.
41 stories
KARGAYA YÜZ ELLİ YIL HÜZÜN by Maiora
Maiora
  • WpView
    Reads 12,423
  • WpVote
    Votes 1,385
  • WpPart
    Parts 14
Yıldızım gökyüzünde; Unutma, beni dile. Uçta günlerim sayılı; Bir gündüz bir gece. Kelebeğin ömrü bir gün. Sana kaldı bu keder dolu, Yüz elli yıl sürecek olan sürgün. "Karganın her bir tüyünü tek tek kopartsan da işlenmez kimsenin sol tarafına, ama kelebeğe sakın dokunma; bir günlük ömrü var zaten, kelebeği öldürmek günah sayılmalı bu yüzden." 05.05.2023 | Maiora (İlk yayınlanma tarihi 21.09.2019. İçerik tamamen düzenlenerek tekrar yazılıyor.)
KUTSAL KARANLIK by karanligadokun
karanligadokun
  • WpView
    Reads 8,988
  • WpVote
    Votes 1,176
  • WpPart
    Parts 23
"Gecenin Kartalı doğdu. Parçalanan ruhlara mesken oldu. Bir yırtıcı öldü, bir başkası küllerinden doğdu. Gecenin Kartalı aramızda. Aramızda ve dinç. Yüzyıllardır beklenen kehaneti gerçekleştirmek için burada. Sayısız can almak ve kazandırmak için soluklanıyor. İçine çektiği her nefeste bir tüy düşüyor bedeninden. Kimisine can, kimisine de kan revan oluyor." 19 yaşındaki Viviana, babasının onun için dizayn ettiği hayatta, arkadaşlar değil de kalın beton duvarlar tarafından çevrelenirken büyümüştür. Babasının hayatını adadığı ve annesinin 13 yıl önce trajik bir şekilde hayatını sonlandırmasına sebep olan Kutsal Karanlık adındaki örgütten tamamen uzak kalmıştır. Ancak bir gece ansızın evine birinin girmesiyle birlikte, kendisini yalnızca uzaktan işittiği ve hakkında hiçbir fikre sahip olmadığı bambaşka bir dünyanın, tabiri caizse bir cehennemin, içinde bulmuştur. Artık kendisini korumayı öğrenmesi gerektiğini düşünen babası Matteo Vescari'nin vesilesiyle, kimliğini gizli tutarak Kutsal Karanlık adlı bu örgüte girmiştir. O sırada, yaptığı trajik bir hatanın sonucunda rütbe düşüşü yaşayan, eski Kıdemli Ajan Andrei D. Trevisan ise öfkeden deliye dönüyordur. Bu ikilinin yolları beklenmedik bir şekilde kesişecektir. Viviana, zorlu geçen eğitim süreci ve sınavların arasında peşini bırakmayan talihsizliklerle uğraşmak zorunda kalacaktır. Hayatına sürekli müdahale eden kimliği belirsiz kişiyle birlikte, yaşantısı oldukça zorlaşacaktır. KUTSAL KARANLIK, BAĞIMSIZ BİR AKSİYON/GERİLİM/DARK ACADEMIA/DİSTOPYA (?) ROMANIDIR.
ÖLÜLER KONUŞAMAZ by DilaraKeskin2
DilaraKeskin2
  • WpView
    Reads 2,196,278
  • WpVote
    Votes 88,651
  • WpPart
    Parts 18
"Karanlıkta kalınca gözlerini sımsıkı yumardı çünkü kendi yarattığı karanlık, maruz kaldığı karanlıktan daha vicdanlı gelirdi." 21 Ağustos 2005. Saat 02.53 Sadece eğlenmek için beş arkadaş yola çıktılar. Fakat gecenin sonunda eve dört kişi döndüler. 17 Ağustos 2016 Sır perdesi yeterince kapalı kaldı. Birinin onu aralaması gerek.
KAYBOLMUŞ RUHLAR SARAYI (Tamamlandı) by DilaraKeskin2
DilaraKeskin2
  • WpView
    Reads 882,224
  • WpVote
    Votes 57,763
  • WpPart
    Parts 52
"Savaşın ortasında doğan kaç çocuğun seçim şansı vardır ki?" İki düşman aile, iki düşman ülke: Zirakov ve Senteria. Ve şimdi, savaşın kazananı belli olmak üzere. Zirakov ülkesinin kraliçesi İrina bu savaşın kazananı olmak için büyük bir risk alarak kızı Kitana'yı düşman topraklarına, Senteria'ya gönderir. Kitana, Senteria'ya giderken krallığın kökünü kazıyacağına dair kendisine söz vermiştir. Fakat Senteria Kralı Estes, Kitana'yı veliaht olarak görülen oğlu Vincent'le evlendirmeye karar verince Zirakov Prensesinin planları altüst olur. Ve böylece Kitana bir anda kendini kanlı bir taht oyununun ortasında bulur.
