tamalanaçaklar
6 stories
Kaderin Zoruyla by rosariaa
rosariaa
  • WpView
    Reads 124,055
  • WpVote
    Votes 6,262
  • WpPart
    Parts 14
Mardin'in taş sokaklarında, yıllardır süren iki düşmanlık gölgesini korumaktadır: Koçerler ve Sînorlar. Bu iki aile için sevgi bir seçenek değildir; kurallar, kan ve suskunluk vardır. Şilan Koçer, kendi hayatının bile kararını veremeden büyümüş bir kızdır. Onun için gelecek; çizilmiş, yazılmış ve çoktan başkaları tarafından seçilmiştir. Bir gün, hiç istemediği bir gerçeğin içine sürüklenir: berdel. Karşısına çıkan isim ise düşman tarafın gölgesidir. Mirzan Sînor. Soğuk, sert, korkulan ve adı söylendiğinde bile sessizlik yaratan bir adam... Ama asıl tehlike, onun düşman olması değil; Şilan'ın hayatına dokunmaya başlamasıdır. Bir ev, iki düşman, zorla bağlanmış iki kader... Ne sevgiyle başlayan bir hikâyedir bu, ne de kolay bir nefretle biten. Sadece mecbur bırakılmış iki hayatın, birbirine çarpmasıdır. Ve bazen kader... en çok zorlandığında başlar.
Aşkın kuralı yok  by hargreeves_222
hargreeves_222
  • WpView
    Reads 13,560
  • WpVote
    Votes 1,216
  • WpPart
    Parts 21
Annelerinin geçmişte yaptığı hatalarını öğrenmek için Rize'ye giden üç kardeş, hiç beklemediği şeyler öğrenirler. Kiraz kendisini hem aşk, hem arkadaşlık hemde bir aile komedisi içindi bulur. Bazen dram, bazen komedi bazende aksiyon yaşayan Kiraz atıldığı bu Rize macerasında hem gerçek aşkı bulacak hemde kalabalık aile dramını tadacaktı.
Soğuk Ateş by mellQ7
mellQ7
  • WpView
    Reads 1,100
  • WpVote
    Votes 90
  • WpPart
    Parts 2
★| Korhan yaman sungur & Asu Pamir.
Kádéré Kurban  by lavinya_kokum
lavinya_kokum
  • WpView
    Reads 1,576
  • WpVote
    Votes 35
  • WpPart
    Parts 2
Alnına yazılan kaderden kaçamazsın derler... Ya o kaderi en güzel haliyle yaşarsın, ya da o kaderin en acımasız kurbanı olursun"
LEVAİC | ANKARA DENİZİ GÖZLERİN SERİSİ by vezirmahur
vezirmahur
  • WpView
    Reads 71,764
  • WpVote
    Votes 3,177
  • WpPart
    Parts 28
KİTAP: 13 MART 2020 tarihinde LEVAİC ADIYLA yayımlanmıştır. Çalınması söz konusu değildir. "Bir özür dilemenle yılların bedelini ödeyemezken, bir bakışınla bütün acılarımı nasıl unutturabildin?" "Onu içimde yaşatmak istiyorken ruhumu kaybettim. Bir tarafım kalbime gömdüğüm bu adamı hayal ediyorken, diğer yanım onun gerçek haliyle yüzleşmek istiyordu. İmkansızlığına inat bu yüzleşmeyi uzun bir süre beklettim. Hayal ettiğim halini, gönlümün gözüyle gördüğümü şiirlerimde anlattım. Onun gözünde bir hiç olduğumdan cümlelerimi gizli tuttum, insanlara gösteremedim. Benim geride bıraktığım on sekiz yaşında çocuktu. Şimdi olgunlaşmış, kendi ayakları üzerinde durmuş bir adam vardı karşımda. Ama onun gözlerine baktığımda o toy çocuğu görüyordum. Beni hiç sevmediğini söyleyen, yaptığım saygısızlıkta dilediğim özrü bile kabul etmeyen. Umut verişini bile bile bana karşı mağduru oynayan. Şimdi kendini açıklayıp, vicdan yapmıştı fikrimce. Yüzleşmemizi merhameti adına yapıyor sanıyordum. Ama değilmiş. Benden özür dilediğinde o pişman olmuş gözlerini gördüm. Bana resmen bir hataya karşı bu kadar bedel ödetilmez diyordular. Ona bana bunları yaşatmaması gerektiğini defalarca söylemiştim. Eğer gün gelir gözlerime bakarsa, kırgın olduğumu görürse gönlünün acıyla dolacağını biliyordum. En çıkmazda olduğum kısım da burasıydı işte; onun da en çok korktuğu tarafı. Bana zamanla aşık olacağını hissediyordum. Kalbimizin aşk ateşiyle yanacağını, levaic olacağımızı anlıyordum.
Seyirlik Bebek by swmsaw
swmsaw
  • WpView
    Reads 168,165
  • WpVote
    Votes 10,727
  • WpPart
    Parts 19
Mardin'in en nadide mücevheri: Viyan Cevherizade. Herkesin uzaktan bakıp iç geçirdiği, ama kimsenin dokunmaya cüret edemediği yasak elma. 💎 Dışarıdan bakıldığında o, Cevherizade Konağı'nın etrafı koruma duvarlarıyla örülü, kibirli ve ulaşılamaz kızıydı. Kimsenin yüzüne bakmaz, kimseyle göz göze gelmezdi. İnsanlar bunu asaletinden ya da kibrinden sanırdı. Oysa gerçek, Viyan'ın ruhuna ve bedenine vurulmuş görünmez bir mühürdü. Bir erkeğin tenine değmesi, Viyan için karanlığa düşmek demekti. Bedeni, yabancı bir dokunuşa isyan edip bilincini kapatırken; Viyan çareyi kimseye ümit vermemekte, gözlerini yerden kaldırmamakta bulmuştu. O, cam bir fanusun içindeki "Seyirlik Bebek"ti. Dokunmak yasaktı, sadece izlenebilirdi. Ta ki Agir Dervişoğlu, o fanusun camına elini yaslayana kadar... Mardin'in hükümranı Agir, herkesin "buzdan prenses" dediği Viyan'ın gözlerindeki o saklı korkuyu gördüğünde, imkansız bir yangının fitilini ateşledi. Dokunmadan sevmek mümkün müydü? Yoksa Agir, yanacağını bile bile o cama dokunup "Seyirlik Bebeği" uykusundan uyandıracak mıydı?