beyazleke211
Sınır hattında sessizlik çökmüştü. Tim, pozisyon almış, rüzgar kuru otları hışırdatıyordu. Lâl biraz geride, şaşkın ve nefes nefeseydi.
Alaz, dürbününü indirip timine baktı. Sessizce, ama kararlı bir sesle mırıldandı:
"Vatanın sessiz bekçileriyiz; belki zaman yanlış, yer yanlış ama yüreklerimiz daima doğru yerde, cesaretle dolu." 🤍
Pars bir an sessiz kaldı, sonra hafifçe kıkırdadı.
"Komutanım... bunu ciddiye alıyor musunuz yoksa sadece güzel bir söz mü?"
Alaz gözlerini kısıp, hafif bir gülümsemeyle:
"Pars... bazen cesaret, sözlerle başlar. Hem bu sözler bizi ayakta tutacak."
Lâl içinden düşündü:
"Bu adam... hem deli hem de inanılmaz ciddi... ve bir şekilde komik bir kahraman."