Yenur omega5
22 stories
SANA DÖNENE KADAR  by Luliyvell
Luliyvell
  • WpView
    Reads 192,093
  • WpVote
    Votes 10,106
  • WpPart
    Parts 15
Bazı yaralar tende değil, kalpte açılır. Bazen bir kurşun değil, bir bakış vurur insanı. Alatlı Timi'nin Komutanı, Yüzbaşı Karven Yaman Savran. Nam-ı diğer: Kıyamet Çünkü Karven, dokunduğu her hayatın sonunu yazan adamdı. Düşmanları ülkenin dört bir yanında timini ve Karven'in izini sürüyor, onları tamamen yok etmek istiyordu. Büyük bir operasyon gecesi vurulur ve ölümle yaşam arasında gözlerini kapattığında geride bıraktığı tek şey yarım kalmış bir görevdi. Bilinci yerine geldiğindeyse kendini karanlık bir odada, bir kadının bakışları altında buldu. O an fark etmedi; fakat kaderlerinin yönü çoktan değişmişti. Pusulanın iki ucu artık onları gösteriyordu, bir daha değişmemek üzere. Liva, doktorluk yeminine sadık kalmaya çalışan, yeni mezun bir doktordu. Hayatı sakin bir yolda ilerliyordu; ta ki Karven'e kadar. Yıllar sonra komutanı olacak adamı defalarca ölümden çekip aldı ve kaderlerini birbirine bağladı. Bilmeden, ülkenin en tehlikeli timinin kaderine adını yazdı. Bilmeden, Karven'in kalbindeki ilk çatlak oldu. Karven için Liva bir zaaf haline gelmişti. Ama bazı zaaflar insanı zayıflatmaz; güçlendirirdi. Düşmanları artık yalnızca Karven'i değil, Liva'yı da hedef alıyordu. Ve Karven ilk kez bir görevle değil, bir kadınla sınanıyordu. Liva, başına geleceklerden habersiz Alatlı Timi'ne katıldığında aslında bir birliğe değil, geri dönüşü olmayan bir savaşın içine adım attı. Karven ise onu korumak için gerçeği sakladı; çünkü bazen en büyük ihanet, sevdiğini korumak için susmaktır. Karven ilk defa bir kurşunla değil, bir bakışla vurulmuştu. O bakış, hiçbir zaman teninden ve aklından çıkamayacak kadar derine saplandı. Bu, kurşunların değil; kalplerin hedef alındığı bir savaşın adıydı. Ve bu hikâye, bir adamın en karanlık hâliyle bir kadına doğru yol alışının hikâyesiydi... O, SANA D
ÖTANAZİ OKULU(Kitap Oldu) by Maral_Atmc6
Maral_Atmc6
  • WpView
    Reads 7,904,146
  • WpVote
    Votes 194,882
  • WpPart
    Parts 18
Dilsiz bir kızın kalbi tüm kötülükleri kendisine çekiyordu. Hiçbir kalp bu kadar değerli olmamıştır. Yeşil, Ötanazi Okulu'na sürgün edildiğinde o yıllarda henüz bir çocuktu. Öz babasının onu nasıl bir yere mahkûm ettiğini bile bilmiyordu. Ötanazi Okulu, Amerika Birleşik Devletleri'ne bağlı olan Alaska'da açılmış karanlık bir okuldu. Bildiğiniz tüm o okulları unutun çünkü Ötanazi Okulunda öğretmenler ders vermiyordu. Her biri kendi dalında uzman bilimcilerdi ve oradaki amaçları bir okul dolusu öğrencinin üzerinde deneyler yapmaktı. Öğrenciler ise sıradan öğrenciler değildi çünkü her biri idam cezası almış mahkûmlardı. Okul onları satın alarak kendi deneylerinde kullanan karanlık bir girdaptan farklı değildi. Bir kez içine girince çıkmak mümkün değildi. Yeşil tüm o tehlikeli mahkûmların içinde göğsünde değerli bir kalple yaşamak zorundaydı. Herkes onun kalbini isterken kurtların içine atılmış bir kuzudan farklı değildi. Kalbini isteyenlerden biri de öz babasıydı. Babasının onun kalbi için okula tehlikeli bir suikastçı göndermesiyle, belki de tüm ezberler bozulmaya başlamıştı. Avcı'da her zaman bu kadar acımasız değildi. Özellikle ateşten kızıl saçları olan ve bir katile gülümseyen hasta bir kadını tanıyana kadar. Şimdi karar verme sırası ondaydı. Avını öldürmeli mi, yoksa korumalı mı? Sayfalar üzerinde konuştuğu bu dilsiz kadınla tam olarak ne yapmalıydı? "Kadın kandan korkuyordu, adam ise kan kokuyordu. Şimdi sen söyle; böyle bir durumda kadın özleyebilir mi ölüm kokan bir adamı?" dedim. "Kadın aptaldı adam ise kadına kör. Şimdi sen cevap ver; her şeye, herkese ve özellikle küçük bir kadına kör olan bir adam bekleyebilir mi kadın tarafından özlenmeyi?" diyerek bana cevap verdi.
