karşılıklı okuma
13 stories
KARASİNEK by minkaizmm
minkaizmm
  • WpView
    Reads 408
  • WpVote
    Votes 166
  • WpPart
    Parts 6
ZİHNİNE GÜVENİYOR MUSUN? SANA MEYDAN OKUYORUM, HADİ OKU BAKAYIM BU HİKAYEYİ! AŞK. SIRLAR. AKSİYON. Ve gerçek sandığın her şeyin yalan olma ihtimali... Bu hikâye aklı başındaki deliler içindir. Lavin Kamer... Kişilik bölünmesini reddeden bir avukat. Ama gerçeklik onu reddediyor. Kimliğini ispatlamaya çalışırken kendini mafyaların, çetelerin ve yozlaşmış polislerin ortasında bulur. Üstelik hayatına giren o gizemli adam... Onu kurtarmaya mı geldi? Yoksa gerçeği yok etmeye mi? Kime güvenebilirsin? Öte yanda Aldo Lorenzo... Kanla kurulan bir suç imparatorluğunun efendisi. Güç, para ve korku onun silahları. Ta ki geçmişi geri dönene kadar... Ve kimliği kendi düşmanına dönüşene kadar. Kötü barışlar daha büyük savaşlar doğurur. Ve bu savaşta kimse masum değildir. Ama asıl soru şu: Sen kimsin? Gerçekten bildiğin kişi misin... Yoksa sana söylenen mi?
İTAP by Ceyda_psygt
Ceyda_psygt
  • WpView
    Reads 1,351
  • WpVote
    Votes 507
  • WpPart
    Parts 20
"Bazı geceler sabaha çıkmaz; insan o karanlıkta başka biri olarak uyanır."
ALTIN KAN by emine_ymz
emine_ymz
  • WpView
    Reads 9,246
  • WpVote
    Votes 1,222
  • WpPart
    Parts 20
Altın Kan Gece, kanla mühürlenmiş bir lanetin sessiz tanığıydı. Rachel, geçmişinden kaçarken kendini ölümsüzlerin hüküm sürdüğü bir dünyanın tam ortasında bulur. Mark... soğuk bakışlarının ardında asırlarca süren bir pişmanlık, derinlerde ise insanlığından kalan son kıvılcım gizlidir. Bir yanda intikamın ateşi, diğer yanda kalplerini yakıp geçen yasak bir aşk. Altın kanın sırrı açığa çıktıkça, gerçek ile karanlık arasındaki çizgi bulanıklaşır. Ve bazen en tehlikeli düşman, kalbinin ta kendisidir. Gecenin hüküm sürdüğü bu dünyada, kim kurtulabilir kendi kaderinden?
KARANLIĞIN SAHİBİ  by vesperawrite
vesperawrite
  • WpView
    Reads 710
  • WpVote
    Votes 297
  • WpPart
    Parts 9
Bazı karşılaşmalar tesadüf değildir. Bazı isimler ise yalnızca doğru kişi tarafından söylenir.Asıl anlamları o zaman ortaya çıkar. Gece, sessizliğiyle yaşamayı öğrenmişti. Uygar ise herkesin tanıdığını sandığı ama kimsenin gerçekten bilmediği bir adamdı. Yolları kesiştiğinde, maskeler yerinde durdu.Birbirlerinden habersiz yıkıma yürüyorlardı.Ya da asıl yıkım belki de onlardı... Sorular cevapsız kaldı. Ve her cevap, bir bedel taşımaya başladı. Bu hikâye; kaçışların, söylenmeyen isimlerin ve sınırların hikâyesi. Bazen bir isim, bir insanı ortaya çıkarır. Bazen de geri dönüşü olmayan bir kapıyı aralar. Bazı hikâyeler gece başlar. Bazıları ise geceyi hiç terk etmez. Sen karanlığı iyi sanarken o sana tüm gerçekleriyle gelir. Hikâye sana şunu sorar: İnsan karanlıktan mı korkar, yoksa karanlıkta kendini bulmaktan mı?
