🫧
5 stories
Yıldız Çiçeği Mahallesi by yazankelebek_
yazankelebek_
  • WpView
    Reads 243,925
  • WpVote
    Votes 9,557
  • WpPart
    Parts 9
Ayliz, hiç istemediği hayata alışmak zorunda kalmıştı, her birimiz gibi. Ama kendi için ilk defa bir şey yaptığında, hayat ondan bu zamana kadar aldığı her şeyi geri vermek istemişti.
ECSAD by lefazen
lefazen
  • WpView
    Reads 2,727,114
  • WpVote
    Votes 96,284
  • WpPart
    Parts 27
(Yetişkin okurlara yönelik +18 sahneler içermektedir.) Keyifle "Nihayet tanışabildik..." dedi. Eğer beni tutmuyor olsaydı titreyen dizlerim yüzünden yere düşebilirdim. Kahretsin, Ecsad maskesi takıyordu! Kim olduğuna dair bariz düşüncemin yanlış olması için her şeyimi verirdim. Ama onun kim olduğunu biliyordum. Hissettiğim korku ruhumun üçüncü bir kişi olarak olayı izler pozisyon alacağı kadar ağır gelmişti. Kendimin farkında değildim, boşlukta yüzüyordum. Yutkunarak boğazımdaki düğümü itmeyi denedim fakat manasızdı. "Kimsin sen? Benden ne istiyorsun?" Kaygı içinde kısılan sesim yüzünden beni duyamaması mümkündü. Ama duydu. "İsmim Xhadriel. Beni tanıyor musun?" Ecsad'ın kurucusu, gelmiş geçmiş en tehlikeli hacker topluluğunun lideri Xhadriel... Hiç tanımamış olmayı dilerdim. Halbuki benimle birlikte bütün ülke onu tanıyordu. Bense onun hakkında bütün ülkenin bilmediği bir gerçeği biliyordum; benim peşimde olduğunu. Onu tanıdığımın, hatta peşimde olduğunu bildiğimin farkındaydı. Kendi ağzımla onaylamamı istiyordu. 'Beni bekliyordun, bende geldim' der gibiydi.
Geceme Doğan ( karanlığın içindeki ışık ) by beybissi
beybissi
  • WpView
    Reads 11,088
  • WpVote
    Votes 1,079
  • WpPart
    Parts 16
- sadece denk geldiğim o yaralı adama yardım etmek istedim ama hastane olmaz demesinden anlamalıydım.
Sonsuzun Kıyısında by ngokcely
ngokcely
  • WpView
    Reads 2,301
  • WpVote
    Votes 119
  • WpPart
    Parts 19
Naz Aksoy, yıllar sonra geçmişinden kaçmayı bırakıp İstanbul'a yerleştiğinde geride bıraktığını sandığı hiçbir şeyin gerçekten geride kalmadığını anlar. Ailesinin sakladığı sırlar, yarım kalan hesaplar ve bir ömür taşıyacağını sandığı yalnızlık onu hiç beklemediği bir gerçekle yüzleştirir. Hakan Demiral, duvarlarını kimse için indirmeyen, kontrolü elinde tutmayı seven bir adamdır. Fakat Naz'ın gelişi, yıllardır kusursuz sandığı düzeni altüst eder. Birbirlerinden ne kadar uzak durmaya çalışsalar da öfke ve tutku onları aynı kıyıya sürükler. Hakan güçlü durmayı alışkanlık haline getirmiş bir adam, Naz ise yıkılmamayı öğrenmeye çalışan bir kadındır. Geçmişin yükü, yarım kalan hesaplar ve sarsıcı gerçekler arasında; aşk, dostluk ve kardeşlik birbirine tutunmanın tek yolu haline gelir. Sonsuzun Kıyısında, dostluğun umut olduğu, kardeşliğin yeniden anlam kazandığı ve aşkın en beklenmedik anda insanın karşısına çıktığı hem eğlenceli hem de hüzünlü bir yolculuk...
ÜZÜM BUĞUSU by bosverdilan
bosverdilan
  • WpView
    Reads 5,819,494
  • WpVote
    Votes 305,567
  • WpPart
    Parts 49
Sene 1992, ülke sağ ve sol çatışmasının izlerini hâlâ taşıyorken henüz yoluna girmiş bir düzen yoktur. Bu çatışmanın içerisinde aynı evde doğup büyümüş olan Firuze ve Ecevit birbirlerinin tek ve en sevdiği oyun arkadaşıdır. Yetişkinlerin kavgalarının ötesinde, boya kalemleri ve oyunlarıyla büyüyen iki çocuğun doğarken beraber yazılan hikayeleri; bir doğum gününde sert bir silgiyle silinir, hiç var olmamış gibi koparlar birbirlerinden. Silgi yazıyı siler, kağıdı hırpalar ve Ecevit bir ailenin avucunun içinde yok edilir. Suçlar ve cezalar. Cezaları yalnızca suçlular mı çeker? Silgi yazıyı siler, leke bırakır ve Firuze en sevdiği oyun arkadaşını kaybeder. Suçlananlar ve cezalandırılanlar. Suçlular sadece yetişkinlerden mi çıkar? Firuze Akın ellerinde fırçalar, karşısında tablolarla yıllardır oyun arkadaşını beklemektedir. Seneler sonra aynı sayfa açılır, silgi de kalem de tek kişinin eline düşer. Ali Ecevit Tarhan, yazıp silmek için yok edildiği o yere geri döner. *** "Firuze sen benim çocukluğumsun," Gözleri derin bir şefkatle bana bakıyordu. Konuşan Ecevit'ti. Onu evvelden tanıyordum. Gözlerindeki şefkat avucunun içine düştü, un ufak edildi. "Firuze sen benim çocukluğumun katilisin," dedi acıyla, nefesini keskin bir bıçak kesti, o bıçağı ben tuttum sandım. Konuşan Ali Ecevit Tarhan'dı. Onu yeni tanıyordum.