En sevilen kitaplar
18 stories
17 Numara (Kitap vers.)  by SYagmur3
SYagmur3
  • WpView
    Reads 3,459
  • WpVote
    Votes 20
  • WpPart
    Parts 1
"17 NUMARADAKİ İNSAN OĞLU SENİ SEÇTİM! " Gerçek manada kötü olmak için insan ne yaşamalıydı? Kötülük insanın içinde miydi yoksa hayatın ta kendisi miydi? Oyuncu olmak için var gücüyle çalışan Defne'nin şanssızlıklarla dolu günün ardından tek isteği, bir an önce 𝖺𝗂𝗅𝖾𝗌𝗂𝗇𝗂𝗇 𝗒𝖺𝗇ı𝗇𝖺 𝗀𝗂𝖽𝖾𝖻𝗂𝗅𝗆𝖾𝗄𝗍𝗂𝗋. 𝖠𝗇𝖼𝖺𝗄 𝖻𝗂𝗇𝖽𝗂𝗀̆𝗂 𝗈𝗍𝗈𝖻𝗎̈𝗌 𝗏𝖾 𝗈𝗍𝗎𝗋𝖽𝗎𝗀̆𝗎 𝟣𝟩 𝗇𝗎𝗆𝖺𝗋𝖺𝗅ı 𝗄𝗈𝗅𝗍𝗎𝗄, 𝗁𝖺𝗒𝖺𝗍ı𝗇ı 𝖻𝗂𝗋 𝖺𝗇𝖽𝖺 𝖽𝖾𝗀̆𝗂𝗌̧𝗍𝗂𝗋𝗆𝗂𝗌̧𝗍𝗂𝗋 𝗏𝖾 𝗈𝗇𝗎 𝗁𝗂𝖼̧ 𝖻𝖾𝗄𝗅𝖾𝗆𝖾𝖽𝗂𝗀̆𝗂 𝖻𝗂𝗋 𝗒𝗈̈𝗇𝖾 𝖽𝗈𝗀̆𝗋𝗎 𝗌𝗎̈𝗋𝗎̈𝗄𝗅𝖾𝗆𝖾𝗒𝖾 𝖻𝖺𝗌̧𝗅𝖺𝗆ı𝗌̧𝗍ı𝗋. 𝖮𝗍𝗈𝖻𝗎̈𝗌, 𝖾𝗅𝗂 𝗌𝗂𝗅𝖺𝗁𝗅ı 𝗒𝖾𝖽𝗂 𝗄𝖺𝗍𝗂𝗅 𝗍𝖺𝗋𝖺𝖿ı𝗇𝖽𝖺𝗇 durdurulmuş ve bu katiller, yanlarına sekizinciyi almak için gözlerini karartmışlardı. 𝙆𝙖𝙩𝙡𝙞𝙖𝙢, 𝙜𝙤̈𝙯𝙮𝙖𝙨̧ı 𝙫𝙚 𝙠𝙖𝙘̧ı𝙨̧ 𝙪𝙢𝙪𝙙𝙪... 𝘿𝙚𝙛𝙣𝙚, 𝙚𝙨𝙠𝙞 𝙝𝙖𝙮𝙖𝙩ı𝙣𝙖 𝙙𝙤̈𝙣𝙢𝙚𝙠 𝙞𝙘̧𝙞𝙣 𝙫𝙖𝙧 𝙜𝙪̈𝙘𝙪̈𝙮𝙡𝙚 𝙘̧𝙖𝙗𝙖𝙡𝙖𝙢𝙖𝙠𝙩𝙖𝙙ı𝙧 𝙖𝙣𝙘𝙖𝙠 𝙠𝙖𝙧𝙨̧ı𝙨ı𝙣𝙙𝙖𝙠𝙞𝙡𝙚𝙧, 𝙣𝙤𝙧𝙢𝙖𝙡 𝙞𝙣𝙨𝙖𝙣 𝙙𝙚𝙜̆𝙞𝙡𝙡𝙚𝙧. 𝘽𝙞𝙧 𝙮𝙖𝙣𝙙𝙖 𝙠𝙖𝙩𝙡𝙞𝙖𝙢𝙙𝙖𝙣 𝙗𝙚𝙨𝙡𝙚𝙣𝙚𝙣 𝙠𝙖𝙩𝙞𝙡𝙡𝙚𝙧, 𝙗𝙞𝙧 𝙮𝙖𝙣𝙙𝙖 𝙗𝙚𝙣𝙡𝙞𝙜̆𝙞𝙣𝙞 𝙠𝙤𝙧𝙪𝙢𝙖𝙮𝙖 𝙘̧𝙖𝙡ı𝙨̧𝙖𝙣 𝘿𝙚𝙛𝙣e
Buzdan Kıvılcım (Tamamlandı) by adorayagmur
adorayagmur
  • WpView
    Reads 1,733,103
  • WpVote
    Votes 123,599
  • WpPart
    Parts 61
İklim Akağaç, yaşıtlarının arasında en iyi patencilerden biridir, ancak etrafa saçtığı gülümsemelerin, kazandığı ödüllerin ve zarafetinin ardında başka bir hikaye vardır. Onu son noktalarına kadar zorlayan, mükemmel olması için elinden geleni yapan bir anne. Karza Dinçer ise hırs kelimesinin anlamını öğrendiğinden beri yalnızca kazanmaya oynamıştır. Umurunda değilmiş gibi davranıyor olmasına rağmen buz patenine büyük bir önem veriyordur. Bu yüzden partneri yaralandıktan sonra Karza ile eşleştirilen İklim, bunu reddetmeye çalışsa da zirveye ulaşabilmek için ona ihtiyacı vardır. Tek sorun ikilinin birbirinden öldüresiye nefret ediyor olmasıdır. Bunu görmezden gelip kendilerini kandırmaya devam etseler de partnerliklerine başladıkları anda aralarındaki gerilimi inkar edemezler.
Ateşten Tezahürat by adorayagmur
adorayagmur
  • WpView
    Reads 23,719
  • WpVote
    Votes 1,440
  • WpPart
