.
23 stories
KURU KARANFİL by elomelo11
elomelo11
  • WpView
    Reads 45,497
  • WpVote
    Votes 2,262
  • WpPart
    Parts 28
"Üzülme," dedi buzdan farksız sesiyle. Dudaklarımın arasından bir hıçkırık savruldu. "Canın sağolsun," gözlerini bana çevirmiyordu. Gözlerinde daha önce hiç şahit olmadığım bir yangın vardı ve bu yangının müsebbibi bendim. Tam evden çıkacakken son kez yüzüme baktı. "Ben seni sevdim Niran. Sana bir de bu acıyı yaşatamazdım, ben sana bunu yapmayacaktım." Yutkunmaya çalıştı fakat yutkunamıyor gibiydi. "Ben," dedi. "Ben sana kıyamazdım." "Özür dilerim," Diye fısıldadım ama o beni duymadı. Başını yere eğdi, gözlerime bakmadı. Her zaman dediği olmuştu, ben onun cehennemi olmuştum. "Gelen senden gelsin Niran Akçabey," Akçabey dedi, daha çok ağladım. "Senden gelen başım gözüm üstüne." Sırtını son kez bana döndü. "Ama sakın unutma," dedi bana bakmadan. "Sırta bıçak saplandı, asıl hikaye şimdi yazılmaya başladı." Arhan Miraz Karasoy bu gece sevdiği kadın tarafından sırtından bıçaklandı; yükü Arhan'ın avuçlarında çaresizlik, Niran'ın omzunda kambur oldu. - "Yalvarırım söyle Niran, adın bile cehennem demekken," dedi beni yakmak ister gibi. "Sen, benim bu dünyadaki cehennemimken; neden hala senden gidemiyorum?" Kuru Karanfil 🕊️ Elvan Naz. 'Kuru Karanfil' adında ilk kurgudur.
ÖLMEK İÇİN DOĞDUK  by burhanakgun
burhanakgun
  • WpView
    Reads 2,481
  • WpVote
    Votes 243
  • WpPart
    Parts 22
Uyarı: Bu eser yetişkin okurlara yöneliktir. Şiddet, argo dil ve psikolojik olarak rahatsız edici temalar içermektedir. Dört genç, sert hocalarının verdiği ceza ödevini araştırmak için girdikleri eski bir kütüphanenin dehlizlerinde, beklenmedik bir zaman girdabının içine çekilerek kendilerini tarihin en kanlı ve keskin döneminin tam ortasında bulur. Geriye dönme umudunun imkansız olduğunu acı bir şekilde anladıklarında, artık tek seçenekleri vardır: Bilmedikleri bir çağın taht savaşlarında, entrikalarında ve ölümcül ihanetlerinde hayati roller üstlenmek. Sıradan hayatlarından kopup birer piyon veya kahraman olmak zorunda kalan gençler, kimin dost kimin düşman olduğunu ayırt edemedikleri bu acımasız dönemde, her günlerini hayatta kalma mücadelesi olarak geçirecektir. Çünkü bu gerilim dolu yolculukta bilmeleri gereken tek şey şudur: Bu tehlikeli labirentte yolunu bulabilmenin ve kaderlerini kabul etmenin tek anahtarı, o kadim sözü hatırlamaktır: "Ölmek İçin Doğduk." Kitap, her sayfasında dönülmez bir sona doğru ilerlerken, sizi; bu dört gencin nefes kesen mücadelesine tanıklık etmeye davet ediyor.
ALACAKAN by yazalven
yazalven
  • WpView
    Reads 2,970,917
  • WpVote
    Votes 115,942
  • WpPart
    Parts 16
"Kalbini savaş meydanında bırakmış bir asker, o intikamı elbet bir gün alır." Kurter Alacakan... Lakabı Alakurt olan; adı askerî raporlarda kahraman, düşmanların hafızasına ise cehennem olarak kazınan genç ve acımasız bir komutandı. Ama kalbini savaş meydanında bıraktığı o gecenin şafağında, karşısına hayatının en büyük imkansızı olan General'in kızı çıktığında, oyunun bütün kuralları bozulacaktı. Laren Karalev... Asil bir ailenin gölgesinde büyümüş, geçmişi sırlarla dolu genç bir cerrah adayıydı. Ancak neşter tutan ellerini, silah tutan bir adamın yarasına bastırdığında, hayatındaki tüm doğrular kana bulandı. Karanlıkta parlayan bir kolye. Savaş meydanında bırakılmış bir künye. Ve kanla yazılmış bir kader. Alaca ve Alacakan. Biri öldürmek için yaşar, diğeri yaşatmak için savaşır. Fakat ikisi birlikte intikam için bir yola çıktığında, hiçbir şey aynı kalmayacaktır. "Neredeyim?" "Alacakan'dasın." ALACAKAN.