PANDORA'NIN KALBİ by DilaraKeskin2
DilaraKeskin2
  • WpView
    Reads 1,076,942
  • WpVote
    Votes 78,449
  • WpPart
    Parts 53
Elisa Yıldırım, erkek arkadaşı ve dostlarıyla çıkacağı tatilin heyecanı içindedir. Birkaç gün teknolojiden uzaklaşmanın, telefonun çekmediği ve internetin olmadığı bir dağ evinde sevdikleriyle vakit geçirmenin ona iyi geleceğini düşünmektedir. Ancak şiddetle yağan kar geri dönüş yollarını tıkadığında ve birbirlerini çok seven bu insanların arasında ihanet kol gezmeye başladığında işler içinden çıkılmaz bir hâl alır. Ve sonra, genç kadın soğuk bir aralık gecesi korkunç bir cinayete tanıklık eder ve kendini bir anda hayatta kalma mücadelesinin ortasında bulur. Gölgelerin arasına gizlenen gerçekse görünenden çok daha zalim olacaktır. * Sadece birkaç saat önce birini öldürdüğüne gözlerimle tanıklık ettiğim bu adamdan her şeyi yapmasını beklerdim, ondan her şeyi duymayı beklerdim. Ancak o yine de beni şaşırttı. "Merhaba." Gözlerimi kırpıştırmadan edemedim. "Merhaba."
Tadında Aşk Var by tugbaaticicosar
tugbaaticicosar
  • WpView
    Reads 60,800
  • WpVote
    Votes 5,516
  • WpPart
    Parts 15
ÖNLÜKLER GİYİLSİN, BAŞLIKLAR TAKILSIN VE AŞK SAVAŞI BAŞLASIN! Balım, yaşadığı talihsiz olaylara rağmen hayallerindeki restorana ve mutfağa kavuşmuş genç ve güzel bir kadındır. Kendisi gibi inatçı ama bir o kadar da neşeli ve yakışıklı bir adam olan Kenan'dan aldığı teklifle birlikte, öğrendikleri karşısında hayatı artık eskisi gibi olmayacaktır. Kenan, Balım'a aslında hiç de istemediği bir teklif yaparken aynı zamanda nefsiyle savaşmak zorunda kalacağından hiç haberi yoktur. Birbirleriyle didişmekten konuşmaya fırsat bulamayan bu iki karakter, aynı zamanda bir ekip olarak yarışmaya hazırlanmak zorunda kalırsa o mutfakta neler yaşanabilir? Karşısında, ondan uzak durmasına izin vermeyen yakışıklı ve nahif bir adam varken Balım, düştükleri bu sorunun içinde kalbine söz geçirebilecek mi?
DÜŞ ÇIKMAZI by cordeleima
cordeleima
  • WpView
    Reads 66,640
  • WpVote
    Votes 5,895
  • WpPart
    Parts 19
Leya Deniz, Türkiye derecesi ile kazandığı okuluna gelirken hem ilk aşkını hem de ilk kalp kırıklığını yaşayacağını tahmin edemedi. Ama en kötüsü kırık güvenini sarmaya başlayan ve aynı fakülteyi kazanmış, okulun kurucusunun torunu Batur Alp'in ona hayatının en büyük yalanını söyleyeceğini de... Ortak arkadaşları Yağmur'un telefonunda Leya'nın kendinden çekindiğini yazdığı mesajı gören Batur, Çağrı ile yer değiştirdi, Leya'nın kalbine Çağrı adına sıkışmak zorunda kalmış Batur Alp olarak girdi. Bunu yaparken her şeyi göze almıştı. Ama atladığı bir nokta vardı. Asla gerçeğe dönmeyeceğini bildiğin bir düş çıkmazına sıkışmak, insanın kalbine bir hançer gibi saplanır; yerinden kan değil, gözyaşı akıtırdı. Ve yalancının mumu eninde sonunda söner, sönerken kalpleri de söker.
DÜŞ KEFENİ. by matmazelhayalleri
matmazelhayalleri
  • WpView
    Reads 3,685,559
  • WpVote
    Votes 252,363
  • WpPart
    Parts 48
"Ah, saçları; ölümü üzerine giyinip boğazıma sarılan saçları." Tenlerinde ateşten bir mızrak, ruhlarda yanığın asil dumanı. Alınan her solukta, almaya yemin içilen canlar vâr oldu, canlar ceset oldu. Her ceset, kanlı parmaklarla açılan mezara idam edildi, aç istekler ölümün kucağına yuvarlandı. Kaderin ağır bir tebessüm sunduğu iki ruh biraraya gelmekten kaçınamadı. Siyah saçları adamın göğsüne sarıldı, saçlarındaki şehveti adamın sıcağında vâr etti ve intikam oyunu diz üstü yere çöktü. Aşk, kadının saçlarına sarıldı. Tutku, adamın ellerinde yemin içti. "Ah, elleri; ruhumun ölüsünü üzerine giyinip bedenime sarılan elleri."
