Home🕯️
6 stories
Kayıp Bir Kalbin Mevsimi by cerennokszz
cerennokszz
  • WpView
    Reads 13
  • WpVote
    Votes 2
  • WpPart
    Parts 1
Bir motor kazasına karışan Ateş, çarptığı genç kadını hastaneye yetiştirdiğinde onun kazanın etkisiyle hafızasını tamamen kaybettiğini öğrenir. Kadın ne adını hatırlıyordur ne de nereye ait olduğunu... Üzerinde kimliği yoktur, telefonu ise kullanılamaz hâldedir. Aranacak bir numara, haber verilecek bir aile ya da dönülecek bir adres yoktur. Kızın gidecek bir yerinin olmayışı, Ateş'in içindeki vicdanı ağırlaştırır. Onu orada bırakmak, sanki kendi eliyle kaybolmuş bir kalbi daha derine itmek gibi gelir. Genç kadın adını bile hatırlamazken Ateş, bulundukları ayın adını söyleyerek ona "Nisan" der. Her şeyin düzeleceğine inanarak Nisan'ı ailesinin evine götürür; ancak hiçbir şey umduğu kadar kolay değildir. Ne ailesi buna hazırdır, ne ev ortamı... ne de Nisan'ın içindeki o sessiz, derin karmaşa. Ateş, istemeden başladığı bu yolculukta bir yabancıyı korumaya çalışırken fark etmeden kendi kalbine de kapı aralayacaktır. Nisan ise kim olduğunu ararken, kim olabileceğini keşfedecek; kaybolduğu yerde belki de ilk kez bulunacaktır. Bu hikâye, iki kayıp kalbin birbirinin mevsimi oluşunun hikâyesi.
Sevda Sokağı- 1984 by cerennokszz
cerennokszz
  • WpView
    Reads 569
  • WpVote
    Votes 17
  • WpPart
    Parts 1
Bir varmış, bir yokmuş. Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde... Develer tellal iken, pireler berber iken, ben ninemin beşiğini tıngır mıngır sallar iken... Bir mahalle varmış. Güneş orada başka doğar, rüzgâr başka esermiş. O mahallenin adı Sevda Sokağı'ymış. Bu sokakta herkes birbirini tanır, ama herkes bir sırrı saklarmış. Bir pencere varmış, her gün aynı saatte açılırmış. O pencerede bir kız otururmuş, adı Sevda'ymış. Gülerse güneş doğar, susarsa rüzgâr dinermiş, ama o pek gülmezmiş. Bir de sokaktan geçen bir delikanlı varmış... Her gün, her gece, aynı adımlarla geçermiş o evin önünden. Ne selam verirmiş, ne başını çevirirmiş. Ne seslenmiş, ne söylemiş, ama gözleri hep oradaymış. Söylese ne olurmuş? Söylemese ne değişirmiş? O mahallede herkesin bildiği ama kimsenin konuşmadığı şeyler varmış. Bir bakış. Bir suskunluk. Bir ihtimal. Ve bir sebep. İşte bu, öyle bir sevdaymış. Bu, "Darılma Hanım teyze, kızınızı sevdim..." Diyemeyen bir adamın hikâyesiymiş. Bu bir aşk hikâyesi değil. Bu, bir suskunluğun nasıl sevda olduğunun hikâyesi.
Alacalı Bir Dilrubâ by cerennokszz
cerennokszz
  • WpView
    Reads 196
  • WpVote
    Votes 34
  • WpPart
    Parts 4
Alaca vakitte gök yarılır, kara kanatların gölgesine sürünerek zehir karışırdı. Karganın çığlığı, toprağın en derinlerine işleyen bir lanet gibi yankılanırken; yılan, kıvrılışında hem ölümü hem tutkuyu taşırdı. O an gökyüzü ne aydınlıktı ne karanlık... ve kader, iki kalbi birbirine bağlayacak ilk düğümünü atardı. "Yılanın Kalbi" operasyonunda, bir başkasının yüzünü ve ruhunu kuşanan Diken, yeraltının en tehlikeli adamının ruhuna sızar. Görevi bittiğinde ise ardında sadece bir enkaz değil, devasa bir takıntı bırakır. Volkan Pusat Karaer, nam-ı diğer Yılan; avucunun içinden kayıp giden o hayalete, geri dönülemez bir aşkla çoktan bağlanmıştır. Ancak devletin karanlık koridorlarında merhamete yer yoktur. Diken, henüz kendi yaralarını saramadan yeni bir namlunun ucuna sürüklenir. Bu kez hedefi, Yılan'ın en büyük düşmanıdır. Bu iki düşmanın arasındaki nefret, Diken'in varlığıyla yeniden alevlenir. Ve o fark eder ki, bazen bir kadının kalbi, bir ülkenin en tehlikeli savaş alanıdır. Aşk mı sadakat mi? Görev mi kalp mi? Hangisi onu kurtaracak, hangisi öldürecek? Biri onu unutmamak için yanacak, diğeri onu anlamak için karanlığa adım atacak. Ve Diken... Yine ikisinin arasında, kendi dikenlerine dolanacak. Bir yanlarında kapanmayan yaralar, diğer yanlarında birbirine dokunan korkular. Ne gecenin karanlığına sığabildiler... Ne gündüzün aydınlığına. İkisinin arasında, yarım kalmış bir ışığın ortasında doğdu onların hikâyesi. Gündüzün aydınlığından, gecenin karanlığından korkan iki yürek... Bir tarafı kan, bir tarafı umut. Bir tarafı bedel, bir tarafı teslimiyet. Yılan'ın ininde, Karga'nın kanadına... Alacalı bir Dilrubâ.
