mavi
26 stories
KARANLIĞIN TİYATROSU by Jessy_izs
Jessy_izs
  • WpView
    Reads 4,614
  • WpVote
    Votes 336
  • WpPart
    Parts 33
İnsanlar ve ya bizim gibi kitap aşıklarının tek bir hayali vardır. Kitapların içlerine girmek, onlarla bir olmak, yaşadıklarını yaşamak...Ama bazı hayaller hataya dönüşebilir. Hiç yaşayamayacağınız acılara tabi tutunabilirsiniz. Hiç yapamayacağınız şeyleri sizlere yapmaya zorlayabilirler. O hayaller birden ölümünüzü belirler... Işte benim o hayallerim bir partide son buldu. Siz hiç okula dönüş partisinde elleriniz kanlar içinde uyanmayı düşünür müydünüz ? Ben düşünmezdim ama öyle oldu.
ATEŞPARE (+18) by cerennmelek
cerennmelek
  • WpView
    Reads 51,718,686
  • WpVote
    Votes 2,321,172
  • WpPart
    Parts 97
Korkmuyordum, ne karanlıktan, ne gürleyen gök gürültüsünden, ne de bana zarar verebilecek bir insandan. Çünkü ben karanlıktım, ben gürleyen göktüm, ben zarar görmezdim, ben zarar verirdim. Ben bir katildim. Bu bir sıfat değildi, bu benim mesleğimdi. 🔥 Yayınlanma Tarihi: 12.04.2020 Bu kurguda geçen kişi, kurum ve olaylar tamamen hayal ürünüdür. Uyarı: Eğer kurguyu spoi almadan okumak istiyorsanız, yorumları okumamanızı tavsiye ediyorum.
ÖTANAZİ OKULU(Kitap Oldu) by Maral_Atmc6
Maral_Atmc6
  • WpView
    Reads 7,904,295
  • WpVote
    Votes 194,890
  • WpPart
    Parts 18
Dilsiz bir kızın kalbi tüm kötülükleri kendisine çekiyordu. Hiçbir kalp bu kadar değerli olmamıştır. Yeşil, Ötanazi Okulu'na sürgün edildiğinde o yıllarda henüz bir çocuktu. Öz babasının onu nasıl bir yere mahkûm ettiğini bile bilmiyordu. Ötanazi Okulu, Amerika Birleşik Devletleri'ne bağlı olan Alaska'da açılmış karanlık bir okuldu. Bildiğiniz tüm o okulları unutun çünkü Ötanazi Okulunda öğretmenler ders vermiyordu. Her biri kendi dalında uzman bilimcilerdi ve oradaki amaçları bir okul dolusu öğrencinin üzerinde deneyler yapmaktı. Öğrenciler ise sıradan öğrenciler değildi çünkü her biri idam cezası almış mahkûmlardı. Okul onları satın alarak kendi deneylerinde kullanan karanlık bir girdaptan farklı değildi. Bir kez içine girince çıkmak mümkün değildi. Yeşil tüm o tehlikeli mahkûmların içinde göğsünde değerli bir kalple yaşamak zorundaydı. Herkes onun kalbini isterken kurtların içine atılmış bir kuzudan farklı değildi. Kalbini isteyenlerden biri de öz babasıydı. Babasının onun kalbi için okula tehlikeli bir suikastçı göndermesiyle, belki de tüm ezberler bozulmaya başlamıştı. Avcı'da her zaman bu kadar acımasız değildi. Özellikle ateşten kızıl saçları olan ve bir katile gülümseyen hasta bir kadını tanıyana kadar. Şimdi karar verme sırası ondaydı. Avını öldürmeli mi, yoksa korumalı mı? Sayfalar üzerinde konuştuğu bu dilsiz kadınla tam olarak ne yapmalıydı? "Kadın kandan korkuyordu, adam ise kan kokuyordu. Şimdi sen söyle; böyle bir durumda kadın özleyebilir mi ölüm kokan bir adamı?" dedim. "Kadın aptaldı adam ise kadına kör. Şimdi sen cevap ver; her şeye, herkese ve özellikle küçük bir kadına kör olan bir adam bekleyebilir mi kadın tarafından özlenmeyi?" diyerek bana cevap verdi.
GİRYE by deusnaz
deusnaz
  • WpView
    Reads 349,782
  • WpVote
    Votes 22,081
  • WpPart
    Parts 21
Kalp kırıklığı. O kadar acı ve boğucudur ki ne olduğunu anlayamazsın. Ve bazen acılar izler bırakır. Bunlara Girye denir. Acılar ruhunda girye bırakır. Dışarıdan kimse görmez, çünkü bilmelerini istemezsin. Ve bazen, hissettiklerin ve gösterdiklerin farklıdır. Unutma Parla; insanlar acıya boğulmaz. İnsanlar acıya boğdurur...
