We've updated our Content Guidelines.
Review the latest guidelines to keep sharing stories safely.
OKUYCAMMMM
5 stories
Kızıl Şelalenin Çağrısı (+18) by adorayagmur
adorayagmur
  • WpView
    Reads 22,874
  • WpVote
    Votes 1,559
  • WpPart
    Parts 29
Yıllar sonra yeniden bir araya gelen bir arkadaş grubu, eski günleri anmak isterken kendini açıklayamadıkları bir karanlığın ortasında bulur. İçlerinden biri öldüğünde, geriye yalnızca yas değil, sırlar, suçluluk, korku ve kimsenin adını koyamadığı bir lanet kalır. Kızıl Şelalenin Çağrısı, dostluğun çürüyen yüzünü, bastırılmış travmaları, yetişkin hayatının zorluklarını ve adım adım yaklaşan dehşeti anlatan karanlık bir psikolojik korku romanı.
ALACAKAN by yazalven
yazalven
  • WpView
    Reads 3,255,422
  • WpVote
    Votes 132,220
  • WpPart
    Parts 19
"Kalbini savaş meydanında bırakmış bir asker, o intikamı elbet bir gün alır." Kurter Alacakan... Lakabı Alakurt olan; adı askerî raporlarda kahraman, düşmanların hafızasına ise cehennem olarak kazınan genç ve acımasız bir komutandı. Ama kalbini savaş meydanında bıraktığı o gecenin şafağında, karşısına hayatının en büyük imkansızı olan General'in kızı çıktığında, oyunun bütün kuralları bozulacaktı. Laren Karalev... Asil bir ailenin gölgesinde büyümüş, geçmişi sırlarla dolu genç bir cerrah adayıydı. Ancak neşter tutan ellerini, silah tutan bir adamın yarasına bastırdığında, hayatındaki tüm doğrular kana bulandı. Karanlıkta parlayan bir kolye. Savaş meydanında bırakılmış bir künye. Ve kanla yazılmış bir kader. Alaca ve Alacakan. Biri öldürmek için yaşar, diğeri yaşatmak için savaşır. Fakat ikisi birlikte intikam için bir yola çıktığında, hiçbir şey aynı kalmayacaktır. "Neredeyim?" "Alacakan'dasın." ALACAKAN.
SERÇEYİ ÖLDÜRMEK by bosverdilan
bosverdilan
  • WpView
    Reads 11,014,588
  • WpVote
    Votes 591,947
  • WpPart
    Parts 83
Efsun Zorlu; atandığı Urfa'da mecburi hizmetini yapan tıp fakültesinden yeni mezun, çiçeği burnunda bir hekimdir. Daha mesleğinin ilk günlerinde, henüz on sekizine yeni girmiş bir hastanın intihar vakasıyla karşı karşıya kalır. Hastasının vücuduna bırakılan izler onu adım adım kendi geçmişine götürürken, geleceğini aniden tanımadığı insanların dudakları arasında bulur. Asla geçmemiş geçmiş, verilmiş sözler, kurtarılan hayatlar, doğrultulan namlular, yalanlar, fermanlar ve aşk. Devrim gibi bir kadın, Urfa'nın göbeğinde destan gibi bir sevdanın koynunda bulur kendini. Koca düzene baş kaldırıp o düzenin minnet ettiğine yenilmekse ne aklının ne de kalbinin kabulüdür. *** "Ağlarsam ölürüm." derken sesim düz, çoktan kabullendiğim bu gerçeği ilk defa dile getirişime rağmen sakindi. Çoktan. Saatlere dökülürdü ama bana şehirler aştıracak kadar çok gelen o vakit. Vücudumun ağrısı ruhumun sancısının çok altındaydı. Onun gözleri bende olsa da ben boşluğa odaklanmıştım. Üzerimde olan bakışlarının ağırlaştığını hissettim. Fetih bana çok ağır bakıyordu. Sırtıma yüklenen çuvallar biraz daha bel bükmeme sebep oldu. "Neden," dediğinde ne dediğimi çok iyi anlamış da yersiz bir sorgulayışa bürünmüş gibiydi. "serçe misin sen?" Kaşlarım hafifçe havalandı, başımın ağrısı belirginleşti. Uzun süreden sonra ona bakan ben oldum. Söylediği şeyin altındaki anlamı yakalamaya çalışıyordum ama buna çok uzaktım. Bunu anladı ve dudakları kıvrılacak sandım. Halbuki gülümsemeye çok uzaktık. "Serçeler," yüzünü hafifçe yüzüme yaklaştırdı. "Ağlayınca ölürlermiş. Bu yüzden mi bunca zamandır gözlerinin kuruluğu?" Bu konuşmadan sonra onun serçesi olacağımı, hatta olduğumu bilemezdim. Tıpkı bu topraklarda serçeyi öldürmenin kadını ağlatmak olduğunu bilmediğim gibi.
MAHİ (Mahalle Hikâyesi) by tugbaaticicosar
tugbaaticicosar
  • WpView
    Reads 4,308,282
  • WpVote
    Votes 155,208
  • WpPart
    Parts 60
Yetişkin okurlar için uygundur! Bir Mahalle Hikâyesi... Çok daha fazlası... ✨ "Bak bana," diye fısıldadı. Dudaklarının arasından çıkan sıcak nefesi benimkilere dokundu. "Bir kere bana eskisi gibi baksan..." yalvarır gibi çıkan sesinin tonuyla tüm iradem dağıldı. "Bırak lütfen," derken gözlerimi kapattım. Elinin birini kaldırıp parmaklarını usulca yanağımda gezdirdi ve çeneme doğru indi. "Adımı söylemiyorsun artık," dedi dişlerini sıkarak. "Fark etmem mi sanıyordun?" Soru soruyordu ama benim buna verecek bir cevabım yoktu. "Senin dudaklarından dökülmesini istediğim öyle çok kelime var ki..." Eğilip anlını anlıma yasladı. Bu kadar yakınken tek nefesi paylaşıyor gibiydik. Onun aldığı soluk, benim dudaklarımda kayboluyordu. Benim sıklaşan nefeslerim ise sanki onu canlandırıyor gibiydi.
Kızıltepe Mahallesi by hazalaba
hazalaba
  • WpView
    Reads 4,348,571
  • WpVote
    Votes 169,713
  • WpPart
    Parts 52
*Abimin arkadaşı konulu mahalle kitabı "Ah be küçük kız. Beni peşinden koşturmayı çok seviyorsun," dediğinde soluklanmak için durduğu kısa saniyede kaslı göğsü sertçe yükseldi. "Koşma o zaman!" Aramızdaki mesafeyi tek adımıyla kapattığında belimin arkasına avcunu yaslayıp esir aldı ve bedenimi kendine sertçe çekti. Göğsüm göğsüne çarptığında soluğum kesilerek başımı kaldırdım ve gözlerinin içine baktım. Bakışları alev almışçasına yanıyordu. "Dikkatimi hiç çekmemeliydin," diyerek sırtımı arkamdaki duvara yaslayarak gözlerimin önünü düşen saçımı çekerek kulağımın arkasına sokup yaklaştı. Dudaklarımızın arasında tek nefeslik yer vardı. "Bensiz bir hayatı unut. Seni almasına asla izin vermem!" AŞK ONLARI ÇOK HABERSİZ VURACAK