    Parts 1
Sonat, yaşadığı sakatlık sonucunda yıllardır yaptığı buz pateni sporunu bırakmak zorunda kalır ancak bu farklı bir dalda, yeni tutkular aramaması için bir sebep değildir. Yaptığı buz pateni sporu sebebiyle yıllar boyunca zorbalandığı için hiç sevgilisi olmamıştır. Tamay ise Zirve Ötesi Üniversitesinin amigo kız kaptanıdır. Tüm erkeklerin ona karşı olan yüzeysel davranışlarından çok bunalmıştır ve gerçek bir ilişki istiyordur. Diğerlerine ilişki yapabilecek kadar aklı başında ve olgun olduğunu göstermek için Sonat'la birkaç aylığına sahte sevgili olmaya karar verirler. Tabii işler pek planlandığı gibi gitmez...
Karantina Serisi by beyzaalkoc
beyzaalkoc
  • WpView
    Reads 114,229,290
  • WpVote
    Votes 4,594,289
  • WpPart
    Parts 181
''Birlikte belanın içine batabileceğimiz kadar battık. Ve şimdi, seni bırakmayacağım... Benimle misin?'' --- Zeynep, kendini yeni okuluna başladığı ilk gün bir felaketin ortasında buldu. Okulu, salgın bir hastalık nedeniyle karantina altına alındı. Karantinanın akşamında ise kendini okulun karanlık koridorlarında bir kız öğrencinin cesedinin başında buldu. Üstelik yalnız değil, onlar da yanında... Mahşerin üç atlısı. Bu, sadece bedenleri değil ruhları da karantinaya alınan dört kişinin hikayesi. Bu onların özgürlüklerine ulaşmak için yaşadıkları esaretin hikayesi. Bu, birbirlerinin her şeyi haline gelen, birbirlerine gökyüzündeki son yıldız yanıp kül oluncaya kadar birlikte olacaklarına söz veren dört arkadaşın hikayesi. Bu mahşerin dört atlısının hikayesi. Şimdi, bizimle misiniz? "Bizim bedenlerimizi karantinaya almadılar. Ruhlarımızı karantinaya aldılar. Bizim ruhlarımız tanıştığımızdan beri karantina altında. Ne çıkabiliyoruz bu karantinadan, ne de birbirimizden ayrılabiliyoruz. Ruhlarımızı birlikte bir karantina altına aldılar, ve bizim bundan sonraki tek savaşımız bu karantinadan kurtulmak. Kurtulduğumuzda bile birlikte olacağız, ama özgür olacağız. Savaş bitti, ve biz sağ kaldık. Savaş bitti, ve biz hala ayaktayız."