YARALASAR(Kitap Oldu) by Maral_Atmc6
Maral_Atmc6
  • WpView
    Reads 17,723,192
  • WpVote
    Votes 704,556
  • WpPart
    Parts 56
"Soyun!" "Ne?" Yaşlı adam oturduğu masada kaşlarını çatmıştı ki yanındaki kadın tebessüm ederek bana döndü. "Sadece hırkanı çıkar ve bize sol kolunu göster." Tedirginlik içinde onlara baktığımda uzun bir masada oturan toplam on kişi görmüştüm. Ben kapıya yakın bir yerde duruyordum ve yanımda benimle aynı yaşta olan altı çocuk daha vardı. Sağımdaki kızın sol kolundaki yarasa damgasını gördüğümde sertçe yutkundum. Aynı damgadan benimde kolumda vardı. "Neyi bekliyorsun?" Bu soğuk ses yaşlı adamın sağ tarafında oturan kişiden gelmişti. Başını önündeki dosyadan hiç kaldırmadığı için yüzünü iyi göremiyorum. Hırkamı çıkardığımda benimle aynı hizada duran çocuklar koluma baktı. "Sende Yarasalardan birisin." Yaşlı adamın sesi huzursuz çıkmıştı. "Nasıl damgalandığını hatırlıyor musun?" Yine o adam konuşmuştu ve hâlâ başı önündeki dosyadaydı. İyi hatırlıyordum. "Hayır." Onlara güvenmiyorum. Cevabım ile kalem tutan eli hareketsiz kalmış fakat başını kaldırmamıştı. "Artık bizi neden buraya getirdiğinizi açıklayacak mısınız?" Yanımdaki çocuklardan biri konuşmuştu. Yaşlı adam sıkıntıyla bir nefes alarak bizlere baktı. "Aslında hepiniz aynı çocuk yurdunda bir zamanlar kaldınız. Peşinde olduğumuz biri var ve o yurttaki otuz çocuğu damgaladı. Şimdi yeniden ortaya çıktı ve Yarasaları bulup hepsini öldürüyor." Sanırım Yarasalar biz oluyorduk. "Bizimle işbirliği yapmak zorundasınız, tabii yaşamak istiyorsanız?" Masadakilere döndü. "Herkes kendi eğiteceği çocuğu seçsin. Unutmayın seçeceğiniz çaylaktan siz sorumlusunuz." Burada neler olduğunu anlamıyorum. Masadakiler bizi incelerken o başını hiç kaldırmayan adamın sesini duydum. "Gözlüklü kızı ben eğiteceğim." Burada gözlük takan sadece bendim.
SARKAÇ(Kitap Oldu) by Maral_Atmc6
Maral_Atmc6
  • WpView
    Reads 17,725,948
  • WpVote
    Votes 655,183
  • WpPart
    Parts 33
"Delilerin sevdası hoyrat bir fırtına gibidir. Günün başında seni sarsan fırtına, gecenin şafağında ılık bir esintiye dönüşüp kaburgalarının arasına sokulur." Saka ve Sanrı'da tanıdığımız Gurur ve Farah'ın hikayesi. SVS'den bağımsız bir kurgu olduğu için Sarkaç'a başlamak için önce Saka ve Sanrı'yı okumanıza gerek yoktur.
Takıntılı Sosyopat ( KİTAP OLDUU!) by Jessy_izs
Jessy_izs
  • WpView
    Reads 607,406
  • WpVote
    Votes 20,411
  • WpPart
    Parts 62
Bambaşka bir şehirde hiç beklemediği bir hayat Alevi bekliyordu. Annesi ve babasının boşanması ile Bursa'ya taşındılar. Şan şöhret hayatlarını İstanbul da bırakmışlardı. Artık farklı bir hayatları vardı. Taşındığı semtte hiç beklemedik olaylar gelişmeye başladı. Kendini karanlıkta sanıyordu ama tanıştığı kişi ondan daha karanlık ve soğuktu. Sanki ruhunu karanlığa vermiş gibi... Bal rengi gözlerinin içinde hiç görmediği karanlık fırtınaları görmüştü. Karanlığı hiç bu kadar yakın hissetmemiştim. Ben Alev Gürsoy şimdi benimle karanlık yolda, tehlikelerle yanımda olacak mısınız?
