tamalanaçaklar
5 stories
Aşkın kuralı yok  by hargreeves_222
hargreeves_222
  • WpView
    Reads 3,241
  • WpVote
    Votes 323
  • WpPart
    Parts 7
Annelerinin geçmişte yaptığı hatalarını öğrenmek için Rize'ye giden üç kardeş, hiç beklemediği şeyler öğrenirler. Kiraz kendisini hem aşk, hem arkadaşlık hemde bir aile komedisi içindi bulur. Bazen dram, bazen komedi bazende aksiyon yaşayan Kiraz atıldığı bu Rize macerasında hem gerçek aşkı bulacak hemde kalabalık aile dramını tadacaktı.
Soğuk Ateş by mellQ7
mellQ7
  • WpView
    Reads 983
  • WpVote
    Votes 87
  • WpPart
    Parts 2
★| Korhan yaman sungur & Asu Pamir.
Kádéré Kurban  by lavinya_kokum
lavinya_kokum
  • WpView
    Reads 868
  • WpVote
    Votes 88
  • WpPart
    Parts 10
Alnına yazılan kaderden kaçamazsın derler... Ya o kaderi en güzel haliyle yaşarsın, ya da o kaderin en acımasız kurbanı olursun" Agâh onu yavaşça bıraktı ama elleri hâlâ kızın kollarındaydı. Sanki bıraksa o yeşil gözler bir daha hiç karşısına çıkmayacak, bu an bir rüya gibi dağılıp gidecekti. Hafızasının en tozlu raflarından biri aniden parladı; bu gözler, çocukluğunda Diyarbakır'ın o tozlu ve kanlı sokaklarında ağlarken gördüğü o bir çift göze ne kadar da çok benziyordu... "Sizi daha önce bir yerde görmüş olabilir miyim?" dedi Agâh, sesi bir tını kadar alçak ama bir o kadar sorgulayıcıydı. Genç kız, duyduğu bu soruyla birlikte bir an duraksadı. Yeşil gözlerinde hem bir korku hem de bir savunma mekanizması belirdi. Agâh'ın o heybetli ve sert duruşundan çekinse de geri adım atmadı. "Nerede göreceksin sen beni be adam?" dedi, sesindeki o hafif ürkekliğe rağmen dik bir tonda. Agâh'ın ellerinden sıyrıldığı gibi adeta bir gölge gibi kalabalığın arasına karıştı. Agâh,kızın hızla uzaklaşmasını izlerken ayaklarının dibinde, kaldırımın üzerinde parlayan bir şey fark etti. Eğilip eline aldığında, az önce dükkanda usta tarafından kıza teslim edilen o kolyeyi buldu. Kolyenin ortasındaki kocaman zümrüt taşı, tıpkı kızın gözleri gibi derin ve büyüleyici bir yeşille parlıyordu. Kızın bu aceleci ve kaçar gibi gidişi, içindeki o "tanıdıklık" hissini daha da kuvvetlendirmişti.
LEVAİC | ANKARA DENİZİ GÖZLERİN SERİSİ by vezirmahur
vezirmahur
  • WpView
    Reads 11,537
  • WpVote
    Votes 679
  • WpPart
    Parts 19
"Bir özür dilemenle yılların bedelini ödeyemezken, bir bakışınla bütün acılarımı nasıl unutturabildin?" "Onu içimde yaşatmak istiyorken ruhumu kaybettim. Bir tarafım kalbime gömdüğüm bu adamı hayal ediyorken, diğer yanım onun gerçek haliyle yüzleşmek istiyordu. İmkansızlığına inat bu yüzleşmeyi uzun bir süre beklettim. Hayal ettiğim halini, gönlümün gözüyle gördüğümü şiirlerimde anlattım. Onun gözünde bir hiç olduğumdan cümlelerimi gizli tuttum, insanlara gösteremedim. Benim geride bıraktığım on sekiz yaşında çocuktu. Şimdi olgunlaşmış, kendi ayakları üzerinde durmuş bir adam vardı karşımda. Ama onun gözlerine baktığımda o toy çocuğu görüyordum. Beni hiç sevmediğini söyleyen, yaptığım saygısızlıkta dilediğim özrü bile kabul etmeyen. Umut verişini bile bile bana karşı mağduru oynayan. Şimdi kendini açıklayıp, vicdan yapmıştı fikrimce. Yüzleşmemizi merhameti adına yapıyor sanıyordum. Ama değilmiş. Benden özür dilediğinde o pişman olmuş gözlerini gördüm. Bana resmen bir hataya karşı bu kadar bedel ödetilmez diyordular. Ona bana bunları yaşatmaması gerektiğini defalarca söylemiştim. Eğer gün gelir gözlerime bakarsa, kırgın olduğumu görürse gönlünün acıyla dolacağını biliyordum. En çıkmazda olduğum kısım da burasıydı işte; onun da en çok korktuğu tarafı. Bana zamanla aşık olacağını hissediyordum. Kalbimizin aşk ateşiyle yanacağını, levaic olacağımızı anlıyordum. KİTAP: 13 MART 2020 tarihinde LEVAİC ADIYLA yayımlanmıştır. Çalınması söz konusu değildir.
Seyirlik Bebek by swmsaw
swmsaw
  • WpView
    Reads 98,846
  • WpVote
    Votes 7,315
  • WpPart
    Parts 17
Mardin'in en nadide mücevheri: Viyan Cevherizade. Herkesin uzaktan bakıp iç geçirdiği, ama kimsenin dokunmaya cüret edemediği yasak elma. 💎 Dışarıdan bakıldığında o, Cevherizade Konağı'nın etrafı koruma duvarlarıyla örülü, kibirli ve ulaşılamaz kızıydı. Kimsenin yüzüne bakmaz, kimseyle göz göze gelmezdi. İnsanlar bunu asaletinden ya da kibrinden sanırdı. Oysa gerçek, Viyan'ın ruhuna ve bedenine vurulmuş görünmez bir mühürdü. Bir erkeğin tenine değmesi, Viyan için karanlığa düşmek demekti. Bedeni, yabancı bir dokunuşa isyan edip bilincini kapatırken; Viyan çareyi kimseye ümit vermemekte, gözlerini yerden kaldırmamakta bulmuştu. O, cam bir fanusun içindeki "Seyirlik Bebek"ti. Dokunmak yasaktı, sadece izlenebilirdi. Ta ki Agir Dervişoğlu, o fanusun camına elini yaslayana kadar... Mardin'in hükümranı Agir, herkesin "buzdan prenses" dediği Viyan'ın gözlerindeki o saklı korkuyu gördüğünde, imkansız bir yangının fitilini ateşledi. Dokunmadan sevmek mümkün müydü? Yoksa Agir, yanacağını bile bile o cama dokunup "Seyirlik Bebeği" uykusundan uyandıracak mıydı?