SARKAÇ(Kitap Oldu) by Maral_Atmc6
Maral_Atmc6
  • WpView
    Reads 17,721,431
  • WpVote
    Votes 655,014
  • WpPart
    Parts 33
"Delilerin sevdası hoyrat bir fırtına gibidir. Günün başında seni sarsan fırtına, gecenin şafağında ılık bir esintiye dönüşüp kaburgalarının arasına sokulur." Saka ve Sanrı'da tanıdığımız Gurur ve Farah'ın hikayesi. SVS'den bağımsız bir kurgu olduğu için Sarkaç'a başlamak için önce Saka ve Sanrı'yı okumanıza gerek yoktur.
BRONZ SERİSİ by zanegzo
zanegzo
  • WpView
    Reads 14,677,365
  • WpVote
    Votes 952,651
  • WpPart
    Parts 123
••Kitap oldu. Yakında final olacak ve seri altı kitaptan oluşacaktır. ❝El bebek, gül bebek değil; el bebek, öl bebek.❞ Karanlık örgütün kurduğu düzen için doğmuş bir kız çocuğuyken ona verilen en büyük ceza sevgisizlikti. Kaderini kabullendi ve kartını oynadı. O kim miydi? Hisar Alatav. Hayır, sil. His Alatav. Karanlık düzenin kıyameti olmak üzere. O ise Bronz. Karanlık örgüte başkaldırıp kartları yeniden dağıtan adam. Ona Bronz derler. Onların tohumları el bebek gül bebek değildi; el bebek öl bebekti.
GÖKÇEN by Loresimaa__
Loresimaa__
  • WpView
    Reads 63,500,605
  • WpVote
    Votes 3,168,124
  • WpPart
    Parts 61
"Masalda da gerçekte de kalbi olmayan bütün kızların adı Gökçen'dir..." . . . Kapak: @birkadehsevgi- 🦋🖤
ÜZÜM BUĞUSU by bosverdilan
bosverdilan
  • WpView
    Reads 4,386,834
  • WpVote
    Votes 244,395
  • WpPart
    Parts 43
Sene 1992, ülke sağ ve sol çatışmasının izlerini hâlâ taşıyorken henüz yoluna girmiş bir düzen yoktur. Bu çatışmanın içerisinde aynı evde doğup büyümüş olan Firuze ve Ecevit birbirlerinin tek ve en sevdiği oyun arkadaşıdır. Yetişkinlerin kavgalarının ötesinde, boya kalemleri ve oyunlarıyla büyüyen iki çocuğun doğarken beraber yazılan hikayeleri; bir doğum gününde sert bir silgiyle silinir, hiç var olmamış gibi koparlar birbirlerinden. Silgi yazıyı siler, kağıdı hırpalar ve Ecevit bir ailenin avucunun içinde yok edilir. Suçlar ve cezalar. Cezaları yalnızca suçlular mı çeker? Silgi yazıyı siler, leke bırakır ve Firuze en sevdiği oyun arkadaşını kaybeder. Suçlananlar ve cezalandırılanlar. Suçlular sadece yetişkinlerden mi çıkar? Firuze Akın ellerinde fırçalar, karşısında tablolarla yıllardır oyun arkadaşını beklemektedir. Seneler sonra aynı sayfa açılır, silgi de kalem de tek kişinin eline düşer. Ali Ecevit Tarhan, yazıp silmek için yok edildiği o yere geri döner. *** "Firuze sen benim çocukluğumsun," Gözleri derin bir şefkatle bana bakıyordu. Konuşan Ecevit'ti. Onu evvelden tanıyordum. Gözlerindeki şefkat avucunun içine düştü, un ufak edildi. "Firuze sen benim çocukluğumun katilisin," dedi acıyla, nefesini keskin bir bıçak kesti, o bıçağı ben tuttum sandım. Konuşan Ali Ecevit Tarhan'dı. Onu yeni tanıyordum.