No : 26 (İki Kitap) by beyzaalkoc
beyzaalkoc
  • WpView
    Reads 16,624,958
  • WpVote
    Votes 939,420
  • WpPart
    Parts 55
Mine internet üzerinden Yeşil Küpeli Kız takma ismiyle magazin haberleri yaparak milyonlarca takipçiye ulaşmıştır ve Mine'nin şimdiki haber hedefi genç kızların yeni sevgilisi Efe Duran'dır... Yepyeni bir yaz macerasına hazır mısınız? "Ben notalarını değil seni istiyorum Efe..."
MEDUSANIN ÖLÜ KUMLARI (Kitap Oldu) by Maral_Atmc6
Maral_Atmc6
  • WpView
    Reads 9,850,162
  • WpVote
    Votes 743,183
  • WpPart
    Parts 72
Elzem Akay'ın sıradan ama güzel bir hayatı vardı. En iyi okullarda okumuş, en güzel oyuncaklara ve kıyafetlere sahip olmuştu. En değerli mücevherler daima onun boynunu süslemiştir. Lüks içinde yaşarken hayatta istediği her şeye kolayca sahip olmuştu. Üzerine titreyen iki abisi, onu hep güldüren kız kardeşi, iyi bir yengesi ve onu sürekli çıldırtan bir hizmetçisi varken hayat ona karşı fazlasıyla cömertti. Tüm bunları ne bozabilirdi ki? Bir gece korkunç bir ritüele kurban edildiğinde gözlerini bambaşka bir dünyada açar. Orta Çağın hiyerarşisinin içinde kalmışken eve dönmek hiç kolay değildi. Kendi dünyasında bir öğretmenken Ölümsüzlerin akademisinde bir hizmetçi olunca, sınıf farkının acımasız gerçekleriyle yüzleşir. Burası onun dünyası değildi, burası barbarların hüküm sürdüğü Araftı ve o, hayatta kalmak istiyorsa lüks alışkanlıklarından ödün vermeyi öğrenmeliydi. *** "Medeniyet yoksunu, vahşi barbar!" diye ona sesimi yükselttiğimde çatılan kaşları umurumda bile değildi. Tüm gün kuyudan su çeken o değildi. "Şu sivri dilin bir gün başına bela olacak." Sert bakışlarla beni uyardıktan sonra merdiveni işaret etti. "Kahyadan fırça yemek istemiyorsan işinin başına dön." "O kadın bir cadı." Ondan bahsederken bile tiksintiyle yüzümü buruşturdum. "Bence benden nefret ediyor." "Hayret." Kaşları alayla yukarı kalktı. "Oysaki çok sevilesi bir kadınsın." İğneleyici sesiyle ters ters ona baktım. "Sizde öyle Savcı Bey," dedim oyunbaz bir ifadeyle. "Sizi görenlerin yüzünde güller açıyor." "Bunu inanarak söylemiyorsun." "Tabii ki inanarak söylemiyorum." Gülerek bana ikinci kez merdiveni işaret etti. "İşinin başına dön aksi taktirde yarın seni sınıfıma almam. Bir hizmetçiye ders verdiğim için yeterince sorun yaşıyorum." Bu vahşiler kendi dünyamda ne kadar zengin ve asil olduğumu anlamak istemiyordu.