KIYILARIMA UĞRAYAN KAHRAMAN by morincilerim
morincilerim
  • WpView
    Reads 137,872
  • WpVote
    Votes 11,383
  • WpPart
    Parts 11
Bütün yollarımın sonu sana çıkacaksa hangi yolu yürüdüğümün bir önemi var mı? 🌊
SAKA VE SANRI(Kitap Oldu) by Maral_Atmc6
Maral_Atmc6
  • WpView
    Reads 38,441,264
  • WpVote
    Votes 1,669,120
  • WpPart
    Parts 67
"Karımı artık yanımda, odamda ve yatağımda görmek istiyorum!" diye bağırınca donup kaldım. Ne söylediğinin farkında mıydı? Bir başkasının kimliğiyle evlenmek mümkün müydü? Gerçekten nikâhta bile sahtekârlık yapılabilir miydi? Başına gelene kadar Bige Saka bunun mümkün olduğunu sanmıyordu. İlk görüşte aşktı onunkisi, bu yüzden âşık olması ve duygularına yenik düşüp evlenmesi çok hızlı olmuştu. Evlendiği gün sevgilisinin bir dolandırıcı olduğunu öğrenmişti. Üstelik zaten evliydi ve başka bir adamın adını, soyadını, kimliğini hatta gerçeğinden ayırt edilemeyecek imzasını kullanarak Bige'yi evlendiklerine inandırmaya çalışmıştı. Son ana kadar Bige bu gerçeği görememişti. Peki, nikâh cüzdanında adı geçen gerçek Karun Kalender kimdi? Evlendiğinden haberi var mıydı? Böyle bir durumda nikâh geçersiz sayılırdı değil mi? "Ne demek nikâh geçerli?" Şaşkına dönmüş bir halde avukata bakıyordum. Benden haberi bile olmayan bir adamın karısı olduğumu mu savunuyordu? "Üzgünüm Bige Hanım," dediğinde olağan bir şeyden bahseder gibi sakindi. "Nikâh memuruna kadar her şey gerçek. Eski sevgiliniz Serhat Bey ile o masaya oturduğunuzu doğrulayacak hiç görgü tanığınız yok. Bu nikâhın başka bir adamın kimliğini kullanarak kıyıldığına dair hiçbir kanıtınız yok. Böyle bir durumda yapılacak en mantıklı şey Karun Bey'i bulmak ve ona olanları anlatıp boşanma evraklarını imzalatmak." Bu adam ne dediğinin farkında mı? Bahsi geçen adamın benden haberi bile yoktu. Karşısına geçip ona ne diyeceğim? Senin ruhun bile duymadan evlendik hadi şimdi de boşanalım mı? Bu koskoca bir saçmalıktı!
Kayıp İhtiras +18 by Jessy_izs
Jessy_izs
  • WpView
    Reads 157,590
  • WpVote
    Votes 5,250
  • WpPart
    Parts 46
İntikam... Dünyanın en güçlü ve aynı zamanda en kırılgan duygusu. İçimdeki ateşi yok etmekle onun ışığında kör olmayı dengelemeye çalışacağım. Ama bu görev, daha önce karşılaştıklarım gibi değildi. Bu sefer ki görevim diğerlerinden farklıydı. İçlerine kolayca sızdığım küçük çetelerden çok daha tehlikeli bir görev için seçilmiştim. Katliam Örgüt Lideri Asır Yankı Kansu'nun hayatını bitirmek adına seçilen bir kurbandım. Ya da hayatını yok edeceğim o adam benim seçilmiş kurbanımdı. Hayatımı tehlikeye atacak görevi normal de kabul etmezdim. Ama o sadece görev için bana verilen kurban değildi... O, benim bu dünya da ki en büyük düşmanımdı. Çocukluğumu, kardeşimi elimden alan acımasız bir katildi. Hayır cevabını kabul edebilecek türden bir adam değildi. Şeytanla yarışacak bir adamsa hiç değildi... O şeytanın ta kendisiydi. Onun gözlerinde taşıdığı ateşi söndürmek için hayatımı tehlikeye atmaya kararlıyım. Gözlerimde çaresizlik maskesi takarak sızdığım o dünyada hayatta kalmak zorundaydım; ta ki bana sunduğu teklife dek... İntikam soğuk yenen bir yemekti ve yılların acısını intikamımla birleştirme zamanım gelmişti. Çaresiz bir kızın rolü ne kadar zor olabilirdi ki? Değil mi? Ama yanılmışım... Gözlerimi açtığımda oynayacağım çaresiz rol bir anda gerçeğe dönüşmüştü. Artık hayatta kalıp beni dünyasına tutsak eden adamı yok etmeye kendimi adamıştım. Kurt ve kuzu postunun altına gizlenen gri tilkinin oyunu şimdi başlamak üzereydi. Bu mücadelede yalnızca bir kazanan olacaktı. Peki, zafer kimin olacak? Kurt mu yoksa kuzu postunun altına sinen gri tilki mi?