Okunacaklar
15 stories
HARZEMŞAH by KathyCalanthe
KathyCalanthe
  • WpView
    Reads 5,938,058
  • WpVote
    Votes 307,073
  • WpPart
    Parts 66
Düşmüş Melekler Serisi Birinci Kitap 🏹 Kutsal Alazgir, en yakın arkadaşının öldürülmesi üzerine ona bu acıyı yaşatan adamdan intikam almak ister. Soğuk ve acımasız Rusya'nın tenha sokaklarında bir avcı misali hedefinin peşine düşer. Hedefi haline gelen adamın cellat olarak bilinen son derece tehlikeli bir mafya lideri olması işleri zorlaştırır. Ve bir yanlış anlaşılma sonucu, Kutsal ve Araz kendilerini asla tahmin edemeyecekleri bir durumun içinde bulurlar. Birbirlerine duydukları nefret ile el ele vermek zorunda kalan ikili, tahmin edilemez sır ve olaylarla ancak bir arada kalırlarsa baş edebileceklerini anlarlar. "Her şey intikam meyvesinin ağaçta belirmesiyle başlamıştı ve mavinin en korkunç tonlarını içinde bulunduran bir adamın gözlerinde son bulacaktı." & • Dark Romance • Mafya Serisi • Yetişkin İçerikli
ZEHİRLİ GÖLGE (KİTAP OLDU!) TAMAMLANDI! by deppworth
deppworth
  • WpView
    Reads 1,454,612
  • WpVote
    Votes 50,611
  • WpPart
    Parts 37
•ANLAŞMALI EVLİLİK •ABİMİN ARKADAŞI •SMUT •ROMANTİK •YAŞ FARKI (7) •ÇOCUKLUK AŞKI MAİT'in infazcı ajanı Zehir, Ailesi trajik bir şekilde katledildiğinde henüz yedi yaşındaydı. Travmatik geçmişiyle birlikte, tadını almak için sabırsızlandığı intikamı en sadık dostlarıydı artık. Ettiği bozulmaz yeminle Zehir olarak yeniden doğmuş, sırlarıyla yüreğine bir kale inşa etmişti. Kan dökmez, ardında hiç iz bırakmadağı zehirleriyle imzasını atardı. Onu gerçek adıyla, Damian King olarak tanıyan insanlar, bir gün zehrinin hedefi olmamak için yalnızca dualara ve onun merhametine sığınabilirdi. Etrafına dev bir kale inşa ettiği kalbinin kapıları ise bir zamanlar yalnızca tek bir isim için açılmıştı. En yakın arkadaşının kız kardeşiydi o... Yasaktı. Fakat yıllar sonra Küçük Gölge'si hayatına tekrar girdiğinde, hiçbir şey planladığı gibi gitmeyecekti. Kapılarına dayanan anlaşmalı bir evlilik küle dönmüş ateşi harlamak için yeterli bir kıvılcımdı. Üstelik kâğıda atılan imzalar, Zehir için yalnızca bir anlaşma olmaktan çok, bozulması imkânsız bir başka yemindi. April (Nisan) Jones. Neşeli bir ruhun, çarpıcı bir güzellikle harmanlandığı kıvrak zekâsıyla kusursuz bir genç kadındı. Bir gördüğünü asla unutmayan fotografik hafızası, onun hem laneti hem de lütfuydu. MAİT başkanının kızı olmak ona ayrıcalıklı bir hayatın kapılarını açmış olsa da tüm yaşamı boyunca hissettiği eksik parçalar ona bir türlü huzur vermiyordu. Sadece tek bir isim ona kendini tamamlanmış hissettirme gücüne sahipti... Hayranlık duyarak büyüdüğü, umutsuzca âşık olduğu Zehir... Onu tanıdığında henüz çok küçüktü. Teşkilatın göz bebeği, abisi Steve'in en yakın arkadaşı ve sağ koluydu o... Fakat Nisan, Zehir için daima küçük bir gölgeydi. Yasaktı. Kırılan kalbiyle ülkeyi terk edip altı sene sonra tekr
Kızıltepe Mahallesi by hazalaba
hazalaba
  • WpView
    Reads 4,324,703
  • WpVote
    Votes 169,033
  • WpPart
    Parts 52
*Abimin arkadaşı konulu mahalle kitabı "Ah be küçük kız. Beni peşinden koşturmayı çok seviyorsun," dediğinde soluklanmak için durduğu kısa saniyede kaslı göğsü sertçe yükseldi. "Koşma o zaman!" Aramızdaki mesafeyi tek adımıyla kapattığında belimin arkasına avcunu yaslayıp esir aldı ve bedenimi kendine sertçe çekti. Göğsüm göğsüne çarptığında soluğum kesilerek başımı kaldırdım ve gözlerinin içine baktım. Bakışları alev almışçasına yanıyordu. "Dikkatimi hiç çekmemeliydin," diyerek sırtımı arkamdaki duvara yaslayarak gözlerimin önünü düşen saçımı çekerek kulağımın arkasına sokup yaklaştı. Dudaklarımızın arasında tek nefeslik yer vardı. "Bensiz bir hayatı unut. Seni almasına asla izin vermem!" AŞK ONLARI ÇOK HABERSİZ VURACAK