ÖYLE BİR UĞRADIM (Kitap Oldu) by Maral_Atmc6
Maral_Atmc6
  • WpView
    Reads 404,290
  • WpVote
    Votes 21,841
  • WpPart
    Parts 8
"Ondan hoşlanıyor musun?" Kıskanç çıkan sesine ne tepki vereceğimi bilemiyordum. "Ona sarıldın." Kaşları çatıldı. "Hoşlanmasaydın sarılmazdın. Hoşlanıyorsun ki sarıldın." Burnundan nefesini sertçe verdi. "Bana bile sarılmadın." Ters ters baktı. "Bana niye sarılmıyorsun?" Kıskandığı kişi en yakın arkadaşıydı. Ve onun arkadaşı benim babamdı. Hiçbir şeyden haberi yoktu. Eflah kim olduğumu bilmeden beni seviyordu ama ben, onun kim olduğunu bile bile ona âşık olmuştum. Benim günahım daha büyüktü. Bir insanın başına en kötü ne gelebilirdi? Babam gözlerimin önünde öldürüldüğünde ve onu öldüren annem olduğunda en kötüsünü yaşadığıma çok emindim. Artık annem cezaevinde, babam ise mezardaydı. Bundan daha kötü ne olabilirdi ki? 25 yıl geçmişe gitmek? Bu kötünün de kötüsü olabilir miydi? Ölümcül bir kaza sonucu kendimi 1998 yılında bulduğumda o an için bunun bir felaket olduğunu düşündüm. Felaket bir durumdu çünkü bu zaman diliminde anne ve babamla aynı yaşlardaydım. Onların hayatına bir yabancı gibi girmek zorundaydım. Ama aslında felaket sandığım şey mucize de olabilirdi. Mucizevi bir durumdu çünkü bu zaman diliminde annem cezaevinde, babam da mezarda değildi. Onların evlenmesinin nedeni annemin bana hamile kalmasıydı. Ana rahmine düşmeme sadece üç ay kaldığını anladığımda ise kendi doğumumu engellemenin nasıl olacağını düşünmeye başladım. Annemi cezaevinden, babamı da ölümden kurtarmanın tek yolu bu olabilir miydi? Belki de olabilirdi. Planını uygulamak için babamın arkadaşı Eflah'ın evine bir dadı olarak işe girmekse hayatımda verdiğim en kötü karardı. Bunu ona anlatmanın bir yolu var mıydı? Buraya ait olmadığımı, öyle bir uğradığımı anlatmanın bir yolu olmalıydı. Doğru insanı yanlış zamanda bulmak birine verilen en büyük ceza olmalı.
ÖTANAZİ OKULU(Kitap Oldu) by Maral_Atmc6
Maral_Atmc6
  • WpView
    Reads 8,000,094
  • WpVote
    Votes 197,300
  • WpPart
    Parts 18
Dilsiz bir kızın kalbi tüm kötülükleri kendisine çekiyordu. Hiçbir kalp bu kadar değerli olmamıştır. Yeşil, Ötanazi Okulu'na sürgün edildiğinde o yıllarda henüz bir çocuktu. Öz babasının onu nasıl bir yere mahkûm ettiğini bile bilmiyordu. Ötanazi Okulu, Amerika Birleşik Devletleri'ne bağlı olan Alaska'da açılmış karanlık bir okuldu. Bildiğiniz tüm o okulları unutun çünkü Ötanazi Okulunda öğretmenler ders vermiyordu. Her biri kendi dalında uzman bilimcilerdi ve oradaki amaçları bir okul dolusu öğrencinin üzerinde deneyler yapmaktı. Öğrenciler ise sıradan öğrenciler değildi çünkü her biri idam cezası almış mahkûmlardı. Okul onları satın alarak kendi deneylerinde kullanan karanlık bir girdaptan farklı değildi. Bir kez içine girince çıkmak mümkün değildi. Yeşil tüm o tehlikeli mahkûmların içinde göğsünde değerli bir kalple yaşamak zorundaydı. Herkes onun kalbini isterken kurtların içine atılmış bir kuzudan farklı değildi. Kalbini isteyenlerden biri de öz babasıydı. Babasının onun kalbi için okula tehlikeli bir suikastçı göndermesiyle, belki de tüm ezberler bozulmaya başlamıştı. Avcı'da her zaman bu kadar acımasız değildi. Özellikle ateşten kızıl saçları olan ve bir katile gülümseyen hasta bir kadını tanıyana kadar. Şimdi karar verme sırası ondaydı. Avını öldürmeli mi, yoksa korumalı mı? Sayfalar üzerinde konuştuğu bu dilsiz kadınla tam olarak ne yapmalıydı? "Kadın kandan korkuyordu, adam ise kan kokuyordu. Şimdi sen söyle; böyle bir durumda kadın özleyebilir mi ölüm kokan bir adamı?" dedim. "Kadın aptaldı adam ise kadına kör. Şimdi sen cevap ver; her şeye, herkese ve özellikle küçük bir kadına kör olan bir adam bekleyebilir mi kadın tarafından özlenmeyi?" diyerek bana cevap verdi.
