hassasbulutlaarr0
"Parla,"
"Efendim canım,"
"Parla,"
"Söyle canım,"
"Parla,"
"Adımı mı ezberlemeye çalışıyorsun?" diye alayla konuştuğumda anlamayarak bakmaya başladı.
"Ne?"
Omuz silkerek, "O kadar çok adımı söyledin ki, adımı ezberlemeye çalışıyorsun sandım." dediğimde dudağının kenarı kıvrıldı.
Yüzünü yüzüme yaklaştırıp cıkladı. "Hayır adını ezberlemeye çalışmıyorum. Sadece..." diyerek susup bakışlarını yüzümde gezdirmeye başladı. "Sadece adını söylemek hoşuma gidiyor," dedi. Dudaklarım, duyduklarımla beraber kıvrıldığında Baran'ın da bakışları gülümsememi buldu. Dudakları daha da kıvrılırken, burnumun ucuna minik bir öpücük bıraktı. "Tıpkı hoşuma gittiğin gibi..." diye devam ettiğinde başımı yana eğip gözlerinin içine baktım.
"Çok mu hoşuna gidiyorum?" diye sorduğumda derin bir iç çekip bakışlarını yüzümde gezdirdi.
Hayranlıkla yüzüme bakarken, "Çok," diye mırıldandı.