bendilaraaaa
İçeri girdiğinde koridorda alışılmadık bir sessizlik vardı.
Ne telsiz sesi, ne ayak gürültüsü.
Sadece bir kapının önünde toplanmış insanlar.
Kutu masanın üzerindeydi.
Küçük, sade, kahverengi.
Sanki birine bir şey gönderilmek istenmişti.
Ama kimse açmak istemiyordu.
"Ne var içinde?" dedi Eda.
Cevap gelmedi.
Kutuyu açan Lale oldu.
Bir saniye sürdü.
Belki daha az.
Çığlık, karakolun duvarlarına çarptı.
Sonra yere düştü.
Sonra sustu.
Eda ileri adım atmadı.
Bakmadı.
Bakmasına gerek yoktu.
Bu bir cinayet değildi.
Bu, Ankara'ya bırakılmış bir mesajdı.