💗🍯
10 stories
KARANLIĞA DOĞANLAR by gizzemasllan
gizzemasllan
  • WpView
    Reads 5,391,699
  • WpVote
    Votes 312,658
  • WpPart
    Parts 69
"Bade Karahanlı." Duyduğum tok sesle eş zamanlı olarak derin bir nefes aldım, ağır hareketlerle sesin geldiği yöne döndüm. Kapıyı yavaşça kapattı, gözleri beni buldu. "İsmimi bile öğrenmişsin." Dudakları yana kıvrıldı, bana doğru geldi. "Öğrenmek zorunda kaldım diyelim." Gülümsedim, biraz daha yaklaştı, birkaç adım geri gittim ama sırtım soğuk duvara temas edince durmak zorunda kaldım. Fakat o durmadan üzerime gelmeye devam etti. Kaçmak için sağ tarafa doğru geçecekken kolunu önüme kalkan etti. Boş bir anında sol taraftan kacayım dedim ama bu sefer de diğer koluyla önümü kapattı. Tamamen onunla duvar arasında kalmıştım, kaçmama izin vermiyordu. Sırtımı duvara yasladım, yemyeşil gözlerinin içine baktım. "Ne yapıyorsun?" "Konuşmamız gereken şeyler var." "Evet var ama bunu aramızda mesafe varken de yapabiliriz." "Yapamayız, böyle konuşmak istiyorum." Cevap verecekken gördüğüm şeyle sol gözünün altına düşen kirpiğini nazik bir şekilde aldım. "Kirpiklerin dökülüyor." Dudaklarındaki tebessüm büyüdü, sessiz kaldı. Sağ yanağında küçük bir gamzesi vardı, yakın olduğumuz için fark edebilmiştim. Kirpiğe usulca üfleyerek gözlerimi yeşillerine çevirdim. "Badem yağı sürebilirsin, çok iyi geliyor." Tek kaşı kalktı, söylediğim şeye şaşırmış gibiydi. Fakat bu şaşkınlığı üzerinden çabucak atıp kaçmamı engellemek için önüme kalkan ettiği elini duvardan çekti, cebine attı. Merakla ona bakarken elini cebinden çıkardı, badem şekerlerini uzattı. "Yer misin?" Elinden bademleri alarak birini ağzıma attım. "Çok severim." Biraz daha yaklaştı, derin bir nefes aldı. "Badem şekeri gibi kokuyorsun." Badem şekeri mi demişti o? Şaşkınca bakarak elimdeki bademleri kokladım. "Güzel kokuyorlar yalnız." Başını salladı. "Biliyorum." Gülümsedim, kendisi de bir şeker yedi ve ekledi. "O yüzden söyledim zaten."
KALBİNE RASTLADIĞIM GÜN by gizzemasllan
gizzemasllan
  • WpView
    Reads 4,034,768
  • WpVote
    Votes 235,793
  • WpPart
    Parts 53
"Senden yapmanı istediğim küçük ve basit bir şey daha var Stajyer." Sakin kalmak için derin bir nefes aldım. "Benden daha ne isteyebilirsiniz ki? Tüm gün yapmadığım şey kalmadı. Sizce de artık bu kadarı fazla olmuyor mu?" Sonunda bir tepki vermiş olmamdan memnun olduğunu belli edecek bir ifadeye büründü. Bu sinirlerimi bozarken gözleri üzerimde geziyordu. "Hayır Stajyer bu kadarı yetmez. Yapman gereken bir şey daha var." "Neymiş o?" Bakışları üzerimde gezinmeye devam ederken bir adım yaklaştı. Ondan uzaklaşmak istedim fakat belimden tutup kendine çekerek buna engel oldu. Şaşkınca olduğum yerde kalırken dudaklarıma baktığını fark ettim. Yutkundum. Bir şey söylemek için cesaretimi toplayıp dudaklarımı araladım ama o daha önce davranarak beni şok edecek o cümleyi kurdu. "Çok güzel olmuşsun bugün, bir daha bu kadar güzel olma. Aklım sende kalıyor ve işime odaklanamıyorum, senin yüzünden bugün tüm işlerim aksadı."
AŞKA SÜRGÜN by gizzemasllan
gizzemasllan
  • WpView
    Reads 763,878
  • WpVote
    Votes 62,605
  • WpPart
    Parts 56
"O Doğu'ysa ben Batı'ym." "O siyahsa ben beyazım." Diye haykırdı genç kız. Fakat bu cümleleri kurarken bu hikâyenin aslında Doğu'yla Batı'nın kavuşmasını, siyahın beyaza karışmasını anlattığını bilmiyordu. Öğrendiğinde ise hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktı. Çünkü çoktan kendi hikâyesinde hem kazanmış hem de kaybetmiş olacaktı. Kaybetmek de kazanmak da daha önce onun için hiç bu kadar zevkli olmamıştı.
