lounasoleill
- Reads 1,696
- Votes 196
- Parts 13
Beni fark etmediğinde omzunun üzerinden yükseldiğimi de göremedi. Dalgınlığını fırsat bilerek kulağına doğru yaklaştığımda, "Beni üzdün," diye fısıldamamla birlikte bütün bedeni kasıldı. Bir irkilme belirtisi göstermemişti fakat aniden çevrilen gözleri beni görür görmez büyüdü. Göz bebekleri bir genişleyip bir incelirken gülümsedim. "Bu kez storymi beğenmemişsin."
Kollarımı tıpkı onun gibi bağdaş kurdum, etrafında dolanırken beni seyrediyordu sessizce. Hemen karşısına geçtiğimde Fuat abiye bir çay da ben söylemiştim. O biten çayı yeniden hazırlarken Eymen'in bakışları yüzümü talan ediyor ve kıvrılan dudaklarla onu izlerken bir cevap vermesini bekliyordum. Nitekim dudakları aralandı. "Neden?" dedi ve çenesiyle beni işaret etti. Güzel, en azından neyden bahsettiğimi biliyor ve eveleyip gevelemiyordu. "Gözün sadece beni mi arıyor?"
"Doğrusu," dedim ve dudaklarımı büzdüm. "Evet." Birden gözleri parladı. "O kadar Eymen var ki en sinir olduğumu bulmak çok zor."
Dudaklarını birbirine bastırdığında birden alayla güldü ve başını eğdi. "Yedekteyim herhalde?"
"İnanır mısın," dedim gözlerimi büyüterek. "Yedeğin yedeği bile olmazsın."
Dişlerini birbirine bastırdı. "Onu görürüz."
"Hay hay. Görüşürüz."
Fuat abi ilk önce onun istediği çayı bıraktığında önümüze, kendisinden önce davrandım. Parmaklarımın yanacağını bile bile karton bardağı aldım ve elimi kaldırarak, "Onun da çayını bana yaz Fuat abi," dedim Eymen'i göstererek. Eymen hemen arkamda dikiliyorken Fuat abi başını salladı ve gözlerini üzerimde hissettiğim çocuğa hiç dönüp bakmadan ilerlemeye başladım.
"Ben kimseye borçlu kalmam."
Dudaklarım kıvrıldı. "Bana kaldın."
"Ya da," dedi ve güldüğünü işittim. "Sana borçlu kalmamı istiyorsun Sare."