berosss
- LECTURAS 108
- Votos 47
- Partes 14
KAN YEMİNİM
"Bazı yeminler dille söylenir, bazıları ise kanla mühürlenir."
Gaziantep'in kavurucu sıcağında, bir çocuk parkında değil, bir hastane koridorunda büyüdü Lalin Taşkıran. Henüz beş yaşındayken, ağabeyinin ölmeden önceki son vasiyetini bir mühür gibi kalbine kazıdı: "Hayat vereceksin Lalin. Hayat söndürmeyeceksin."
Yıllar sonra, elinde beyaz önlüğü ve kalbinde o ağır vasiyetle Trabzon'un yolunu tuttuğunda, tek amacı geçmişin gölgesinden kaçıp sadece "Doktor Lalin" olmaktı. Ancak kaderin, Karadeniz'in hırçın dalgaları kadar sert bir planı vardı.
Kuzey Demirkan...
Adaleti sessizlikle kuran, karanlığın içinden kadınları koruyan ama elini kana bulamaktan çekinmeyen bir adam. Onun dünyasında tesadüfe yer yoktu; ta ki o yağmurlu akşamda, bir otel lobisinde hayatının en büyük çarpışmasını yaşayana kadar.
Bir tarafta hayatı kutsal sayan, "kim olduğuna bakmadan yaşatırım" diyen bir kadın...
Diğer tarafta "hayat vermek" için bazılarının hayatını söndüren bir adam...
Lalin, Kuzey'in kan içindeki yüzüne dokunduğunda sadece bir yarayı değil, bir kaderi de dikmeye başladığını bilmiyordu.
Bir vasiyet, bir kaza ve iki yaralı ruh...
Gaziantep'ten Trabzon'a uzanan bu yolda, aşk mı daha iyileştiricidir yoksa intikam mı?