THALRON: ADANMIŞLAR by asliaarslan
asliaarslan
  • WpView
    Reads 558,902
  • WpVote
    Votes 45,320
  • WpPart
    Parts 19
Seneler... Seneler sonra, dünya, nefes almanın bile zarar verdiği geri dönülemez bir felaketle sarsıldı. Ve hiçbir şey aynı kalmadı. Milyonlarca insan öldü, geriye kalanlar ise hayatta kalmak için dünyalarını yeniden kurmak zorunda kaldı. Burada doğmak ve ölmek yasaktı! Kuzeyin en uç noktası, gecenin aylarca hüküm sürdüğü o yer kuruldu. THALRON! Ve insanlar dört sınıfa ayrıldı... Din İnsanları, Asiller, Tüccarlar ve Köksüzler... Fakat yarattıkları dünya onları daha da büyük bir felakete sürükleyecekti. Çünkü duygular yok edilemezdi: Güç, Savaş, Tutku, Aşk, İhanet, İntikam, Fedakarlık ve Kader... Kaderle savaşmak mümkündü ama kazanmak asla. Çünkü kader çoktan kararını vermişti.
pus | texting by arilarucuyor
arilarucuyor
  • WpView
    Reads 213,395
  • WpVote
    Votes 9,805
  • WpPart
    Parts 27
Hoşlandığı çocuğun öldüğünü öğrenen Işıl, ona mesaj atmaya karar verir.
AZE by kelebekleroldu1
kelebekleroldu1
  • WpView
    Reads 966,644
  • WpVote
    Votes 55,248
  • WpPart
    Parts 45
PANOMDA VE KİTABIMDA REKLAM YAPANLARI ENGELLİYORUM, YORUMLARINI SİLİYORUM. *** "Tahsin amca kim bu herif?" diye sordum. Kara gözleri avına odaklanmış bir aslan gibi keskince benim ürkek yeşillerime odaklıydı. "Behzat Kıvançlı'nın büyük oğlu Halil İbrahim Kıvançlı." dedi sesinde bariz bir gerginlik vardı. Benim tanımadığım bu adam etrafımdaki herkesi fazlasıyla germiş durumdaydı. "Onlar Karadenizli değiller mi? Ne işi varmış bu topraklarda?" diye sordum. Gözlerimi zar zor kopardım kara gözlerinden. Göz göze geldik Tahsin amcayla, "Onun olanı almaya gelmiş babandan, öyle diyorlar..." Anlamaz bir şekilde kaşlarımı çattım, "Onun olan ne varmış burada acaba? Bizim topraklarımızda hükmü geçmez onun!" dedim çirkefçe. "Benim hükmümün geçmeyeceği bir toprak yoktur küçük hanım." Arkamdan duyduğum sesle irkildim, bu kalın ve sert ses Halil İbrahim denen adama ait olamazdı değil mi? Tahsin amcanın gözlerinden dehşet geçti, arkamdaki adamın önünde hemen ellerini birleştirip başını eğdi ne oldu bilmiyorum ama sessizce yanımızdan sadece birkaç adım ayrılıp bizi baş başa bıraktı ama hala köşede tetikteydi. Cesaretimi toplayarak döndüm ona. Yakın mesafeden gördüm kara gözlerini şimdi daha bir karanlık bakıyordu. "Topraklarınızda gözüm yok. Ben benim olanı almaya geldim." dedi karanlık çıkan ses tonuyla. Yutkundum, sesimin titrememesine özen göstererek, "Senin olan neymiş?" diye sordum. O an gözlerinin parladığına yemin edebilirdim. "Aze, Aze diye bir kadın. Bey kızı Aze derlermiş buralarda ona." Gözlerim istemsiz irileşti, buzlu suyun içine düşmüş gibi titredim. Aze kızdım ben. Yüreği yiğit, gözleri güleç Aze kızdım... Bey kızı Aze derlerdi bana. *** BU KİTAPTA GEÇEN OLAYLAR VE KİŞİLER TAMAMEN HAYAL ÜRÜNÜDÜR. GERÇEK KİŞİ VE KURUMLARLA ALAKASI YOKTUR.
