Anlaşmalı Evlilik-Bebek
2 historias
ANLAŞMALI GELİN•GELİN SERİSİ 1• por PeridenMasallar
PeridenMasallar
  • WpView
    LECTURAS 1,574,835
  • WpVote
    Votos 67,598
  • WpPart
    Partes 27
#1 Genel Kurgu Hayatını çalan abisinden nefret eden ve bu nefretin bedelini yeğenine ödetmeye çalışan bir kadının akıllara sığmayacak planı bir aşkın filiz vermesine neden olacak ilk adım olacaktı belki de. İki yaralı gönül bu planın ördüğü kader iplerinin arasında tanışırken zorunluluklar onları birbirine sürükleyecekti. Kimsesiz kaldığı dünyada sadece kardeşine tutunan Buğlem onun sağlığı için kendinden vazgeçebilecek kadar cesur olabilecek miydi? Ya da annesini gençliğinin ilk yıllarında yitiren ve onun ölümünün ardından kendini gurbetin kucağına atan bir adam gururu için, unutamadığı silemediği günler için ne kadar fazla şeyi göze alabilecekti? Hayatın ana damarlarının sevgi, merhamet ve gururdan geçtiğini bilen bu iki gönül içi nefretle katılaşmış katran karası bir kalbi alt edebilecek miydi? Peki ya tüm bu hayat mücadelelerin ortasında kalan kalpleri aşka kapılarını açacak mıydı? İlk Yayınlanma Tarihi: 29.06.2016 #4- 23.11.2016 #3-20.11.2016 #2- 29.12.2016 #1- 24.11.2016
Gözyaşı Kadehleri por dusklavande
dusklavande
  • WpView
    LECTURAS 1,228,768
  • WpVote
    Votos 86,858
  • WpPart
    Partes 42
*Yetişkin içerik barındırır. *Nefretten aşka/anlaşmalı evlilik kurgusu --- "Kimi öptüğünün farkında bile değilsin," dedim üzerime tüm ağırlığıyla kapanan bedenini omuzlarından hafifçe iterek. Yüzlerimiz arasında bir nefeslik mesafeden fazlası yoktu. Aldığı her nefes benden doğuyor, aldığım her nefes ondan kopuyordu. Az önce dudaklarıma dokunan dudaklarını diliyle ıslattı ve ardından göğsü şişerek göğsüme yaslandı. Altında ezilmeye, o isteyerek üstümden kalkmadıkça son veremeyeceğimi biliyordum. Yatakla arasında kalan bedenimi kıvrandırıp yormak yerine onu ikna etmek için dudaklarımı araladım. "Sarhoşsun, farkında bile olmadan beni öptüğün için pişman olduğunu haykırdığın bir sabaha uyanmak istemiyorum." "Kim olduğunun farkında olmadığımı mı sanıyorsun?" diye sorarken sarhoşluğunun izlerini taşıyan sıcak nefesi yüzümü okşadı. "Karımı öptüğümün farkında olmadığımı mı sanıyorsun?" İrkilerek gözlerimi kırptım birkaç kez. Etrafta birilerinin olup olmadığını görmek için delice odaya bakındım. Kimse yoktu. Cevahir Avcıoğlu'nun beni 'karısı' olarak benliğine katmasına sebep olacağı oyunumuzun seyircilerinden hiçbiri burada değildi. Dudaklarını biraz önceki hafif baskıdan çok daha yoğun bir biçimde yeniden dudaklarıma bastırdığında zihnim binlerce soruya aynı anda yanıt aramaya başladı. Bizim dünyamızda her şey sahteydi. Her şey oyundu. Seyirciler gittiğinde perde kapanır, oyuncular birbirlerinin yanından hızla kaybolurdu. Ama şimdi ilk kez, hatta belki de son kez seyircisiz oynuyordu oyununu. Avcıoğlu'nun kurallarına kendisinden başka kimse karşı çıkamazdı. Bizim için yıkımı getirecek olan da, işte bu nedenle, bizzat kendisi olacaktı. --- '260224