kartal63 adlı kullanıcının Okuma Listesi
4 stories
-KİRAZ MAHALLESİ - by Lyranoir-5
Lyranoir-5
  • WpView
    Reads 214,258
  • WpVote
    Votes 17,625
  • WpPart
    Parts 35
KİRAZ MAHALLESİ 🍒 Her mahallenin kendine özgü bir kokusu, bir rengi, bir sırrı vardır. Kiraz Mahallesi ise, umutla acının, sevdayla mücadelenin, geçmişle geleceğin kesiştiği bir yerdir. Yaren Çetinsoy, hayatın yükünü sırtında taşıyan genç bir kadındır. Bazen suskunluğu ile konuşur, bazen gözlerindeki derinlikte sakladığı sırlarla... Onun hikâyesi yalnızca kendi kalbinin değil, bir mahallenin kaderini de fısıldar. Çünkü kimi insanlar geldikleri yeri değiştirmez; varlıklarıyla oraya yeni bir ruh kazandırırlar. Kiraz Mahallesi'nin taş sokaklarında yankılanan her adım, aslında insanın kendi iç yolculuğuna da ışık tutar. Burada küçük görünen anlar, büyük anlamlar taşır; sıradan bir tebessüm bile yeri geldiğinde bir kalbi iyileştirir. Bu kitap , bazen en büyük gücün sessiz kalmakta değil, kalbini açabilmekte saklı olduğunu hatırlatır. Ve Kiraz Mahallesi, her satırında bize şunu söyler: "İnsan, en çok kendine tutunarak ayakta kalır... ve bazen kader, hiç ummadığın bir sokak başında seni bekler."
Lilith'in Gözyaşları by kedilimedi
kedilimedi
  • WpView
    Reads 2,407,401
  • WpVote
    Votes 132,015
  • WpPart
    Parts 49
Hafızasını kaybetmiş bir halde baş düşmanının evinde esir olarak uyanan Meira, geçmişte işlediği affedilemez bir günâhın bedelini ödüyor olduğunu öğrenir. Meira uyandığında ona söylediği ilk sözü "Biz düşmanız" olan adamın, bir zamanlar gözlerinin içine aşkla baktığını öğrendiğinde işlediği günahın hiç de sandığı kadar basit bir ihanet olmadığını ve altında çok daha korkunç bir entrikanın yattığını anlar. İki düşmanın kader ağları, tutku ve nefretin ateşiyle birbirine örülmüş; kurdun kuzu postuna bürünüp kuzunun kurda dönüştüğü çarpık bir ihanet oyununa evrilmiştir, artık birbirlerinden kaçmaları da ne mümkün! Bu yapbozu ise çözmenin tek bir yolu var: Gördüğün ve duyduğun hiçbir şeye inanma. Bunu geçmişteki sen bile söylüyor olsa... Fantastik değildir, karanlık aşk türündedir. DİKKAT! Bu kitapta cinayet, psikolojik ve fiziksel şiddet gibi rahatsız edici olabilecek içerikler bulunmaktadır.
ÜZÜM BUĞUSU by bosverdilan
bosverdilan
  • WpView
    Reads 3,830,138
  • WpVote
    Votes 219,558
  • WpPart
    Parts 41
Sene 1992, ülke sağ ve sol çatışmasının izlerini hâlâ taşıyorken henüz yoluna girmiş bir düzen yoktur. Bu çatışmanın içerisinde aynı evde doğup büyümüş olan Firuze ve Ecevit birbirlerinin tek ve en sevdiği oyun arkadaşıdır. Yetişkinlerin kavgalarının ötesinde, boya kalemleri ve oyunlarıyla büyüyen iki çocuğun doğarken beraber yazılan hikayeleri; bir doğum gününde sert bir silgiyle silinir, hiç var olmamış gibi koparlar birbirlerinden. Silgi yazıyı siler, kağıdı hırpalar ve Ecevit bir ailenin avucunun içinde yok edilir. Suçlar ve cezalar. Cezaları yalnızca suçlular mı çeker? Silgi yazıyı siler, leke bırakır ve Firuze en sevdiği oyun arkadaşını kaybeder. Suçlananlar ve cezalandırılanlar. Suçlular sadece yetişkinlerden mi çıkar? Firuze Akın ellerinde fırçalar, karşısında tablolarla yıllardır oyun arkadaşını beklemektedir. Seneler sonra aynı sayfa açılır, silgi de kalem de tek kişinin eline düşer. Ali Ecevit Tarhan, yazıp silmek için yok edildiği o yere geri döner. *** "Firuze sen benim çocukluğumsun," Gözleri derin bir şefkatle bana bakıyordu. Konuşan Ecevit'ti. Onu evvelden tanıyordum. Gözlerindeki şefkat avucunun içine düştü, un ufak edildi. "Firuze sen benim çocukluğumun katilisin," dedi acıyla, nefesini keskin bir bıçak kesti, o bıçağı ben tuttum sandım. Konuşan Ali Ecevit Tarhan'dı. Onu yeni tanıyordum.
İS KOKAN ZEYTİN AĞACI by sulisindunyasi
sulisindunyasi
  • WpView
    Reads 2,654,967
  • WpVote
    Votes 230,640
  • WpPart
    Parts 59
"Benim topraklarımda ölmek için özel bir nedene gerek yok." Mihra Elnurova, Türkiye'nin güneyinde yer alan, ufak bir Türkmen ülkesi olan Karahan'da yaşamaktadır. Sıcacık bir ailede büyüyen Mihra, hayatın sert ve acımasız yüzüyle henüz tanışmamıştır. Ta ki ülkesinde baş gösteren iç savaşa kadar. Ülkenin çeşitli bölgelerinden ayaklanma, silahlanma haberleri gelirken hiçbir sorun olmadığına inanarak yaşayan genç kız, bir sabah bulundukları kasabaya ülkesini ve kendi topraklarını korumak için Türkiye'den askerlerin gönderildiğini öğrenir. Bu askerlerin arasında hayatının aşkının da olacağından bihaberdir. Yağmurlu bir günde şarkı söyleyip kendi kendine eğlenirken çitlerin arkasından kendini izleyen Türk askeri Yusuf Agâh Demiral'ı görünce Mihra'nın kalbi o zamana dek hiç atmadığı kadar kuvvetli atmaya başlar.