CEVİZ AĞACI MAHALLESİ by mariematisse
mariematisse
  • WpView
    Reads 4,981,917
  • WpVote
    Votes 161,473
  • WpPart
    Parts 51
Lapis Yayınları aracılığıyla kitap olmuştur ✨🧡 NOT: Düzenlenmiş hali ile basılmıştır. Ayrıca yorumlarda spoiler vardır, dikkat etmenizi öneririm. Eğer spoiler verecekseniz lütfen öncesinde uyarı bırakınız. ... Ceviz Ağacı Mahallesi'nin gölgesi bahar ayında yeryüzüne dokunurken içerisinde bulunan yaşantılar da birbirlerine dokundu. Sıcacık insanların sıcacık mahallesine ve oradan da evlerinin içine misafir olduğumda çok küçüktüm ama anımsıyorum, çocuksu mutluluğum o kadar gerçekti ki içim içime sığmıyordu. Sonra büyüdüm ve onlara dahil oldum, onlara karıştım ve Ceviz Ağacı Mahallesi'ndeki ağaçların şekline girdim. Aşk bir diken gibi tırmandığım ağaçların dallarından tenime doğru uzanıp bedenimi baştan sonra doğru keserken gözlerimdeki sıcak yaşları yeryüzüne davet ediyordum. Aşık olacak kadar büyümüş, aşka düşecek kadar sersemdim. Ama mutluydum, Ceviz Ağacı demek mutluluk demekti. Ceviz ağacı demek buralarda, tepesindeki çalıkuşu demekti. Ve ben... Kızıl Çalıkuşu'ydum. .... Onların aşkı dillendirilemeyen bir lanet gibi içlerinde dağlanırken mahalleye düşen yağmur damlalarına arkadaşlık etti. Sonra mahallenin açık pencerelerinin birinden usulca bir şarkı yükseldi ve Ceviz Ağacı'na yayıldı. "O gözler bana eskisinden yabancı, Gönlümdeki bu sevda hiç bitmeyen bir acı." ... Bu isimle yazılan ilk kurgudur. Kapak için birkadehsevgi-'ye teşekkürler. Tüm Hakları Saklıdır, kurgu tamamen yazara aittir ve çalıntı durumunda yasal işlem başlatılacaktır.
ALTIN KIZLAR ve AŞIRI ÇOCUKLAR by thekabal
thekabal
  • WpView
    Reads 51,348
  • WpVote
    Votes 5,365
  • WpPart
    Parts 11
Herkesin bir temel duygudan yoksun olduğu dünya. Yedi seçkin akademi. Yoksun olduğun duyguyu öğrenmek sihirli güçler kazandırırken; başarısız olursan sahip olduğun duyguları da zamanla kaybedersin.
Lafügüzaf  by selinelizben
selinelizben
  • WpView
    Reads 1,189,027
  • WpVote
    Votes 43,014
  • WpPart
    Parts 48
Aşk suçtu. Senin olmayan birisi için beslediğin duygular bir cellat gibi dikilirdi karşına. Sonra kollarına iki asker girerdi, o askerler başını bir kütüğün üstüne bastırırken boynuna inecek baltayı büyük bir sabırla beklerdi insan beklerdi ki, cellat alacak onun kellesini. Ama o balta inmeden önce, dururdu zaman. Sabır kanatırdı insanın her bir zerresini, bir işkenceden farksız akardı saniyeler, bir sudan sessiz, bir dalgadan daha hırçın. Aşk cellattı, ve o balta aşkın ellerinden inerdi insanın boynuna. Sevda cehennemdi, seni sevemeyen birinin aşkı ateşdi. Kendi kalbini yakan, kendi kanını akıtan bir kılıçtı. İnsan nasıl saplardı kendi sırtına bıçağı? İnsan ancak aşık olsa ihanet ederdi kendisine. Aşk ihanetdi, aşk en büyük oyun ve insanın kendine yaptığı ihanetdi. O Yavuz Payidar'dı, kendine en büyük ihaneti yapmış sırtına bir bıçak saplamış, boynunu bir cellatın önüne uzatmıştı. O Payidar'dı, sevdalanmıştı. Ve sevda, onun ihanetiydi. (Kitapta smut içerik yoktur. Yetişkin içerikli olması küfürlü sahneler ve küçük yakınlaşmalar içerdiği içindir.)
ATEŞTEN KIZ  by kubicelil
kubicelil
  • WpView
    Reads 159
  • WpVote
    Votes 60
  • WpPart
    Parts 6
Bir kız düşünün Küçük yaşta annesini ve babasını kaybediyor . Abisinden şiddet görüyor . Abisinin birini öldürdügüne tanık oluyor . BADE KAYA yeraltı nın en iyi boksör lerindendir Küçük yaşta okadar sey yaşamışkı vicansız , merhametsiz bir kıza dönüşüyor . Bunu nekadar istemesede kafasının içindeki sesler bunu ona zorluyor.
