Kkuyycaklarım
3 stories
Bir Kalp Eksikti by luennamoon
luennamoon
  • WpView
    Reads 349
  • WpVote
    Votes 28
  • WpPart
    Parts 12
"Her canavarın bir zayıflığı vardı. Onunki ise hiç sahip olmadığını sandığı bir kalpti."
Karanlık Tutsak by kedidemekpisidemek
kedidemekpisidemek
  • WpView
    Reads 10,297
  • WpVote
    Votes 517
  • WpPart
    Parts 5
"Kaderin altın kafesi mi, yoksa isyanın kıvılcımı mı daha güçlü? Mahru, doğduğu andan itibaren hayatının çizgileri çoktan çizilmiş bir dünyada, güçlü bir ailenin tek kızı olarak gözlerini açar. İtaatkar bir eş olması için yetiştirilse de, kalbinin derinliklerinde özgürlüğe susamış bir ruh taşır. Kendi kararlarını alma hayali bile yasaktır. Karun, kudretli Karahanlı ailesinin varisi. Sert kuralları ve çelik gibi iradesiyle, gelecekteki eşi üzerinde mutlak bir hakimiyet kurmaya hazırdır. Onun için sahiplenmek ve korumak, sevginin tek dilidir. Ancak bu distopik evrende, fısıltılar yükseliyor ve kurallar çatlıyor. Mahru'nun içindeki isyan alevi, Karun'un katı duvarlarını sarsmaya başladığında, kaderin yazdığı son yeniden yazılabilir mi? UYARI: Bu kitap, farklı bir evrende geçen distopik bir kurgudur. Yetişkin okuyucular için uygun içerik bulunmaktadır." Neden bu info işe yarar?
KÜLDEN PORTRELER by zerapln
zerapln
  • WpView
    Reads 290,287
  • WpVote
    Votes 16,169
  • WpPart
    Parts 25
Acının ve dengesizliğin etkisiyle sırtüstü sertçe yere düştüm. Acıyla inledim. "Ah!" Sırtım ve kalçam çok acımıştı. Başım kaldırıma çarptığında dünyam sarsıldı, görüşüm bulanıklaştı. Şapkam başımdan koptu, saçlarım bir örtü gibi yere yayıldı. Yağmur damlaları yüzüme çarparken baş ucumda dikilen devasa silüetin karaltısı gökyüzünü kapattı. Bana üstten bir bakış attığını hissettim ama acıdan yerde kıvranıyordum. Bileğim çok acıyordu, başımın içinde bir uğultu vardı. ​Adam, ayaklarımın ucunda bana bakarak ceketinin kol düğmesini sakince ilikledi. Eğilmedi, elini uzatmadı. Sadece o buz gibi, ruhsuz sesiyle sokağın sessizliğini parçaladı: ​"Bugünü günlüğüne yaz küçük katil." Söylediği sözler bedenimin baştan aşağı titremesine sebep oldu. O yağmurun altında yerde sırtüstü iki büklüm yatarken kulağıma gelen sesler tenimden yayılıp kalbimin içine girdi. Kolunu kaldırarak kol saatine göz ucuyla baktı ve ardından gözlerini tekrardan bana çevirdi: "Bugün 24 Ocak 2026, saat 21.43." ​Bana doğru bir adım daha attı. Başımın ucuna doğru geldi ve durdu. Hafifçe eğilerek gözlerimin içine baktı. Gölgesi üzerime bir kefen gibi serildi. ​"Bugün celladınla karşılaştın." ... Nefsi müdaafanın sonucu ölüm oldu. Bir çocuk öldü. Günah keçisi ilan edilen kadın, ölen çocuktan daha masumdu. Ama kader ondan yana değildi. Sonuçları ağır oldu; geride kalan şey, saçlarının yerde bıraktığı enkazın izleri oldu. Celladının ölüm kokan gözleri merhametsizdi; kadın intikam ateşinin cayır cayır yandığı celladının kollarına sığındı, kül oldu. Adam yerdeki enkazına baktı, intikamın verdiği hazla izledi yerdeki kadını. Artık onun istediği portreye yerleşmişti, ona bağımlıydı. Yeni kimliğini o yaratmıştı.