cerennokszz
Alaca vakitte gök yarılır, kara kanatların gölgesine sürünerek zehir karışırdı. Karganın çığlığı, toprağın en derinlerine işleyen bir lanet gibi yankılanırken; yılan, kıvrılışında hem ölümü hem tutkuyu taşırdı. O an gökyüzü ne aydınlıktı ne karanlık... ve kader, iki kalbi birbirine bağlayacak ilk düğümünü atardı.
"Yılanın Kalbi" operasyonunda, bir başkasının yüzünü ve ruhunu kuşanan Diken, yeraltının en tehlikeli adamının ruhuna sızar. Görevi bittiğinde ise ardında sadece bir enkaz değil, devasa bir takıntı bırakır. Volkan Pusat Karaer, nam-ı diğer Yılan; avucunun içinden kayıp giden o hayalete, geri dönülemez bir aşkla çoktan bağlanmıştır.
Ancak devletin karanlık koridorlarında merhamete yer yoktur. Diken, henüz kendi yaralarını saramadan yeni bir namlunun ucuna sürüklenir. Bu kez hedefi, Yılan'ın en büyük düşmanıdır.
Bu iki düşmanın arasındaki nefret, Diken'in varlığıyla yeniden alevlenir. Ve o fark eder ki, bazen bir kadının kalbi, bir ülkenin en tehlikeli savaş alanıdır.
Aşk mı sadakat mi? Görev mi kalp mi? Hangisi onu kurtaracak, hangisi öldürecek? Biri onu unutmamak için yanacak, diğeri onu anlamak için karanlığa adım atacak.
Ve Diken... Yine ikisinin arasında, kendi dikenlerine dolanacak.
Bir yanlarında kapanmayan yaralar, diğer yanlarında birbirine dokunan korkular. Ne gecenin karanlığına sığabildiler... Ne gündüzün aydınlığına. İkisinin arasında, yarım kalmış bir ışığın ortasında doğdu onların hikâyesi.
Gündüzün aydınlığından, gecenin karanlığından korkan iki yürek... Bir tarafı kan, bir tarafı umut. Bir tarafı bedel, bir tarafı teslimiyet.
Yılan'ın ininde, Karga'nın kanadına...
Alacalı bir Dilrubâ.