Mahşer De Vuslat by justkalben
justkalben
  • WpView
    Reads 4,772
  • WpVote
    Votes 1,932
  • WpPart
    Parts 21
Evlendirilmek üzere olan kızın kaderini değiştirmek birini uçuruma sürükleye bilir mi? Ya Derin Adel çoktan uçurumun en ucun da sallanıyorsa? Düğünü basan Derin türlü suçlar işlerken onun ayağını kazan düşmanları fark etmemektedir. Eski dostdan düşman olmaz derler.Ya bu düşman eski düşmansa? Peki eski düşmanı bulmak için ne kadar ireli gidersin? ⚔️ Biz bir satranç tahtasının ortasındaydık. Ben ya basit bir piyondum ya da vezir. Hayır,ben ne piyondum ne de vezir. Başından beri şah bendim. "Her şey bittiğin de seni bırakacağım.Merak etme sen de gözüm yok." "O zaman ben varım ortak Aras Kubat Çelik." "Ben de varım,ortak Derin Adel." Belki de artık bir Çelik...
ÖLÜ KEHANETLER by aeyekicc
aeyekicc
  • WpView
    Reads 1,627
  • WpVote
    Votes 250
  • WpPart
    Parts 15
Şiddet ve argo içerir. Ölüm onların yaşamıydı. Dört kızın kaderi aynıydı; ruhları farklıydı. Doğdukları gün, ölüm kapılarını aynı anda çaldı ve onları hayatta tutan nefes aynı kişiden geldi. Yaşamlarıysa yirmi yıl sürecek bir emanetten ibaretti. O yirmi yıl dolduğunda gözlerini başka bir dünyada açtılar: ırkların, büyülerin, krallıkların ve savaşların hüküm sürdüğü Ophidya'da. Evlerine dönebilmek için kadim bir bilmeceyi çözmeleri ve adı konmamış bir görevi tamamlamaları gerekecek. Girdikleri Akademi'nin taş duvarları arasında dostluklar kuracak, aşka bulaşacak ve en az büyüler kadar tehlikeli düşmanlar edinecekler. Çünkü bu dünyada her seçim bir büyü, her sır bir silah, her kalp bir savaş alanıydı. Onlar için Ophidya'daki yaşam ölümden zor olacaktı. "Ölümü karanlık son değildi sadece karanlık yaşama açılan bir kapıydı."
SINIR İHLALİ  by yazarfalann
yazarfalann
  • WpView
    Reads 9,382
  • WpVote
    Votes 1,401
  • WpPart
    Parts 26
"Eline bir pansuman yapalım." "Gerek yok. Bırak gitmek istiyorum." "Gitmeni istemiyorum." "Gitmek istememe sebep olan sensin. Hem senin bir üniversiteye geçince nişanlanacağın sevgilin var. Niye onun yanında değilsin? Git Alihan. Ona git. İhtiyacı vardır sana." "Benim sana ihtiyacım var ama Liz." "Benim sana yok. Üstelik diretmeye devam edersen iki yabancı bile olamayacağız." ... O benim evimdi bir zamanlar ama şimdi evim başkasının evi olmuştu. Benim başından beri hiç evim olmamıştı ki. Sadece ben öyle sanmıştım. "Konuşalım. İstersen gösterme bana yüzünü. Kapı arkalarından konuşalım. Görme beni." "Konuşalım. Tamam konuşalım. Neyi konuşalım? Nereden başlayalım? Şeyden başlayalım istersen. Dur neydi? Tamam hatırladım. Beni nasıl kandırdığını konuşalım. Beni bir masala inandırıp duygularımla nasıl oynadığını konuşalım." Yatağımın yanındaki abajuru kapıya fırlattım. Adımlarımı kapıya doğru attığımda ondan gelen sesle sustum. "Liz ayaklarında terlik yok. Gelme Liz! Lütfen gelme! Yaklaşma! Ayağına cam batacak gelme! Terlik sesi duymuyorum gelme!" Camlardan biri ayağıma saplandı. Ayağıma batan camla acı çığlığımı duyunca odamın kapısını yumruklamaya başlamıştı. "Liz yalvarırım gelme. Ayağın mı kesildi? Çok mu kanıyor? Çok mu canın yanıyor? Gelme güzelim! Nolur gelme! Tamam konuşmayalım. Susalım. Liz yaralandı." Dudaklarımdan çıkan hıçkırığa engel olamadım. Elimi ağzıma kapattım. Ağladığımı bilsin istemedim. Başarılı olamadım. Duydu beni. "Güzelim ağlama! Benim için bir damla gözyaşı bile düşürme o gözlerden. Söz veriyorum. Hiç sesimi çıkarmadan oturacağım. Konuşmayalım. Varsın bugün konuşmayalım. Ağlama!" Sözlerinin ardından anladığım kadarıyla kapının önüne çökmüştü.Kapının önüne ben de çöktüm. Ellerimi kapının üstüne koydum. Sanki onun da elleri