lavinsii_x9
Ara tatilin ortasında, Yelda Mihra Alkan tamamen yalnızdı. Ev arkadaşları ailelerinin yanına dönmüş, evin içindeki sessizlik bile ona yabancı gelmeye başlamıştı. O geceyi diğerlerinden ayıran şey ise, mahallenin karanlığını yırtan silah sesleriydi.
Yelda, böyle şeylere alışık olduğunu düşünüyordu... ta ki kendi bahçesinden gelen o boğuk nefes sesini duyana kadar.
Bahçeye çıktığında, yerde kanlar içinde yatan bir adamla göz göze geldi. Yabancıydı. Tehlikeliydi. Ve sakladığı şeyler, yarasından çok daha derindi.
Bir doktor olarak onu ölüme terk edemezdi. Ama ona yardım ettiği an, sadece bir hayat kurtarmadı... kendi hayatını da geri dönüşü olmayan bir tehlikenin içine attı.
Çünkü o adam, sıradan biri değildi. Peşinde olan insanlar vardı. Söylenmeyen gerçekler vardı. Ve Yelda, bilmeden o karanlık dünyanın bir parçası hâline gelmişti.
Şimdi Yelda'nın önünde tek bir soru vardı:
Kurtardığı adam, onun sonu mu olacaktı... yoksa en büyük gerçeği mi?