Müfr-ü Cefa | TÖRE by _hissizyazar
_hissizyazar
  • WpView
    Reads 7,833
  • WpVote
    Votes 1,896
  • WpPart
    Parts 40
"Gidiyorum," dedim, burnumu çekerek. Gözyaşlarımı elimin tersiyle sildim; ona belli etmemeye çalıştım. "Git," dedi düz bir sesle. Vazgeçmiş gibiydi... Benden, bizden, bize dair her şeyden. "Bir daha asla dönmeyeceğim buralara," dedim. Mavilerinin içine bakarken dudaklarım titriyordu. Ağlıyordum. O ise bu hâlime hüzünle bakıyordu. Gözlerinden bin türlü duygu geçiyordu ama yüzü sertti. Kendini tutuyordu. Belliydi; çoktan kararını vermişti. "Dönme," dedi keskin bir sesle. Boğazıma bir yumru oturdu. Konuşamadım. Sadece baktım... Ve ilk kez, gerçekten kaybettiğimizi anladım. "Seni hiç özlemeyeceğim!" dedim. Sözlerim dudaklarımdan çıkarken bile yalandı ama ona acı vermesini istedim. Bana baktı. Gözlerinde kırgınlık vardı; öyle derin, öyle sessizti ki insanın içini parçalayan cinsten. "Özleme," dedi. Ama Biranda beni kendine çekip öyle bir sarıldı. Sarılışı her şeyi yakıp kül ediyordu. Beni öyle sıkı sardı ki, sanki bırakırsa yok olacağımı biliyordu. Gitmemi istemiyordu. Belli edemiyordu. Ama bedeninin titremesi ele veriyordu onu. "Affetmeyeceğim de!" dedim. Kollarım ona daha da kenetlendi. Gözyaşlarım göğsünü ıslatıyordu. Son kez kokusunu içime çektiğimi iliklerime kadar hissediyordum. Burnumun direği sızladı. Bu, onun içimde bıraktığı son izdi. "Affetme," dedi. Sesi sertti ama öfkesi bana değil, çaresizliğeydi. Bizi buna mecbur bırakan her şeye... Ve biraz da bana. O da affetmeyecekti. Kendini de, beni de. "Artık sevmeyeceğim!" dedim. Acım o kadar büyüktü ki, onu sevdiğimi inkâr ederek itiraf etmiştim. Dudaklarının kenarı titredi. Öpücükleri saçlarımda dolaşırken boğazından kopan o kırık sesle- "Sevme," dedi. İkimiz de yanıyorduk. Aynı ateşin içindeydik. Ama o, kül olmayı sessizce öğrenmişti.Son kez baktım yüzüne. Bu kez gerçekten sondu.
İçimdeki Yabancı by Mavela
Mavela
  • WpView
    Reads 2,535
  • WpVote
    Votes 1,353
  • WpPart
    Parts 17
•"Hayat, sizi hiç acımasız bir yumrukla yere serip, nefesinizi ciğerlerinizden çalmayı denedi mi? •Peki... bir şafağa gözlerinizi açtığınızda, kendi ruhunuzun yabancı bir bedenin kafesine hapsolduğunu hayal edebilir misiniz?" Deniz'in titizlikle ördüğü hayat ağı, tek bir günün kıyametinde paramparça oldu. Ailesiyle paylaştığı o ılık yuva, düzenli yaşamının huzur veren rutini ve kalbinin atış sebebi olan büyük aşkı... Laboratuvarda infilak eden o lanetli kıvılcımın ardından, hepsi bir anda küle döndü. Kısa bir ışık cümbüşü, göğsü parçalayan bir patlama, ardından gelen yutucu bir karanlık... Gözlerini araladığında, aynada gördüğü çehre artık ona ait değildi. Yabancı bir yüzün hatları, yabancı bir sesin tınısı, ardında gölgeli, tekinsiz bir geçmiş... Ruhu, yerli yerinde bir mahkûm gibi duruyordu; ama teni, tamamen başka bir hikâyenin geçici kabuğuydu. Kendini güvende hissettiği tüm sığınakların bir bir sulara gömülüşü, Deniz'i kimliksizliğin dondurucu uçurumuna bıraktı. Üzerine çöken yeni bedenin anlaşılmaz ağırlığı, yabancı bir hayatın fırtınası ve damarlarında uğuldayan "Ben kimim ki şimdi?" sorusunun boğucu çığlığı, onu felç etti. Şimdi önünde, bıçak sırtı iki yol uzanıyordu: •Ya bu yeni benliği kabullenip alın yazısının prangalarına boyun eğecek, •Ya da tüm geri dönülmez sonuçları göze alarak çalıntı hayatının iplerini geri almaya çalışacaktı. Fakat hangi yoldan ilerlerse ilerlesin... Orayı, zamanın bile silemediği derin yaralar, vicdanı sarsan hakikatler ve varlığını kökünden değiştirecek ölümcül, gömülü bir sır bekliyordu.