AY VADİSİ'NİN GÜNCESİ by gizzemasllan
gizzemasllan
  • WpView
    Reads 4,532
  • WpVote
    Votes 793
  • WpPart
    Parts 4
Bir gece yarısı... Bir yabancı... Ve hayatını kökten değiştiren bir karşılaşma. Doğa, karanlık bir sokakta karşılaştığı yaralı adama yardım ettiğinde, sıradan hayatının tüm dengesi altüst olur. O karşılaşma, onu bilinmezliklerle dolu, hiç tanımadığı bir dünyanın içine çeker. Hayatını altüst eden kişi, aslında ona yeniden başlamanın kapısını aralar ve o andan itibaren gerçeklik duygusu derin bir sessizliğe gömülür; çünkü o kapının ardında gördüğü şey, bildiği hayatın çok ötesindedir. İşte tam da bu yüzden, paramparça olan hayatını yeniden kurmak için geçmişe dönmelidir; onu oraya sürükleyen o karanlık anı yeniden yaşamak zorundadır. Çünkü çözüm oradadır; başlangıçta. Ne de olsa, iyileşmek için bazen en çok kanayan yere dönmek gerekir.
RAİLWAY KASABASI  by gizzemasllan
gizzemasllan
  • WpView
    Reads 177,157
  • WpVote
    Votes 13,745
  • WpPart
    Parts 30
1872 yılının acımasız topraklarında, Railway Kasabası; kanunların değil emirlerin hüküm sürdüğü, itaatsizliğin idamla cezalandırıldığı bir yerdir. Gün batımından sonra sokaklara adım atmak yasakken ve herkes bu kurallara boyun eğmişken Valencia Pride, bir gün sokağa çıkma yasağına rağmen erkek kılığında dışarı çıkar. Ancak işler beklediği gibi gitmez ve askerler onu fark ettiğinde Valencia'nın küçük bir adımı, büyük bir felakete dönüşür. Kasabanın yeni komutanı Devrim Gürkan Karel, kalabalıklar içinde Valencia'nın sırrını gören tek kişidir. Fakat onu serbest bırakmak yerine, kuralları baştan yazacak bir karar alır. Valencia, şimdi yalnızca hayatta kalma mücadelesi vermekle kalmayacak; kendi hayatını ve tüm kasabanın kaderini değiştirecek bir oyunun içinde yer almak zorunda kalacaktır ve bu, yalnızca bir direniş değil, özgürlüğün ateşini yakacak bir mücadele olacaktır.
AŞKA DÜŞÜŞ | KİTAP OLDU by gizzemasllan
gizzemasllan
  • WpView
    Reads 6,746,193
  • WpVote
    Votes 331,615
  • WpPart
    Parts 68
İntikamın laneti Cihangir'in ruhuna bir veba misali çöktüğünde, Cemre'nin masumiyeti yutulması gereken bir zehir gibiydi. Yılların biriktirdiği adalet arzusu, Cihangir Arslan'ı düşmanının yuvasına saklanmış en kıymetli parçasına, Cemre Başaran'a sürükledi. Artık Cemre'nin avuçlarında babasının günahlarının bedeli vardı. Bu günahlardan örülmüş duvarların ardında kaderiyle baş başaydı. Cihangir'in intikamı, Cemre'nin nefretine çarptığında kader ikisini de aynı uçuruma sürükleyecekti. İkisinin de vazgeçmeye niyeti yoktu. Biri adaletin soğuk ağırlığını, diğeri ise yılların biriktirdiği öfkeyi taşıyordu. Cihangir'in tek istediği; içindeki boşluğu, intikamın soğuk tadıyla doldurmaktı. Ve işte o an geldiğinde; ne adaletin ne de aşkın sınırlarını bilen bu iki ruh, kendi karanlıklarında birbirlerini yok etmek veya yeniden var etmek arasında bir seçim yapmak zorunda kalacaktı.
HARE by gizzemasllan
gizzemasllan
  • WpView
    Reads 104,301
  • WpVote
    Votes 11,625
  • WpPart
    Parts 20
Derin, hayatını ve hasta kardeşinin geleceğini korumak için çaresizce bir çıkış yolu arayan genç bir muhabirdir. Patronunun emriyle, mafyayla bağlantıları olduğu konuşulan güçlü bir iş insanının hayatını araştırmaya başlar. Evindeki pencereden gizlice yerleştirdiği kameralarla, adamın karanlık sırlarını ortaya çıkarmaya çalışır. Ancak beklenmedik bir soygun olayı, Derin'in kaderini bambaşka bir yola sürükler. Soygun anını gizlice kaydettiği o görüntüler, Derin için bir dönüm noktası olur; fakat patronunun gerçek yüzüyle karşılaşması, her şeyi değiştirir. Kendini hayatta kalmak için çok daha karanlık ve tehlikeli bir oyunun içinde bulur. Bir gece kapısında beliren yabancı, onu zor bir anlaşmanın içine çeker ve hayatının en kritik seçimlerinden biriyle karşı karşıya bırakır. O andan sonra Derin'in en zorlu savaşı, dışarıdaki tehditlerden çok kendi iç dünyasındaki kargaşayla olur; çünkü hayatta kalmak için yürüdüğü yollar, onu kimseye anlatamadığı bir hikâyeye sürükler; o hikâye de onun en gerçek savaşıdır.