YARALASAR(Kitap Oldu) by Maral_Atmc6
Maral_Atmc6
  • WpView
    Reads 18,131,917
  • WpVote
    Votes 717,188
  • WpPart
    Parts 56
"Soyun!" "Ne?" Yaşlı adam oturduğu masada kaşlarını çatmıştı ki yanındaki kadın tebessüm ederek bana döndü. "Sadece hırkanı çıkar ve bize sol kolunu göster." Tedirginlik içinde onlara baktığımda uzun bir masada oturan toplam on kişi görmüştüm. Ben kapıya yakın bir yerde duruyordum ve yanımda benimle aynı yaşta olan altı çocuk daha vardı. Sağımdaki kızın sol kolundaki yarasa damgasını gördüğümde sertçe yutkundum. Aynı damgadan benimde kolumda vardı. "Neyi bekliyorsun?" Bu soğuk ses yaşlı adamın sağ tarafında oturan kişiden gelmişti. Başını önündeki dosyadan hiç kaldırmadığı için yüzünü iyi göremiyorum. Hırkamı çıkardığımda benimle aynı hizada duran çocuklar koluma baktı. "Sende Yarasalardan birisin." Yaşlı adamın sesi huzursuz çıkmıştı. "Nasıl damgalandığını hatırlıyor musun?" Yine o adam konuşmuştu ve hâlâ başı önündeki dosyadaydı. İyi hatırlıyordum. "Hayır." Onlara güvenmiyorum. Cevabım ile kalem tutan eli hareketsiz kalmış fakat başını kaldırmamıştı. "Artık bizi neden buraya getirdiğinizi açıklayacak mısınız?" Yanımdaki çocuklardan biri konuşmuştu. Yaşlı adam sıkıntıyla bir nefes alarak bizlere baktı. "Aslında hepiniz aynı çocuk yurdunda bir zamanlar kaldınız. Peşinde olduğumuz biri var ve o yurttaki otuz çocuğu damgaladı. Şimdi yeniden ortaya çıktı ve Yarasaları bulup hepsini öldürüyor." Sanırım Yarasalar biz oluyorduk. "Bizimle işbirliği yapmak zorundasınız, tabii yaşamak istiyorsanız?" Masadakilere döndü. "Herkes kendi eğiteceği çocuğu seçsin. Unutmayın seçeceğiniz çaylaktan siz sorumlusunuz." Burada neler olduğunu anlamıyorum. Masadakiler bizi incelerken o başını hiç kaldırmayan adamın sesini duydum. "Gözlüklü kızı ben eğiteceğim." Burada gözlük takan sadece bendim.
Varislerin Oyunu (Wisteria 1) by adorayagmur
adorayagmur
  • WpView
    Reads 2,469,188
  • WpVote
    Votes 123,490
  • WpPart
    Parts 28
24 Krallıktan gelen genç prens ve prensesler için kurulmuş bir Kraliyet Okulu. Ancak acımasız bir suikastçı kendini soyluları teker teker öldürmeye adamıştır. Kaçış yok. Teslim olmak yok. Oyuna hazır mısınız?