💛🐇🖤
12 stories
Üç Erkek Bir Kız  by dreamsuu
dreamsuu
  • WpView
    Reads 884,625
  • WpVote
    Votes 19,937
  • WpPart
    Parts 36
"Seni ne kadar uzun zamandır beklediğimizi biliyor musun? sen bizim eksik olan parçamızsın..."
Doktorun Karısı by tgceymn
tgceymn
  • WpView
    Reads 1,526,125
  • WpVote
    Votes 138,771
  • WpPart
    Parts 60
Ölümü ona bir aile getirdiğinde hangi yolu seçmelidir? Harika bir evliliği, düzenli bir işi, mükemmel olarak adlandırabileceği bir hayatı vardı. Ama bir gün bir kaza bunları ellerinden aldı. Gözlerini açtığında kendini Doktorun Karısı adlı kitaptaki bir karakter olarak bulduğunda ne yapacağını bilemedi. Çünkü içindeki bedenin hayatı çok geçmeden ölümle sonlanacaktı. Meryem yapılması gerekenin eve dönüş yolunu bulana kadar ölmemek olduğunu biliyordu. Ama ondan nefret eden doktor ve onun yaramaz çocukları ile nasıl başa çıkacağına dair bir fikri yoktu. Olaylar değiştiğinde ise kendini hiç beklemediği bir noktada bulacaktı.
SEVDAYA YENİK BİÇARE by cinemaceviri
cinemaceviri
  • WpView
    Reads 178,478
  • WpVote
    Votes 10,787
  • WpPart
    Parts 19
Derler ki diyarın birinde bir sevda yatarmış gizlice. Bir kelebeğin kanadında gecenin ayazında. Usul usul yayılırmış sokaklara, kervan geçmez yollara. Destan olurmuş dillere, küçük çocuklara masal olurmuş. Olurmuş da yüreğin birine konamazmış. İçeri girmek için çırpınır can çekişirmiş, çünkü biliyormuş. O yüreğe giremezse yok olur gidermiş. "Tamam, diyelim ki dediğini yaptım. Gelip seni istedim, evlendik... Sonuçta evlenme hayalleri kurduğun adam ben değilim, yine de mutlu olabilecek misin?" "Sen mutlu olursan ben de olurum." "Peki..." dedi Doğan. Bakışlarını başka bir yere çevirdi. Ardından sormaya korktuğu o soruyu sordu. "Bir gün beni de sevebilir misin?" 17.05.2025
GÜMÜŞBEY \TAMAMLANDI/ by Maysa_58
Maysa_58
  • WpView
    Reads 336,910
  • WpVote
    Votes 33,228
  • WpPart
    Parts 31
Eski dönem kurgusu..🕊️ Heyecanlı bir bekleyiş içindeydi güvey odasında Suna. İçindeki heyecan öyle büyüktü ki, kendini sanki bir rüyanın içindeymiş gibi hissediyordu. Kırmızı duvağın ardından avuç içine bakmış ve gülümsemişti. Kınası tutmuştu ve Suna bunun anlamını çok iyi biliyordu. Güzel başlamamışlardı ama güzel olacaklardı; Suna buna tüm kalbiyle inanıyordu. Derken, dışarıdaki davul zurnanın sesi kesilmişti; damadı güvey odasına yolcu ediyorlardı. İçindeki heyecanla yataktan kalktı. Dışarıdan gelen bağırış sesleriyle odasının kapısı açılmış ve kocası içeriye girmişti. Kalbi küt küt atarken, Yavuz Ali ona hiç bakmadan geçmiş ve odadaki koltuğun üzerine oturmuştu. Suna, ne olduğuna anlam verememişti. Az önceki heyecanından eser kalmamış, yerini korku ve hayal kırıklığı almıştı. Duyduğu cümlelerle ise az önceki rüyası kabusa dönmüştü. "Ne bekliyorsun?" dedi sert bir sesle. Cebinden tütünü çıkarıp dudaklarının arasına yerleştirdi ve metal çakmağıyla tütünü yakarken ciğerlerini derin bir dumanla doldurdu. Saliseler sonra titretmişti beyaz dumanın sardığı gözbebeklerini. "Bu gece yahut sonraki tüm geceler... Ne olacağını sanıyorsun?" En az bakışları kadar sertti ses tonu. Döktüğü her kelimede boynundaki damarlar hiddetle kabarmaktaydı. Derken bir anda öfkeyle çevirivermişti bakışlarını yatağın önünde dikilmekte olan karısına. Genç kız kocasının bakışlarında gördüğü manayı tanıyamamıştı. Kin mi, nefret miydi bu? Yoksa koskoca bir hayal kırıklığı mı? Bilememişti. Ve o an kulakları geceler boyu kalbini kor bir ateşle yakan o sözlerle çınlamıştı. "Yapmayacam Suna! Yapmayacam ! Bilesin ki bir lahza huzurun olmayacaktır bu odada. Çünkü ben emmoğlumun oynaştığı kızı değil gönlüme , yatağıma dahi almayacam !" Kitabın içeriği tamamen hayal ürünüdür
