"Seninle bir anlaşma yapalım mı başkan?" Kaşlarımı çattım ve ona döndüm.
"Ne anlaşması?"
"Sen onları ciddi bir şekilde basket oynamaya ikna et ben de.." Bekledim. Bekledim. Bekledim. "Seninle Sinan'ın arasını yapayım." Dünya durdu. Bakışlarım Onur'un gülümsemekten kısılan mavi gözlerinde kalakaldı.
Sinan mı?
Ben mi?
Nereden biliyordu?
Tek sorun onunla anlaşmalı evlilik yapacak kadını nereden bulacağıydı.
"Üniversiteden Firuze!" dedi yakın arkadaşı Mehmet. "Para avcısı Firuze." Hızla telefon rehberinde göz gezdirirken karşısındaki adam sırtını koltuğa yaslamış kahvesinden bir yudum içiyordu. "Sıfır risk. Yakana yapışmaz. Boşanmamak için direnmez. Parayı alır ve yapması gerekeni yapıp gözden kaybolur."
"Firuze mi?"
Hikaye içerisinde reklam yapmayın lütfen.
11.10.2025
"Ben seni seviyorum. Kardeşimden farksız o. Hem 5 yaş küçük. Ufaklıkla ne işim olur."
Dizlerimin üzerinde eğilip kapıya biraz daha yaklaştım.
"Bin gönlüm olsa birini vermem. Benim gözüm sadece seni görür. Hem görmedin mi erkek çocuğundan farksız. Kıskanacağın son kişi bile değil."
Titreyen dizlerimle ayağa kalktım. Perdeyi araladım. Balkona çıktım. Semih gelen sesle başını bana çevirdiğinde elinde telefon öylece kaldı. Gözlerine baktığımda anlamıştı onu duyduğumu. Balkonda duran kitabımı aldım ve tekrar içeri girdim. Kapıyı kapatıp perdeyi çekmeden son kez yüzüne baktım.
Ve o perdeyi kapattıktan sonra yıllarca onun olduğu tek bir gün açmadım...