İHTİLAL by binnurnigiz
binnurnigiz
  • WpView
    Reads 24,282,347
  • WpVote
    Votes 1,095,383
  • WpPart
    Parts 49
O gece yağan yağmur, yer ve göğün yerini değiştirmişti. O geceden sonra bir daha şafak sökmemeli, güneş doğmamalı, sabah olmamalıydı. O gece şafak söktü, güneş doğdu, sabah oldu. Olmamalıydı.
Mutlu Mesut                                 🧵Tamamlandı🧶 by 0Zengo0
0Zengo0
  • WpView
    Reads 2,675,043
  • WpVote
    Votes 107,013
  • WpPart
    Parts 61
Asker yareni olmak en son istediğim şeyken şimdilerde ettiğim tek duam oldu.
KASATURA | Yarası Keskin by Draculessa
Draculessa
  • WpView
    Reads 1,726,999
  • WpVote
    Votes 72,537
  • WpPart
    Parts 38
Zergül, doğuştan topal bir kızdır. Hizmetçilik yaptığı evin lideri Kılıç Şahbazoğlu ile çocuk doğurmaya dayalı anlaşmalı bir evlilik yapar. Birbirlerinden nefret eden iki kalp fakat bir o kadar tutkuyla sarmalanan iki bedenin hikayesi.
KORGAN by nemesisyza
nemesisyza
  • WpView
    Reads 271,655
  • WpVote
    Votes 15,179
  • WpPart
    Parts 9
Kuleli Askeri Lisesi'nden beri tanışan dört yakın arkadaş, o gün özel bir görev için operasyona beraber çıkmışlardı. Biri şehit oldu. Biri askerlikten ihraç edildi ve kayıplara karıştı. Diğer ikisi artık aynı timdeydi ama görev harici tek bir kelime bile konuşmuyorlardı. *** Üstün zekâsıyla tanınan Almila, Boğaziçi Üniversitesi Matematik bölümünden birincilikle mezun olduktan sonra Oxford Üniversitesi'nden burs teklifi alır. Ancak daha bu fırsatı düşünemeden, babasının eski arkadaşı olan Cengiz Albay'ın kapısını çalmasıyla hayatı bambaşka bir yöne savrulur. Almila, iki yol arasında kalır. Ya akademik kariyerine devam edecektir ya da şehit düşen yüzbaşı babasının mirasına sahip çıkacaktır. Ve o; söz konusu vatanı olunca kolay olanı değil doğru olanı seçer. Oxford teklifini elinin tersiyle iter ve askeriyede istihbarat analisti olarak çalışmaya başlar. Ancak bilmediği bir şey vardır. Teknik istihbarat sağlayacağı timin başındaki isim, iki yıl önce şehit olan abisinin en yakın arkadaşı Pars Karadağlı'dır. Ve onları bekleyen şey; aynı ateşte yanmış iki kalbin taşıdığı güçlü bir intikam arzusu ve belki de kaderin sessizce ördüğü geri dönüşü olmayan ortak bir gelecektir.