ZELEL by GulsumBlgn
GulsumBlgn
  • WpView
    Reads 479,455
  • WpVote
    Votes 28,011
  • WpPart
    Parts 46
"Sen bana şifa olmak istiyorsun," dedim, ellerimi yanaklarına koyarken kirpiklerimden süzülen bir damla yaş yanağıma düştü. "Acılarıma merhem olmak istiyorsun ama bende açılan yaralar asla kapanmayacak." Alnını alnıma yasladı. "En karanlık gecenin bile bir sabahı olur, Sonay. Her yara kabuk bağlar." Gözlerim kapandı. "Ben o karanlığı yaşarken doğan güneşi hiç görmedim ki." "Görmemen var olduğunu değiştirmez." Dudaklarım acı bir tebessümle kıvrıldı. "Geçmişi tekrar yaşamamam, bana yaşadıklarımı unutturamadığı gibi mi?"
LEYAN  by GulsumBlgn
GulsumBlgn
  • WpView
    Reads 1,598,187
  • WpVote
    Votes 73,874
  • WpPart
    Parts 34
"Ben evimi çoktan buldum, Leyla." dediğinde midemde kanat çırpmak için hazırda bekleyen onlarca kelebek bir anda canlandı. Boynuna doladığım ellerim ensesindeki kısa saçlarını bulup okşamaya başladığında Asaf'ın da bir eli belime yönelmiş, giyindiğim tişörtün altından tenime ulaşmıştı. Parmaklarının usulca hareket ettiği yerler tenimin karıncalanmasına neden olurken birleşen gözlerimizin arasında kutsal bir bağ vardı sanki. "Seni seviyorum Beyoğlu," diye fısıldadım. "Seni çok ama çok seviyorum." Gülümsedi ve uzanarak dudaklarını dudaklarıma değdirdi. "Seni seviyorum Kalbimin evi," dedi benim gibi fısıldayarak. "Seni çok ama çok seviyorum." Sıcak nefesi aralık duran dudaklarımın arasından sızıp nefesime karıştığında daha fazla dayanamadım. Boynuna doladığım kollarımı sıkıp başını hafifçe kendime çekerek o kısacak mesafeyi kapattım. Büyük bir özlem çekiyormuş gibi birleşen dudaklarımızın hareketleri birbirine uyumlu, kalplerimiz bu birleşim nedeniyle delicesine atıyordu. İçimde kocaman bir tufan yaratan heyecan dalgası bedenimi titretirken şimdi ki halimizle o heyecan koca bir tutkuya dönüşmüştü. Nefes almak için geri çekildiğimizde alnını alnıma dayayıp bir süre gözlerimiz kapalı biçimde olduğumuz yerde durduk. Bir elimi tam göğsünün üzerine koyduğumda kalbinin ritmik hareketlerini avuç içlerimde hissettim. "Yakıyorsun beni," dedi kısık bir sesle. "Ama bu yangın o kadar güzel ki, kül olmaktan korkmuyorum." "Seninle birlikte yanmaktan korkmuyorum, sevgilim."
NAZENİN by GulsumBlgn
GulsumBlgn
  • WpView
    Reads 124,536
  • WpVote
    Votes 17,080
  • WpPart
    Parts 24
Sarmaşık çiçeği, aşkın ve sarsılmaz bağlılığın sembolüdür. Kendini sardığı nesneye öylesine tutunur ki, kopmak bir yana, onunla bütünleşir, dayanıklılığıyla hayranlık uyandırır, zarif görünüşünün ardında, sarsılmaz bir güç taşırmış. Zarif ama dirençli, sessiz ama kararlı. Tıpkı o, iki çift sarmaşık yeşili gözler gibi... Nazenin'in yüreğine sessizlik içinde çöreklenen, en derin yerine sıkıca tutunan o bakışlar... Öylesine kuvvetli, öylesine samimi bir bağ vardı ki aralarında, sözcüklere ihtiyaç duymadan, kalpten kalbe kurulan o görünmez köprüde bulmuşlardı birbirlerini.