çoközel🤎
3 stories
ÜZÜM BUĞUSU by bosverdilan
bosverdilan
  • WpView
    Reads 4,132,148
  • WpVote
    Votes 232,607
  • WpPart
    Parts 42
Sene 1992, ülke sağ ve sol çatışmasının izlerini hâlâ taşıyorken henüz yoluna girmiş bir düzen yoktur. Bu çatışmanın içerisinde aynı evde doğup büyümüş olan Firuze ve Ecevit birbirlerinin tek ve en sevdiği oyun arkadaşıdır. Yetişkinlerin kavgalarının ötesinde, boya kalemleri ve oyunlarıyla büyüyen iki çocuğun doğarken beraber yazılan hikayeleri; bir doğum gününde sert bir silgiyle silinir, hiç var olmamış gibi koparlar birbirlerinden. Silgi yazıyı siler, kağıdı hırpalar ve Ecevit bir ailenin avucunun içinde yok edilir. Suçlar ve cezalar. Cezaları yalnızca suçlular mı çeker? Silgi yazıyı siler, leke bırakır ve Firuze en sevdiği oyun arkadaşını kaybeder. Suçlananlar ve cezalandırılanlar. Suçlular sadece yetişkinlerden mi çıkar? Firuze Akın ellerinde fırçalar, karşısında tablolarla yıllardır oyun arkadaşını beklemektedir. Seneler sonra aynı sayfa açılır, silgi de kalem de tek kişinin eline düşer. Ali Ecevit Tarhan, yazıp silmek için yok edildiği o yere geri döner. *** "Firuze sen benim çocukluğumsun," Gözleri derin bir şefkatle bana bakıyordu. Konuşan Ecevit'ti. Onu evvelden tanıyordum. Gözlerindeki şefkat avucunun içine düştü, un ufak edildi. "Firuze sen benim çocukluğumun katilisin," dedi acıyla, nefesini keskin bir bıçak kesti, o bıçağı ben tuttum sandım. Konuşan Ali Ecevit Tarhan'dı. Onu yeni tanıyordum.
YANGINDA EN SON KÜLLER ÖLÜR by binnurnigiz
binnurnigiz
  • WpView
    Reads 425,434
  • WpVote
    Votes 40,571
  • WpPart
    Parts 6
Parmaklarım küllerinde dolaştı. Sonra birden yağmur bastırdı. Gülümsedim ve beni izledi. Sustu ve onu dinledim. Sessizliği bile güzeldi. "Çünkü Leyla, çünkü iki gözüm, yangında en son küller ölür."
KALPDEŞEN by matmazelhayalleri
matmazelhayalleri
  • WpView
    Reads 25,970
  • WpVote
    Votes 4,026
  • WpPart
    Parts 16
Yapacağım tek bir şey vardı; ölmek. Bunun için konuştuk, bunun için anlaştık. Tek bir koşulum vardı; canımın yanmamasıydı. O da öyle dedi: canın yanmayacak. Nasıl ve ne zaman öleceğimi bilerek her günümü onunla geçirdim, ona bakarak, onunla konuşarak, ona gülümseyerek. Bana öfke duymadı, ailesi gibi benden nefret de etmedi, beni insan yerine koydu, herhangi bir insanın yerine... Fakat ben öfke duydum. Çünkü bazen en çok acıtan şey, ölmek değil; birinin, seni hâlâ ölmesi gereken biri olarak görmesidir. "Onu sevmeden önce dünyası çok gelirdi gözüne; daha ne kadar yaşayacağını düşünürdü. Onu sevdikten sonra ise ne zaman öleceğinden korkmaya başladı; dünyası az geldi gözüne."