sizofreni
"Bazı insanlar denize bakınca sadece su görür, bazıları ise boğuldukları o karanlığı..."
Eylül için bu sahil kasabası, renklerin sustuğu ve her şeyin griye boyandığı bir sürgün yeriydi. Ta ki o tozlu kütüphane rafında, eski bir şiir kitabının arasında saklı duran mavi notu bulana kadar.
Deniz; siyah dumanlı gözleri, kısa gotik saçları ve bas gitarından dökülen sert ritimleriyle kasabanın hem en çok korkulan hem de en çok merak edilen kızıydı. Kimsenin duymadığı o mor dalgaları sadece o görüyordu. Ya da öyle sanıyordu.
Mavi bir mürekkep lekesiyle başlayan bu sessiz yazışma, önce bakışlara, sonra kaçınılmaz bir fırtınaya dönüşecek. İki yabancı ruh, kâğıtların üzerine dökülen bu karanlık aşkla birbirlerini kurtaracak mı, yoksa beraber mi dibe batacaklar?
Kelimeler zehirli, notlar tehlikeli ve aşk... hiç bu kadar karanlık olmamıştı.