir mezar taşıydı ve bu insanlar o mezarın etrafında el pençe divan durmuş yas tutanlar değil, mezarı kazanlardı.
Aşk bir ölüm kalım oyunuydu.
Onlarsa oyuncuları, baştan yazanları.
Bu, sadece bir aşk hikayesi değildi. Bu; kalplerin seslerini susturamayan bir dünyanın en çarpıcı isyanıydı..
"Kül yasası madde on;
Saray hanedanına karşı yöneltilen her türlü hücum ve suikast teşebbüsü, faili için helâk hükmü doğurur ve bu fiil intihar mesabesindedir. Hayatta kalmayı murat eden her fâni kul, evvelâ Hakk Teâlâ'ya, ardından devlet nizamına hürmet ve itaat ile mükelleftir. Tanrı'nın mukaddes ahkâmını inkâr eden, halkı kin ve adavete sevk eden, taşkınlık ve fesat ile cehennemi müstehak kılan her kimse; Hakk'ın adalet urganıyla dara çekilip idam edilecektir. Ruhları Hakk'a rücü ettiğinde cehennem azabına dûçar olurken, günaha bulanmış cesetleri dahi bu fâni âlemde sahtî bir cehenneme teslim kılınacaktır."
K.A.
"Sevmek mi haramdı yoksa sevdiğini göstermek mi?
Biz mi günahkardık yoksa atan kalplerimiz mi?
Vur ateşe bir kadeh daha sevgilim,
Bir gece iki günün artık ne önemi vardı ki?"
(Bahsi geçen şahıslar tamamen hayal ürünü olmakla birlikte evren kör olmayanlar için fazla bilindiktir.)