ÖYLE BİR UĞRADIM (Kitap Oldu) by Maral_Atmc6
Maral_Atmc6
  • WpView
    Reads 387,074
  • WpVote
    Votes 21,461
  • WpPart
    Parts 8
"Ondan hoşlanıyor musun?" Kıskanç çıkan sesine ne tepki vereceğimi bilemiyordum. "Ona sarıldın." Kaşları çatıldı. "Hoşlanmasaydın sarılmazdın. Hoşlanıyorsun ki sarıldın." Burnundan nefesini sertçe verdi. "Bana bile sarılmadın." Ters ters baktı. "Bana niye sarılmıyorsun?" Kıskandığı kişi en yakın arkadaşıydı. Ve onun arkadaşı benim babamdı. Hiçbir şeyden haberi yoktu. Eflah kim olduğumu bilmeden beni seviyordu ama ben, onun kim olduğunu bile bile ona âşık olmuştum. Benim günahım daha büyüktü. Bir insanın başına en kötü ne gelebilirdi? Babam gözlerimin önünde öldürüldüğünde ve onu öldüren annem olduğunda en kötüsünü yaşadığıma çok emindim. Artık annem cezaevinde, babam ise mezardaydı. Bundan daha kötü ne olabilirdi ki? 25 yıl geçmişe gitmek? Bu kötünün de kötüsü olabilir miydi? Ölümcül bir kaza sonucu kendimi 1998 yılında bulduğumda o an için bunun bir felaket olduğunu düşündüm. Felaket bir durumdu çünkü bu zaman diliminde anne ve babamla aynı yaşlardaydım. Onların hayatına bir yabancı gibi girmek zorundaydım. Ama aslında felaket sandığım şey mucize de olabilirdi. Mucizevi bir durumdu çünkü bu zaman diliminde annem cezaevinde, babam da mezarda değildi. Onların evlenmesinin nedeni annemin bana hamile kalmasıydı. Ana rahmine düşmeme sadece üç ay kaldığını anladığımda ise kendi doğumumu engellemenin nasıl olacağını düşünmeye başladım. Annemi cezaevinden, babamı da ölümden kurtarmanın tek yolu bu olabilir miydi? Belki de olabilirdi. Planını uygulamak için babamın arkadaşı Eflah'ın evine bir dadı olarak işe girmekse hayatımda verdiğim en kötü karardı. Bunu ona anlatmanın bir yolu var mıydı? Buraya ait olmadığımı, öyle bir uğradığımı anlatmanın bir yolu olmalıydı. Doğru insanı yanlış zamanda bulmak birine verilen en büyük ceza olmalı.
ÖTANAZİ OKULU(Kitap Oldu) by Maral_Atmc6
Maral_Atmc6
  • WpView
    Reads 7,904,295
  • WpVote
    Votes 194,890
  • WpPart
    Parts 18
Dilsiz bir kızın kalbi tüm kötülükleri kendisine çekiyordu. Hiçbir kalp bu kadar değerli olmamıştır. Yeşil, Ötanazi Okulu'na sürgün edildiğinde o yıllarda henüz bir çocuktu. Öz babasının onu nasıl bir yere mahkûm ettiğini bile bilmiyordu. Ötanazi Okulu, Amerika Birleşik Devletleri'ne bağlı olan Alaska'da açılmış karanlık bir okuldu. Bildiğiniz tüm o okulları unutun çünkü Ötanazi Okulunda öğretmenler ders vermiyordu. Her biri kendi dalında uzman bilimcilerdi ve oradaki amaçları bir okul dolusu öğrencinin üzerinde deneyler yapmaktı. Öğrenciler ise sıradan öğrenciler değildi çünkü her biri idam cezası almış mahkûmlardı. Okul onları satın alarak kendi deneylerinde kullanan karanlık bir girdaptan farklı değildi. Bir kez içine girince çıkmak mümkün değildi. Yeşil tüm o tehlikeli mahkûmların içinde göğsünde değerli bir kalple yaşamak zorundaydı. Herkes onun kalbini isterken kurtların içine atılmış bir kuzudan farklı değildi. Kalbini isteyenlerden biri de öz babasıydı. Babasının onun kalbi için okula tehlikeli bir suikastçı göndermesiyle, belki de tüm ezberler bozulmaya başlamıştı. Avcı'da her zaman bu kadar acımasız değildi. Özellikle ateşten kızıl saçları olan ve bir katile gülümseyen hasta bir kadını tanıyana kadar. Şimdi karar verme sırası ondaydı. Avını öldürmeli mi, yoksa korumalı mı? Sayfalar üzerinde konuştuğu bu dilsiz kadınla tam olarak ne yapmalıydı? "Kadın kandan korkuyordu, adam ise kan kokuyordu. Şimdi sen söyle; böyle bir durumda kadın özleyebilir mi ölüm kokan bir adamı?" dedim. "Kadın aptaldı adam ise kadına kör. Şimdi sen cevap ver; her şeye, herkese ve özellikle küçük bir kadına kör olan bir adam bekleyebilir mi kadın tarafından özlenmeyi?" diyerek bana cevap verdi.