Thesea88
- Reads 674
- Votes 150
- Parts 17
Sağanak yağmur şiddetini artırıyorken ihtiyar mekanının girişinde sandalyesinde çayını yudumluyordu. Yağmur damlaları arasında bir silüet çekti dikkatini. Ağır adımlarla tam önüne kadar gelen kıza baktı. Yüzündeki morluklar yağmurdan ıslanıp yüzüne yapışan saçlarından bile belli oluyordu ama adamın ilgisini çeken şey bu değildi sırtında kendiyle aynı yaşta zayıf çelimsiz soluk suratlı bir çocugu taşıyordu.
Zorlansada ihtiyara hiç bakmadan adım atmaya devam etti.
"Öldü mü" diyen ihtiyarı yeni fark etmişcesine irkilerek durdu.
Asi gözleri adama döndü. İhtiyar sırıttı.
"Ölmediyse getir içeride yardımcı olalım" kız adama boşca baktı.
"Bana hastane lazım. Burası öyle değil gibi ihtiyar?" adam gayriihtiyarı güldü.
"Haklısın burası hastane degil" ayağa kalkıp genç kızın ıslak saçlarını geriye itti.
"Burası" dedi adam koyu gozlere sahip kıza bakarak.
"Sansar'ın Yuvası. Sansar olmak ister misin?"