İnci İle İstiridye (Tamamlandı) by funye49
funye49
  • WpView
    Reads 1,649
  • WpVote
    Votes 153
  • WpPart
    Parts 13
İstiridye ve inci hikayesi gerçekte, bir bakışta hayal ettiğimiz kadar romantik değil. İstiridye; sert ve güvenli kabuklarıyla küçük ve savunmasız inciyi var olmuş ve olacak tüm kötülüklere karşı korumak maksadıyla himayesi altına almamış. İnci tanesi de ömrünün sonuna kadar istiridyenin korunaklı kollarında olmak arzusunda değil. İşin aslı, istiridye ilk kez karşılaştığı inciden korunmak gayesiyle onu kendisine mahkum ediyor. Zarar görmesin diye değil yani, zarar görmemek için. İnci tanesi de yemin ediyor mahkum edildiği bu kabuğu sevmemeye. Zarar vermek için değil asla, zarar görmemek için onunki de. İstiridye mi aşıktı, inci mi aşıktı? İkisi de katilken bunun bir önemi var mıydı?
KRALIN KIZI | +18 (Tamamlandı) by misssev
misssev
  • WpView
    Reads 178,214
  • WpVote
    Votes 9,230
  • WpPart
    Parts 112
+18 detaylar, cinsel içerik, uygunsuz sözler, küfürler, argolar ve rahatsız edici detaylar bulundurur. Rahatsız olacaklar okumamalı. (Fantastik - geçmiş zaman kurgusu) 🕯️🕯️🕯️ Yaklaşık bi' on dakikanın ardına doğruldu ve dakikalar önce ateşin içine koyduğu kılıcı çıkarttı alevlerin içinden. Yarısına kadar kızıla bulanmış çelik kılıçtan dumanlar çıkıyordu. Bir an göz göze geldik. "Ne yapacaksın bana?" "Ölmemeni sağlayacağım." Eliyle beni kendine çekti. Neredeyse dip dibeydik. "Neden? Ne saçma! Siz esirlerinize böyle mi yapıyorsunuz? Önce yaralayıp ölüm eşiğine getirip sonra iyileştiriyor musunuz?" İsyan ederken aynı zamanda bu durumdan da memnundum, ne yalan söyleyim. Eğer kaçmaya çalışacaksam en azından tedavi edilmiş olmalıydım. "O, göğsündeki lekeyi görmeden önceydi." Dedi ve güzel yüzünden beklenen bir çapkınlıkla güldü. Karanlık Prens, doğum lekemden bahsediyor olmalıydı.
CANAVARIN DA KALBİ VARMIŞ by thekabal
thekabal
  • WpView
    Reads 3,082,807
  • WpVote
    Votes 255,090
  • WpPart
    Parts 31
"Hoşuma gidiyorsun ama seni öldürürüm."
Dük ile Beş Çayı by tgceymn
tgceymn
  • WpView
    Reads 575,477
  • WpVote
    Votes 57,147
  • WpPart
    Parts 50
Geçmiş hayatınızı yaşama şansınız olsaydı ne yapardınız? On yıllık ilişkisi büyük bir ihanet ile son bulduğunda Eda artık bir gerçeği kabul etmek zorunda kalmıştı. Gerçek aşk diye bir şey yoktu. Varsa da onu bulmak gibi bir niyeti olmamıştı. Arkadaşının zoruyla sonunda evden çıktığında aklına en son gelen şey bir falcının karşısına oturmaktı. Egzotik giyimli kadının karşısına oturduğunda ise söylediklerini dinlemekten başka çaresi yoktu. Falcı ona aşkı bulması için geçmişte yaptığı bir hatayı düzeltmesi gerektiğini söylediğinde parasını boşa harcadığını düşünmekten kendini alamamıştı. Fakat eve dönerken geçirdiği kaza sonucu gözlerini İngiltere'de 1823 yılında açtığında kendini önceki yaşamı olan Helena Anne Mercer olarak buldu. Şimdi tek yapması gereken yapılacak hatalı seçimi bulmak ve bunu engelleyebilmekti. Ama hiçbir hata bu kadar cezbedici olmamıştı.
