We've updated our Content Guidelines.
Review the latest guidelines to keep sharing stories safely.
Okuduklarım
8 stories
KÖYGÖÇÜREN by servestizm
servestizm
  • WpView
    Reads 6,132,310
  • WpVote
    Votes 471,708
  • WpPart
    Parts 86
Hasret köyden uzakta bir dere kenarındaki küçücük evinde hem hayatla hem de annesiyle mücadele eden başı dik, dili sivri bir kızdır. Yaşadığı yerin yazı kurak, kışı çorak, baharı biraz rahattır. Ama babası olmadığından evin direği sürekli gıcırdar. Annesinin zoruyla gittiği bir düğünde gözü bir Külhanbeyine çarpar, ama başı diktir, pek yüz vermek istemez. Düğün boyu bakışırlar, tek kelime etmezler. Adam da pek bir hoşuna gitse de Hasret bunca bakışı hayra yormaz, yine de içi kıpraşır. Beyaz gömleğine, yanık tenine, kara kaşına, üstünden ayrılmayan kara gözüne... Sonra nasıl olduysa düğünün gecesinde evine gitmiş, saçılmış dökünmüşken penceresinden bir ses işitir, akşamki adamı daha görmeden tanır. Penceresinin köşesine siner, perdesinin arkasına saklanır. Sesini duyar adamın, sonra sesini duyurur. Onca yıllık Hasret bir toz olur bir duman. Sonrası dere kenarı, dut ağaçları, üzüm bağları.. Geçmişten gelen bir Köygöçüren lafı, Hamza'nın Görgülü belası... ..... Tarihi bir hikayedir.
GELİNİN KIZ KARDEŞİ|TEXTİNG by Ahbekelebek
Ahbekelebek
  • WpView
    Reads 1,036,772
  • WpVote
    Votes 56,761
  • WpPart
    Parts 47
"Gelinin kız kardeşinden bir gram altın!" Gelinin kız kardeşi olmak hiç bu kadar zor olmamıştı... Ablanın düğnünde takı töreninde kavga çıkarsa ve o kavgayı ayırmaya gelen polis memuruna ilk görüşte vurulursan ne mi olur? ECE&PAMİR
BALANS (+18) by EsmanurBalk
EsmanurBalk
  • WpView
    Reads 601
  • WpVote
    Votes 33
  • WpPart
    Parts 8
Giriş Alexander; Adım Alexander ve ben bir tiryakiyim. Kan tryakisi. Gün esnasında düşündüğüm tek şey kandır. Bir sonraki kan içişimi hep iple çekiyorum. Fakat bir saniye! Size bir vampir olduğumu söylemiş miyimdir? Öyle mi! Peki, ben bir vampirim. Çaresiz bir Kurban' ın kanını delicesine içmeyi seven, yüz elli yaşında, yaşlı bir vampirim. Bu benim tryakiliğim. Aslına bakarsanız gelişmiş bir zihnimle, Kurbanım' ı hipnotize edip, bana karşı koymayacak bir kişiye çevirebilirim ve kanını rahat rahat içebilirim; fakat bundan ne zevk alabilirim ki? Avlandığım kişinin yüzündeki korku dolu ifade ve sonra benim zalim, kana susamış bir vampir olduğumu anladıktan sonra bağıran ve çağıran bir kadın. İşte buna bayılıyorum. Tabi ki, " onunla " karşılaşan kadar! Fiona; Benim adım Fiona Loupe ve benim ilginç bir doğum halim var. Bana böyle bakmayın! İkitane kafam veya üç tane ayağım yok. Ben bir kurt kadınım. Evet, ciddiyim! Şükran günü gecesine kadar bu durum önemli bir şey değildi. O gece, sürüm bana sırtını çevirdi ve benim için seçilen eş, beni öldürdü.
GÜN IŞIĞI by deusnaz
deusnaz
  • WpView
    Reads 74,591
  • WpVote
    Votes 6,524
  • WpPart
    Parts 18
Lisenin son senesinde, gönlünü kaptırdığı okulun futbol takımı kaptanı olan Samet Er'e yakın olmak isteyen Merve, kendini futbol takımının başkan yardımcısı olarak bulur. Kusursuz olacağını düşündüğü planları, aynı takımda olan ve 9 numaranın sahibi Emirhan Lala sayesine suya düşer. Kendini asla içinde bulmak istemediği bir koşulda, karşısında neyin olacağını bilmediği bir şekilde hayatının akışı değişir. Öğrenmesi gereken gerçekler, geçmişine tutulması gereken ışık ve ona yol gösterici bir takım arkadaşı gerekir. Bir, planlama grubunda başlayan konuşma, bir süre sonra soruların bahanesi haline dönüşür. Kabullenmekte güçlük çektikleri bu durum içinde kalan Emirhan ve Merve'yi uzun bir aşk serüveni eşlik eder.
