belalibasimElfida
"Bazı bağlar ilmikle değil, sırlar ve yalanlarla atılır. Ve o bağlar koptuğunda, geriye sadece enkaz kalır."
Dokuz kişilik ayrılmaz bir grup. Kahkahalarla başlayan bir gece kulübü eğlencesi. Ve saniyeler içinde patlayan o tek el silah sesi...
Gamze, o gece sadece bir kurşunla değil, sarsılmaz sandığı güveniyle de yaralandı. Hastane koridorlarının soğuk sessizliğinde, her bir dostunun yüzündeki o maske hafifçe aralanırken; gerçek kahraman kim, gerçek hain kim, kimsenin bilmediği bir oyun başladı.
Oğuz'un zihnindeki cevapsız sorular, Eray'ın her şeyi göze alan sahiplenici tavrı ve grubun her üyesinin sustuğu o büyük sır... Tahta kuruları, bu dostluğun içine çoktan sızdı ve içeriden kemirmeye başladı. Dışarıdan bakıldığında hala dokuz kişiler, ama içeride birileri çoktan veda etti.
9 Dost. 2 Hain. 1 Sır.
"Peki sen, en yakınındakinin gözlerine baktığında bir dost mu görüyorsun, yoksa seni yavaş yavaş tüketen bir tahta kurusu mu?"