Sen Benim Yerime by cerennokszz
cerennokszz
  • WpView
    Reads 75
  • WpVote
    Votes 10
  • WpPart
    Parts 1
"Üç kapı açıldı o gece. İki çocuk geçti eşiğinden. Biri evlat oldu, diğeri lanet." Bazı kaderler seçilmez. Dayatılır. Sen hiç kendi hikâyende başkasının yerini aldın mı?
LAVRİNYA (DÜZENLENİYOR) by cerennokszz
cerennokszz
  • WpView
    Reads 3,386
  • WpVote
    Votes 15
  • WpPart
    Parts 2
"Unutmanın huzur sayıldığı bir evrende, hatırlamak bir başkaldırıdır." Lazura, cennetle cehennem arasında sıkışmış bir unutuluş evreni. Buraya gelen herkes, geçmişini geride bırakır; kim olduğunu bilmeden nefes alır. Hatırlamamak burada huzur sayılır ama bu, derin bir yalnızlığın maskesidir. Velanlar, sahte bir huzurun içinde yaşar. Ne geçmişleri vardır, ne de güçleri. Sadece yaşar, sorgulamazlar. Kaernler ise sistemin bastıramadığı çatlaklardır. Her biri bir lanetle doğar. Aşk, onlar için zayıflık değil, tetiktir. Bu yüzden hep yalnızdırlar. Deran Vedrah ise bu evrende hatırlayan tek kişidir. Laneti Memrion, ona geçmişini unutturmaz. Dokunduğu herkesin dünyadaki anılarını görür. Her temas, yeni bir yük. Deran yalnızca kendi değil, başkalarının da hikâyesini taşır. Bu yüzden sessizdir. Lora Elenith geçmişsizdir ama laneti başkalarının geçmişine uzanır. Senthera, dokunduğu kişinin Lazura'daki anılarını siler. Bir saniye bir hatırayı, dakikalar bir dostluğu götürür. Uzun sürerse, geçmiş yok olur. Ama Deran hariç. Onun geçmişi Lazura'dan önceye aittir. Lora'nın laneti, sadece Deran'ın dünyadaki anılarına erişebilir; sevdiği kadına ait olanlara. Bu yüzden Deran bakmaz, dokunmaz. Çünkü Lora bir tehdit değildir. Bir vedadır. Lora unutturur. Deran hatırlar. Ve kader, onları aynı gölgede buluşturur. İki yabancı, iki zıt lanet. Bir taraf sessiz bir ışık, diğer taraf susmayan bir karanlık. Ve Lazura'nın boğazına saplanmış siyah bir gül. Bu evrende aşk tehlikelidir. Çünkü hatırlarsan yanarsın. Unutursan... eksik kalırsın. Peki ya sen? Hatırlamanın cehennemine cesaret eder miydin? Yoksa unutmanın sahte huzuruna mı sığınırdın? Lazura seni çağırıyor. Ama unutma. Hatırlarsan yanarsın. ('Lavrinya' ismi ve evreni, yazılmış ilk ve tek eserdir. Hakları saklıdır. İzinsiz kullanım halinde hukuki süreç başlatıla
Zehirli Cennet  by cerennokszz
cerennokszz
  • WpView
    Reads 14,804
  • WpVote
    Votes 544
  • WpPart
    Parts 18
"Adını unut, yüzünü sil. Çünkü bu aşkı yalnızca kan hatırlayacak." Gazel Lina Erten... Geçmişi yaralarla, bedeni izlerle, zihni sırlarla dolu bir kadındır. Gündüzleri danışanlarını dinleyen başarılı bir psikologdur. İnsanların korkularını, suçluluklarını ve bastırılmış karanlıklarını çözümlemekte ustadır. Fakat bu yalnızca görünen yüzüdür. Geceleri devletin varlığını inkâr ettiği, gizli teşkilat olan SİS'in görünmez lideri Gece'ye dönüşür. Onun dünyasında merhamet bir zafiyet, tereddüt ise ölümcül bir hatadır. Zekâsı, acımasızlığı ve mutlak kontrolüyle yalnızca suçluların değil, devletin en karanlık katmanlarının bile saygı duyduğu dokunulmaz bir isimdir. Ancak bir gece, hedefini infaz etmek üzereyken kameralar sıfırlanır. Camdan içeri giren maskeli bir adam, iki kurşunla hedefi öldürür ve Gece'nin elinden kontrolü çekip alır. Yüzünü bilmediği, kendine "İblis" diyen bu adamdan intikam alacağına yemin eden Gece, görevine devam eder. Ertesi gün, Gazel psikolog kimliğiyle kliniğine gittiğinde danışan listesinde tek bir isim görür: Atlas Süvari. Zekâsı, serveti ve tehlikesiyle dünya masalarında anılan bir iş adamıdır. Resmî kayıtlarda kusursuz bir başarı hikâyesi gibi görünse de, yeraltı dünyasında gerçek gücün ne anlama geldiğini bilenlerin saygıyla ve korkuyla andığı bir figürdür. Gazel'in bilmediği şey, Atlas Süvari'nin bir gece önce karşısına çıkan İblis olduğudur. Atlas'ın bilmediği şey ise, o gece karşısında duran kadının Gazel olduğudur. Gazel, İblis'e ulaşmak için Atlas'ı kullanmayı planlarken; dönen oyunlardan, kurulan tuzaklardan, söylenen yalanlardan ve yaklaşan ihanetlerden habersizdir. Gerçek kimliklerini bilmeden, birbirlerinin hayatlarına sızarlar. Danışan ve psikolog olarak. Av ve avcı olarak.