GÖRÜCÜ USULÜ |+18  by Saydamm_88
Saydamm_88
  • WpView
    Reads 8,155,724
  • WpVote
    Votes 314,696
  • WpPart
    Parts 65
Barlas "Eve gidince bana yaparsın dansını Güzelim hadi biz gidelim" dedi "Çok fırsatçısınız beyefendi ama ben evliyim kocam bu dediğinizi duysa sizin gelmişinizi geçmişinizi sike-" elini ağzıma kapayıp beni kucağına aldı "Sus yavrum" "Biz Gidiyoruz" diyerek masadan kalktığında Efe Atıfın kucağına kafasını koymuş dizini döve döve gülme krizine girmişti. Komik olan neydi? "Ya gülmesenize... adam burada beni kaçırıyor görmüyor musunuz?" Betül kırdayarak "Aynen Hüma Barlas seni kaçırıyor" dedi Yavuzda gülerek kafasını salladı "Neyse. Hadi Barlas siz gidin hesabı biz öderiz" Barlas çantamı ve ceketini alınca masadan uzaklaştık, Mekan dan Barlasın kucağında çıkarken bir yandan da çırpınıyordum. "Ya bırak beni gelmiycem seninle... evliyim ben evli" dedim parmağımdaki yüzüğü gözüne sokarak. Barlas gülmesini durduramazken valenin arabayı getirmesini bekliyorduk "Biliyorum" dedi gözlerime bakarak Yarı baygın olan bakışlarımı yüzünde gezdirerek "yaa nerden Biliyorsun?" Dedim. Yüzünü yüzüme yaklaştırdı "Çünkü benimle evlisin" ........ Tamamen eğlence amaçlı öylesine yazılmış bir kitaptır bir mantık beklemeyin. Aklıma gelen bu kurguyu hikayeleştirmek istedim sadece. Beğenen okur beğenmeyen gider. Kitaptaki şahıslar ve olaylar tamamen benim hayal ürünümdür gerçeklikle alakası yoktur. En ufak bir çalıntıda yasal işlem başlatılacaktır. Not: bazı kelimeler bilerek yanlış yazılmıştır. Hemen yargı moduna geçmeyin. Yetişkin içeriktir +18 sahneler vardır. Başlangıç tarihi:04.09.2022 Bitiş tarihi:28.05.2023 🏷Etiketler 1-askerkurgusu 1-karargah 1-karabayır 1-buluşma 1-İntikam 1-aşk 1-Tim 1-keşfet
SAKA VE SANRI(Kitap Oldu) by Maral_Atmc6
Maral_Atmc6
  • WpView
    Reads 40,178,807
  • WpVote
    Votes 1,707,149
  • WpPart
    Parts 67
"Karımı artık yanımda, odamda ve yatağımda görmek istiyorum!" diye bağırınca donup kaldım. Ne söylediğinin farkında mıydı? Bir başkasının kimliğiyle evlenmek mümkün müydü? Gerçekten nikâhta bile sahtekârlık yapılabilir miydi? Başına gelene kadar Bige Saka bunun mümkün olduğunu sanmıyordu. İlk görüşte aşktı onunkisi, bu yüzden âşık olması ve duygularına yenik düşüp evlenmesi çok hızlı olmuştu. Evlendiği gün sevgilisinin bir dolandırıcı olduğunu öğrenmişti. Üstelik zaten evliydi ve başka bir adamın adını, soyadını, kimliğini hatta gerçeğinden ayırt edilemeyecek imzasını kullanarak Bige'yi evlendiklerine inandırmaya çalışmıştı. Son ana kadar Bige bu gerçeği görememişti. Peki, nikâh cüzdanında adı geçen gerçek Karun Kalender kimdi? Evlendiğinden haberi var mıydı? Böyle bir durumda nikâh geçersiz sayılırdı değil mi? "Ne demek nikâh geçerli?" Şaşkına dönmüş bir halde avukata bakıyordum. Benden haberi bile olmayan bir adamın karısı olduğumu mu savunuyordu? "Üzgünüm Bige Hanım," dediğinde olağan bir şeyden bahseder gibi sakindi. "Nikâh memuruna kadar her şey gerçek. Eski sevgiliniz Serhat Bey ile o masaya oturduğunuzu doğrulayacak hiç görgü tanığınız yok. Bu nikâhın başka bir adamın kimliğini kullanarak kıyıldığına dair hiçbir kanıtınız yok. Böyle bir durumda yapılacak en mantıklı şey Karun Bey'i bulmak ve ona olanları anlatıp boşanma evraklarını imzalatmak." Bu adam ne dediğinin farkında mı? Bahsi geçen adamın benden haberi bile yoktu. Karşısına geçip ona ne diyeceğim? Senin ruhun bile duymadan evlendik hadi şimdi de boşanalım mı? Bu koskoca bir saçmalıktı!
