3 stories
KROM VE KEMİK by MydeiAras
MydeiAras
  • WpView
    Reads 27,139
  • WpVote
    Votes 2,166
  • WpPart
    Parts 53
"Yukarıda, bulutların üzerindeki o steril fanusta yaşayanlar için hayat bir oyundu. Aşağıda, çamurun ve pasın içindeki bizler içinse sadece nefes alma savaşı." Adım Yenal. Ama bu lanet şehrin arka sokaklarında, neon ışıklarının altında bedenimi ve yumruklarımı satarken herkes bana Nox der. Kurallarım basitti: Asla güvenme, asla yalvarma ve tek varlığım olan kardeşini hayatta tut. Ta ki o geceye kadar. Pars... Şehri yöneten Konsorsiyumun tek varisi. Damarlarında kan yerine sıvı altın akan, insanlara baktığında sadece fiyat etiketleri gören o kibirli prens. Beni o kulüpte, ayaklarının dibine atılan paraları toplarken izledi. İğrendi. Aşağıladı. Ve sonra, hayatımın iplerini eline aldı. Kardeşimi yaşatmak için, nefret ettiğim o adamın dünyasına girmek zorundayım. O, beni satın aldığını, bana sahip olduğunu ve irademi kırabileceğini sanıyor. Beni evcilleştirebileceğini sanıyor. Ama unuttuğu bir şey var: Sokaklar, saraylara benzemez. Ve biz sokak köpekleri, tasmamız ne kadar sıkı olursa olsun, ısırmaktan vazgeçmeyiz. Biri kromdan bir tanrı, diğeri etten ve kemikten bir isyancı. Biri yok etmeye, diğeri hayatta kalmaya yeminli. Mülkiyet yasaları, kalbin ritmini durdurabilir mi?
Kırık Piksel by MydeiAras
MydeiAras
  • WpView
    Reads 40,762
  • WpVote
    Votes 1,712
  • WpPart
    Parts 35
"Gündüzleri mahallenin hayaleti Ayaz. Geceleri şehrin en kirli sırrı Leo." Atlas, ona sahip olmak isteyen acımasız bir yeraltı prensi. Oğuz, ondan nefret ettiğini sanan korumacı bir mahalle abisi. İkisi de 'erkek' adamdı. İkisi de sınırları severdi. Ama ikisi de aynı çocuğun ekranı karşısında nefeslerini tutarken, o sınırların çoktan aşıldığını fark edemediler. Bir ekran. İki avcı. Ve piksellerin ardındaki sansürsüz gerçek. "Bana dokunamazsınız," dedi Ayaz, sesi buz gibiydi. "Sana dokunmayacağız," dedi Atlas, Oğuz'a kısa bir bakış atarak. "Seni parçalayacağız."
Mortis by MydeiAras
MydeiAras
  • WpView
    Reads 7,518
  • WpVote
    Votes 1,136
  • WpPart
    Parts 45
Tom Riddle, karanlığın ve korkunun kokusuydu. Harry Mortis ise, henüz açmış çiçeklerin ve saf yaşamın nefesi. 1943 yılı, Hogwarts koridorlarında bir fırtınanın sessizce koptuğu yıldı. Tom Riddle, okulun tartışmasız hakimi, hocaların gözbebeği ve geleceğin en karanlık büyücüsüydü. Onun büyüsü soğuktu, ağırdı ve girdiği her odaya ölümün metalik tadını bırakırdı. Ancak Harry Mortis okula adım attığı an, dengeler değişti. Geçmişi yoktu. Kaydı yoktu. Arkasında kimsenin cüret edemediği bir güç, Gringotts kasalarında sonsuz bir servet ve Müdür Dippet'i bile titireten o gizemli mektuplar vardı. Slytherin zindanlarında, kurallara aykırı olarak tahsis edilen tek kişilik odasında yaşayan Harry, Tom için çözülmesi imkansız bir bilmeceye dönüştü. Çünkü Tom insanları korkutarak yönetirdi; ama Harry... Harry korkunun ne olduğunu bilmiyor gibiydi. Asasını her kaldırdığında odayı dolduran o taze çiçek kokusu, Tom'un çürümüş aurasına meydan okuyan tek şeydi. Tom Riddle, ölümsüzlüğü ararken; cevabın, siyah kaplı bir defterle konuşan ve geceleri gölgeler tarafından korunan bu gizemli çocukta saklı olduğunu fark edecekti. "Her zaman özgür ve mutlu ol. Baban seni seviyor."