ARAMIZDAKİ SESSİZ TUVAL by larendiaz
larendiaz
  • WpView
    Reads 180,263
  • WpVote
    Votes 20,651
  • WpPart
    Parts 23
➥ Bir yanda sessizliğini renklerle tuvale hapseden bir kız, diğer yanda o sessizliğin içindeki çığlığı duymaya kararlı bir adam. Bazen en gürültülü itiraflar, hiç konuşmadan yapılır. "Senin sesini duyamıyorum ben Utkan, görebiliyorum." [acquaintance to friends, friends to lover] 🎯slowburn 🎯 yarı texting
14 ŞUBAT SENDROMU by Fesatrice
Fesatrice
  • WpView
    Reads 2,423,682
  • WpVote
    Votes 231,137
  • WpPart
    Parts 57
Irmak, 14 Şubat'ın özel bir gün olduğuna inanır ve o gün bir randevuya çıkmanın nasıl bir şey olduğunu merak eder. Ama hiçbir zaman Sevgililer Günü'ne sevgili denk getirememiştir. Hayatına birini almak ve âşık olmak istemediği bir dönemde sadece bir gün için randevuya çıkmanın iyi bir fikir olacağına inanarak internete Sevgililer Günü için bir ilan verir. Ancak ilk aşkı ilana başvurduğunda işler, Irmak'ın kontrol edemediği kadar karışır ve kalbinin etrafına ördüğü buzdan duvarlar hissettiği sıcak hislerle tehlikeye girer. Semih: Eğer o saçma ilanı kaldırmana yardımcı olacaksa değerlendirmeye alınmak istiyorum Irmak: Ne? Semih: Yazdığımı okudun Semih: Adayım
CEVİZ AĞACI MAHALLESİ by mariematisse
mariematisse
  • WpView
    Reads 4,592,812
  • WpVote
    Votes 153,398
  • WpPart
    Parts 51
Lapis Yayınları aracılığıyla kitap olmuştur ✨🧡 NOT: Düzenlenmiş hali ile basılmıştır. Ayrıca yorumlarda spoiler vardır, dikkat etmenizi öneririm. Eğer spoiler verecekseniz lütfen öncesinde uyarı bırakınız. ... Ceviz Ağacı Mahallesi'nin gölgesi bahar ayında yeryüzüne dokunurken içerisinde bulunan yaşantılar da birbirlerine dokundu. Sıcacık insanların sıcacık mahallesine ve oradan da evlerinin içine misafir olduğumda çok küçüktüm ama anımsıyorum, çocuksu mutluluğum o kadar gerçekti ki içim içime sığmıyordu. Sonra büyüdüm ve onlara dahil oldum, onlara karıştım ve Ceviz Ağacı Mahallesi'ndeki ağaçların şekline girdim. Aşk bir diken gibi tırmandığım ağaçların dallarından tenime doğru uzanıp bedenimi baştan sonra doğru keserken gözlerimdeki sıcak yaşları yeryüzüne davet ediyordum. Aşık olacak kadar büyümüş, aşka düşecek kadar sersemdim. Ama mutluydum, Ceviz Ağacı demek mutluluk demekti. Ceviz ağacı demek buralarda, tepesindeki çalıkuşu demekti. Ve ben... Kızıl Çalıkuşu'ydum. .... Onların aşkı dillendirilemeyen bir lanet gibi içlerinde dağlanırken mahalleye düşen yağmur damlalarına arkadaşlık etti. Sonra mahallenin açık pencerelerinin birinden usulca bir şarkı yükseldi ve Ceviz Ağacı'na yayıldı. "O gözler bana eskisinden yabancı, Gönlümdeki bu sevda hiç bitmeyen bir acı." ... Bu isimle yazılan ilk kurgudur. Kapak için birkadehsevgi-'ye teşekkürler. Tüm Hakları Saklıdır, kurgu tamamen yazara aittir ve çalıntı durumunda yasal işlem başlatılacaktır.