SERÇEYİ ÖLDÜRMEK by bosverdilan
bosverdilan
  • WpView
    Reads 11,028,725
  • WpVote
    Votes 592,370
  • WpPart
    Parts 83
Efsun Zorlu; atandığı Urfa'da mecburi hizmetini yapan tıp fakültesinden yeni mezun, çiçeği burnunda bir hekimdir. Daha mesleğinin ilk günlerinde, henüz on sekizine yeni girmiş bir hastanın intihar vakasıyla karşı karşıya kalır. Hastasının vücuduna bırakılan izler onu adım adım kendi geçmişine götürürken, geleceğini aniden tanımadığı insanların dudakları arasında bulur. Asla geçmemiş geçmiş, verilmiş sözler, kurtarılan hayatlar, doğrultulan namlular, yalanlar, fermanlar ve aşk. Devrim gibi bir kadın, Urfa'nın göbeğinde destan gibi bir sevdanın koynunda bulur kendini. Koca düzene baş kaldırıp o düzenin minnet ettiğine yenilmekse ne aklının ne de kalbinin kabulüdür. *** "Ağlarsam ölürüm." derken sesim düz, çoktan kabullendiğim bu gerçeği ilk defa dile getirişime rağmen sakindi. Çoktan. Saatlere dökülürdü ama bana şehirler aştıracak kadar çok gelen o vakit. Vücudumun ağrısı ruhumun sancısının çok altındaydı. Onun gözleri bende olsa da ben boşluğa odaklanmıştım. Üzerimde olan bakışlarının ağırlaştığını hissettim. Fetih bana çok ağır bakıyordu. Sırtıma yüklenen çuvallar biraz daha bel bükmeme sebep oldu. "Neden," dediğinde ne dediğimi çok iyi anlamış da yersiz bir sorgulayışa bürünmüş gibiydi. "serçe misin sen?" Kaşlarım hafifçe havalandı, başımın ağrısı belirginleşti. Uzun süreden sonra ona bakan ben oldum. Söylediği şeyin altındaki anlamı yakalamaya çalışıyordum ama buna çok uzaktım. Bunu anladı ve dudakları kıvrılacak sandım. Halbuki gülümsemeye çok uzaktık. "Serçeler," yüzünü hafifçe yüzüme yaklaştırdı. "Ağlayınca ölürlermiş. Bu yüzden mi bunca zamandır gözlerinin kuruluğu?" Bu konuşmadan sonra onun serçesi olacağımı, hatta olduğumu bilemezdim. Tıpkı bu topraklarda serçeyi öldürmenin kadını ağlatmak olduğunu bilmediğim gibi.
ÜZÜM BUĞUSU by bosverdilan
bosverdilan
  • WpView
    Reads 5,669,927
  • WpVote
    Votes 300,778
  • WpPart
    Parts 48
Sene 1992, ülke sağ ve sol çatışmasının izlerini hâlâ taşıyorken henüz yoluna girmiş bir düzen yoktur. Bu çatışmanın içerisinde aynı evde doğup büyümüş olan Firuze ve Ecevit birbirlerinin tek ve en sevdiği oyun arkadaşıdır. Yetişkinlerin kavgalarının ötesinde, boya kalemleri ve oyunlarıyla büyüyen iki çocuğun doğarken beraber yazılan hikayeleri; bir doğum gününde sert bir silgiyle silinir, hiç var olmamış gibi koparlar birbirlerinden. Silgi yazıyı siler, kağıdı hırpalar ve Ecevit bir ailenin avucunun içinde yok edilir. Suçlar ve cezalar. Cezaları yalnızca suçlular mı çeker? Silgi yazıyı siler, leke bırakır ve Firuze en sevdiği oyun arkadaşını kaybeder. Suçlananlar ve cezalandırılanlar. Suçlular sadece yetişkinlerden mi çıkar? Firuze Akın ellerinde fırçalar, karşısında tablolarla yıllardır oyun arkadaşını beklemektedir. Seneler sonra aynı sayfa açılır, silgi de kalem de tek kişinin eline düşer. Ali Ecevit Tarhan, yazıp silmek için yok edildiği o yere geri döner. *** "Firuze sen benim çocukluğumsun," Gözleri derin bir şefkatle bana bakıyordu. Konuşan Ecevit'ti. Onu evvelden tanıyordum. Gözlerindeki şefkat avucunun içine düştü, un ufak edildi. "Firuze sen benim çocukluğumun katilisin," dedi acıyla, nefesini keskin bir bıçak kesti, o bıçağı ben tuttum sandım. Konuşan Ali Ecevit Tarhan'dı. Onu yeni tanıyordum.