Kum Saati +18 by elcinyazar
elcinyazar
  • WpView
    Reads 1,751
  • WpVote
    Votes 1,169
  • WpPart
    Parts 11
Malen Alexander Hart, geçmişi geride bırakmak için değil, onu baştan yazmak için döndü. Planları kusursuzdu, her adım hesaplıydı. Ta ki... Tüm dengeleri sarsan o beklenmedik karşılaşma, onu kendi oyununda kuralları yeniden yazmaya zorlayana dek. Hera Baybars, sessizliğini kalkan gibi kullanan bir kadındı. Ama bazı sessizlikler, en yüksek çığlıktan daha derin izler bırakır. Geçmiş, her adımda biraz daha yaklaştı. Zaman, her bakışta biraz daha yavaşladı. Ve artık hiçbir şey planlandığı gibi gitmiyordu. Bu hikâyede herkesin kendi savaşı var. Bazıları kazanmaya, bazıları sadece hayatta kalmaya çalışıyor. ( Arkadaşlar ilk bölümlere göre hemen yargılamayın olay zaten daha sonradan başlayacak lütfen okuyun daha sonra da fikirlerinizi yazınnn ) Kitap çalıntı falan değildir tamamen benim kurgumdur.
AERYTHIAN by lladynightt
lladynightt
  • WpView
    Reads 261
  • WpVote
    Votes 146
  • WpPart
    Parts 4
Etraflarındaki hava titredi. Bir ışık patlaması ve karanlık dalgası çarpışıp küçük bir sarsıntı yarattı. Herkes dehşet içinde geri çekildi. Biri ışığın son mucizesiydi... Diğeri karanlığın son yaratımı. Ve kader onları, birbirine çarpmıştı. Kimse bilmiyordu ama o anda, Elarion Ormanı'nın derinlerinde eski bir büyü uyanmıştı. Çünkü ışığın kaderiyle karanlığın kaderi kesiştiğinde, dünya ya yeniden doğar, ya da yanardı. 29.11.2025
DÖNÜM by zuvayus
zuvayus
  • WpView
    Reads 1,758
  • WpVote
    Votes 886
  • WpPart
    Parts 10
𝗗𝗶𝗻𝗮 𝗜şı𝐤 Hayat... bana hiçbir zaman iyi davranmadı. Her şeyimi kaybettim.Benim en güvenli limanımı, en yakın arkadaşımı,Abimi... bir gün ansızın gitmişti. O günden sonra, dünya gri bir perde gibi üzerime çökmüş, nefes almak bile zorlaşmıştı. Gözlerim... kahverenginin en koyusundan, yorgunluğun ve avcının gölgesiyle kararmıştı. Her bakışımda sakladığım hikâyeler vardı; anlatamadığım, kimsenin bilmeye cesaret edemeyeceği hikâyeler. İnsanlar bana sadece bakıyor ama ruhuma dokunamıyordu; çünkü bu gözlerimde saklı olan, kolayca anlaşılacak bir şey değildi.Şu koca cihanda kendime bir yer bulamamıştım,bulduğum yerleri harap etmiştim,çıkmazdaydım ama abim öldüğü gün ansızın istemeden bir dönüme girmiştim,sanki tükendiğim yerden tekrardan dirilmiştim.
Bir Anlık Sen by erdbeertequila
erdbeertequila
  • WpView
    Reads 1,354
  • WpVote
    Votes 351
  • WpPart
    Parts 15
Tek kaşını hafifçe kaldırdı. Duymak istediği bu değilmiş gibi. Yada 'bundan bana ne' der gibi. 'Evet,'dedi. Cevap verdiğine mi yoksa sesinin beni bu kadar etkilemesine mi daha çok şaşırayım, bilemedim. Bir insanın sesi en mahrem yerin ısıtmayı başarır mıydı? Başarıyormuş. _____ +18 ilerleyen bölümlerde yetişkin içerikler bulunacaktır