MAHİ (Mahalle Hikâyesi) by tugbaaticicosar
tugbaaticicosar
  • WpView
    Reads 3,809,870
  • WpVote
    Votes 139,355
  • WpPart
    Parts 53
Yetişkin okurlar için uygundur! Bir Mahalle Hikâyesi... Çok daha fazlası... ✨ "Bak bana," diye fısıldadı. Dudaklarının arasından çıkan sıcak nefesi benimkilere dokundu. "Bir kere bana eskisi gibi baksan..." yalvarır gibi çıkan sesinin tonuyla tüm iradem dağıldı. "Bırak lütfen," derken gözlerimi kapattım. Elinin birini kaldırıp parmaklarını usulca yanağımda gezdirdi ve çeneme doğru indi. "Adımı söylemiyorsun artık," dedi dişlerini sıkarak. "Fark etmem mi sanıyordun?" Soru soruyordu ama benim buna verecek bir cevabım yoktu. "Senin dudaklarından dökülmesini istediğim öyle çok kelime var ki..." Eğilip anlını anlıma yasladı. Bu kadar yakınken tek nefesi paylaşıyor gibiydik. Onun aldığı soluk, benim dudaklarımda kayboluyordu. Benim sıklaşan nefeslerim ise sanki onu canlandırıyor gibiydi.
SERÇEYİ ÖLDÜRMEK by bosverdilan
bosverdilan
  • WpView
    Reads 10,297,854
  • WpVote
    Votes 570,540
  • WpPart
    Parts 83
Efsun Zorlu; atandığı Urfa'da mecburi hizmetini yapan tıp fakültesinden yeni mezun, çiçeği burnunda bir hekimdir. Daha mesleğinin ilk günlerinde, henüz on sekizine yeni girmiş bir hastanın intihar vakasıyla karşı karşıya kalır. Hastasının vücuduna bırakılan izler onu adım adım kendi geçmişine götürürken, geleceğini aniden tanımadığı insanların dudakları arasında bulur. Asla geçmemiş geçmiş, verilmiş sözler, kurtarılan hayatlar, doğrultulan namlular, yalanlar, fermanlar ve aşk. Devrim gibi bir kadın, Urfa'nın göbeğinde destan gibi bir sevdanın koynunda bulur kendini. Koca düzene baş kaldırıp o düzenin minnet ettiğine yenilmekse ne aklının ne de kalbinin kabulüdür. *** "Ağlarsam ölürüm." derken sesim düz, çoktan kabullendiğim bu gerçeği ilk defa dile getirişime rağmen sakindi. Çoktan. Saatlere dökülürdü ama bana şehirler aştıracak kadar çok gelen o vakit. Vücudumun ağrısı ruhumun sancısının çok altındaydı. Onun gözleri bende olsa da ben boşluğa odaklanmıştım. Üzerimde olan bakışlarının ağırlaştığını hissettim. Fetih bana çok ağır bakıyordu. Sırtıma yüklenen çuvallar biraz daha bel bükmeme sebep oldu. "Neden," dediğinde ne dediğimi çok iyi anlamış da yersiz bir sorgulayışa bürünmüş gibiydi. "serçe misin sen?" Kaşlarım hafifçe havalandı, başımın ağrısı belirginleşti. Uzun süreden sonra ona bakan ben oldum. Söylediği şeyin altındaki anlamı yakalamaya çalışıyordum ama buna çok uzaktım. Bunu anladı ve dudakları kıvrılacak sandım. Halbuki gülümsemeye çok uzaktık. "Serçeler," yüzünü hafifçe yüzüme yaklaştırdı. "Ağlayınca ölürlermiş. Bu yüzden mi bunca zamandır gözlerinin kuruluğu?" Bu konuşmadan sonra onun serçesi olacağımı, hatta olduğumu bilemezdim. Tıpkı bu topraklarda serçeyi öldürmenin kadını ağlatmak olduğunu bilmediğim gibi.